17. Şampiyonluk Gururu Kaynak : 15.05.2008 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Futbolda 17. lig şampiyonluğu.. Büyük gurur… Üstelik bu kez daha da zor koşullar altında…

Alınan sonuç çok görkemli: Galatasaray kendisini izleyen üç iddialı takımın, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Sivasspor’un 6 puan ilerisinde bitirdi ligi. Şampiyonun 79 puanı var, izleyenlerin 73. Ayrıca Galatasaray, ligin en çok maç kazanan, en az yenilgisi ve beraberliği olan, en az gol yiyen, averajı en iyi takımı oldu; haftalara göre liderlikte de yine Galatasaray önde… Ve bütün bu başarıyı, çoğu genç Türk oyuncularıyla sağladı; yabancılarla değil. Örneğin, şampiyonluğa noktayı koyacak son Gençlerbirliği-Oftaş maçına 11 Türk oyuncuyla çıktı ve maçı 2-0 kazandı.

Başarı, takım ruhu, arkadaşlık, amaca kilitlenme ve dayanışmayla geldi. Buna kısaca, Galatasaraylılık ruhu da diyebiliriz.

Ligin bitimine 6 hafta kala antrenör Feldkamp bir anda ayrıldı… Buna karşın, takımda öylesine bir kilitlenme ve dayanışma oluşmuş ki, önündeki 6 maçı da kazanarak şampiyonluğa ulaştı.

Gelelim, şampiyonluğun öteki iddialı takımı Fenerbahçe’ye… Fenerbahçe büyük paralar harcayarak yabancı ağırlıklı bir takım kurdu, ama “gerçek bir takım” oluşturma hedefine ulaşamadı. Antrenör Zico, kendisinin de yabancısı olduğu “Fenerbahçe ruhu”nu oyunculara aşılayamadı. Zico iç maçları ciddiye almadı, yerli takımları küçümsedi, iyi incelemedi, yalnızca dış maçlara koşullandı. Fenerbahçe’nin yabancı oyuncuları da öyle… Onları da daha çok dış maçlar ilgilendirdi; içeride “nasıl olsa kazanırız” havasında oynadılar…

Yönetim, paranın ve Fenerbahçe adının büyüklüğünün oyunculara pompalanmasının yeteceğini sandı. Olmadı… Sonuç: Kupasız kapanan bir sezon daha… Büyük bir düş kırıklığı. Böylece, paranın her şey demek olmadığı kuralı bir kez daha kanıtlanmış oldu.

Ligin kırılma noktası son Galatasaray-Fenerbahçe maçıydı. O maçta ve sonrasında Galatasaray başarısını sürdürürken Fenerbahçe düşüşe geçti.

Galatasaray şimdi, UEFA Kupası, Süper Kupa, 14 Türkiye Kupası, 10 Cumhurbaşkanlığı Kupası’ndan sonra 17. lig kupasını da müzesine götürmenin coşkusunu yaşıyor. Bu coşkuyu, sevinci çekemeyenler, kaba kuvvetle engellemeye çalışanlar var. Özellikle de Kadıköy’de yapılanlar Fenerbahçe’nin büyüklüğüne yakışmıyor. Yandaşlar Kadıköy’ü niçin kurtarılmış bölge konumuna getirmeye çabalıyorlar? Fenerbahçe bir semt kulübü değil ki…

Bir açıklama

Geçen haftaki yazımda Galatasaraylılar Derneği’nin Anıtkabir ziyaretini anlatmıştım. Hafta içinde kimi yazarlar bu ziyareti Hakan Şükür’ün Zaman gazetesinde yer alan sözleriyle ilişkilendirdiler. Örneğin, değerli yazar Özgen Acar, 9 Mayıs günlü Cumhuriyet’te şöyle yazıyordu: “Jetonu geç düşen Galatasaray topluluğu da, Galatasaray Lisesi Mezunları Derneği Başkanı sanatçı Candan Erçetin’in öncülüğünde, Şükür’ün günahını çıkarmak üzere apar topar Anıtkabir’i ziyaret etmek zorunda kaldı.”

Yazılan doğru değil. Anıt Kabir’e “günah çıkarmak üzere” gidilmedi. Bu ziyaret, Derneğin kuruluşunun 100. yıl kutlamaları kapsamında aylar önce planlanmış, hattâ Galatasaray-Fenerbahçe maçının aynı günlere rastlaması nedeniyle bir hafta ertelenmişti. Bir tren dolusu insan “apar topar” bir araya getirilebilir mi ?