Kulübüyle, Derneğiyle Galatasaray Kaynak : 07.05.2008 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray, lig şampiyonluğuna çok yaklaştı. Durum, cumartesi günü oynanacak Gençlerbirliği Oftaş maçında kesinleşecek. Şimdi, seyircilerin yaptıkları kimi taşkınlıklar nedeniyle bu maçın seyircisiz oynanması söylentileri yaygın. Anımsanacağı gibi Galatasaray bu yıl 6 maçını seyircisiz oynamıştı. Ne var ki takım, bu maçları on ikinci oyuncusundan mahrum olarak oynamasına karşın zirveyi yakalamayı başardı.

Maçları seyircisiz oynatmak!.. Ne dahice buluş değil mi? Tıpkı 1 Mayıs 2008 günü Hükümet’in yaptığı gibi… 1 Mayıs’ta, emekçilerin Taksim’e çıkışını engellemek adına bütün İstanbul cendereye sokuldu. Okullar, vapur iskeleleri kapatıldı; motor, vapur seferleri iptal edildi; metro ve füniküler işletilmedi. Sonra da sokaktaki insanlar bir güzel dövüldü; üzerlerine gaz ve basınçlı su sıkıldı. Ne beceri, ne akıl değil mi? Tam, Osmanlı Maarif Nâzırı Haşim Paşa’nın 1900’lü yılların başında dediği gibi: “Mektepler olmasa maarifi bir güzel idare ederdim.” Adam bunu şaka yollu ve özeleştiri amaçlı söylemiş; yüz yıl sonra herkes hâlâ ciddi sanıyor.

Geçtiğimiz Cumartesi günü, Galatasaray Lisesi mezunlarını bünyesinde toplayan Galatasaraylılar Derneği’nin 100. kuruluş yıldönümü nedeniyle Ankara’da Anıtkabir’i ziyaret ettik. Bu amaçla, gece yarısı Haydarpaşa’dan Ankara’ya özel bir tren kaldırılmıştı. Trenle İstanbul’dan gidenler, yurdun dört bir yanından gelenlerle Ankara Galatasaraylılar Birliği’nin Gölbaşı tesislerinde kahvaltıda buluştular. Kimi Galatasaraylılar eşlerini, çocuklarını da getirmişlerdi. İnanın, o sabah büyükler de çocuklar kadar bir bayram sabahı heyecanıyla doluydular. Pilavlardan alışık olduğumuz çocuksu

şakalaşmalar bu kez yerini ağırbaşlı bir coşkuya bırakmıştı.

Kahvaltıdan sonra, yolculuk giysilerinin yerini, özenli, koyu renk giysiler aldı. Otobüslerle Anıtkabir’e doğru yola çıkıldı. Protokole uygun saygı duruşlarından sonra sıra, Anıtkabir Özel Defteri’nin imzalanmasına gelmişti. Dernek başkanı Candan Erçetin’in anı defterine yazdıklarının orada bulunanlar kadar, büyük Galatasaray topluluğunun da duygu ve düşüncelerini yansıttığına inanıyorum.

İşte o yazı:

“Aziz Atam,

Türkiye’nin dört bir yanından gelen Galatasaray Lisesi mezunları olarak, Galatasaraylılar Derneği’nin kuruluşunun 100. yılında, kurduğun cumhuriyete olan inancımızı ve bağlılığımızı ifade edebilmek için huzurunda olmanın tarifsiz mutluluğu ve heyecanı içindeyiz.

Atam, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek üzere Türk gençlerine emanet ettiğin Türk istiklali ve Türk Cumhuriyeti, değişen dünya ile birlikte gergin ve olumsuz etkiler olsa da,

Şehitlerimizin kanı pahasına kurtardığın bu vatanda gaflete düşenler bulunsa da,

Yıllar önce kanunlarla yücelttiğin Türk kadını bugün yüz yıl geriye götürülmek istense de,

Sen rahat uyu.

Çünkü biz her ahval ve şerait içinde, vazifemizin bilincinde olarak, bize çizdiğin laik ve çağdaş yoldan asla ayrılmayacağımız gibi, gaflet, dalalet ve hıyanet içinde bulunma cüretini gösterenler, karşılarında ilke ve devrimlerinin her daim bekçisi olarak bizi bulacaklardır.

Bu duygu ve düşüncelerle Atam,

Galatasaray camiası olarak huzurunda minnet ve saygıyla eğiliyoruz.”

Ders gibi… Doğal ki anlayana…