| Ağa Han Mimarlık Ödülleri 2001 |
Kaynak :
01.12.2001 -
Yapı Dergisi - 241
|
Yazdır
|
|
YAPI’nın bu sayısında Ağa Han Mimarlık Ödüllerini kazanan projeleri yayımlıyoruz. Kimi dergilerin yaptığı gibi, bunları Kasım sayısında veremez miydik? Verebilirdik.. Gerekli malzeme elimize çok daha önce geçmişti ama, basın törelerine uygun olarak konmuş bir ambargo söz konusuydu; Ağa Han Mimarlık Ödülleri Kurumunca yayın malzemesi dergilere gönderilmişti, fakat sonuçların 6 Kasım 2001 günü Halep’te düzenlenecek ödül töreninde açıklanmasından önce herhangi bir yayın yapılmaması rica ediliyordu. YAPI, yayın törelerine uyarak, ödüllerin yayımlanmasını 6 Kasım’dan sonra çıkacak ilk sayıya, yani Aralık sayısına bıraktı. Buna karşılık, töreye uymayan bir dergi oldu. Halep’teki ödül töreni görkemli oldu. Yüzyıllar öncesinden günümüze gelen Halep Kalesinin büyük salonunda düzenlenmişti tören. Yeni kurulmuş olan Ağa Han Müzik Girişimi projesi kapsamında, Silk Road Ensemble (İpek Yolu Topluluğu)’nun çelist Yo-Yo Ma yönetimindeki konserinin ardından 2001 Mimarlık ödülleri, kazananlara, Suriye Başbakanı Dr. Mustafa Mohammed Miro ve Kerim Ağa Han tarafından verildi. Zaman zaman aldığı eleştirilere karşın, Ağa Han Mimarlık Ödülleri, dünyada verilen ve sayıları da zaten çok olmayan mimarlık ödülleri arasındaki önemini ve seçkin konumunu sürdürüyor. Her dönem ödül olarak ayrılan 500 bin dolar, yürürlükteki mimarlık ödülleri arasında en büyük parasal boyutu oluşturuyor. 1977 yılında başlayan Ağa Han Mimarlık Ödülleri, 2001 sonuçlarıyla birlikte üçer yıllık aralıklarla 8 nci dönemini kapatırken, yirmi beşinci yılını da neredeyse tamamlamak üzere.. Geçen 8 dönemde toplam 86 projenin ödüllendirildiğini kaydetmekte yarar var. Ağa Han Mimarlık Ödüllerinin amacının yeni bir İslam Mimarisi, yani güdümlü yeni bir üslup yaratmak olmadığı açık. Bu, zaten olanaklı da değil. Amaç, Ağa Han’ın kendisince de defalarca vurgulandığı gibi, İslam ülkelerinde mimarlığın gelişmesine yardımcı olmak. “Ağa Han Mimarlık Ödüllerinin amacı, Müslüman toplumlarında mimarlık anlayış ve pratiğini geliştirmektir. Ödül toplumsal, kültürel ve çevresel iyilik ve refahı sağlayan yapılaşmış çevrelerin yaratılmasını ve bakımını destekler.” Bu tanıma bakıldığında, değerlendirmelerde tasarım mükemmelliğinin yanısıra etik, kültürel bilinç ile, sosyal ve ekonomik duyarlılığın ön planda tutulduğu kesin. Yukarıda tanımlanan amaç, her üç yılda bir yeniden kurulan jürinin oluşumuna da yansıyor. Oluşturulan hep, değişik coğrafyalardan seçilen, disiplinlerarası bir jüridir. Örneğin, 2001 yılı jürisindeki 9 kişiden yalnızca beşi mimardı. Ötekiler değişik mesleklerden gelen kişilerdi: bir arkeolog, bir sanatçı, bir felsefeci ve bir toplumbilimci. Ödül sistemine katılan projelerin, belirlenmiş kimi koşullara uygun olmaları gerekiyor. Ödül, İslam topluluklarına odaklanıyor. Projelerin önemli bir oranda Müslümanlara hizmet etmesi ve son on iki yıl içinde gerçekleştirilmiş ve en az bir yıldır kullanılmakta olmaları koşulu aranıyor. Projelerin değerlendirilme sistemi “önerme” ile başlıyor. Önceden belirlenmiş olan meslek adamları, çeşitli ülkelerde, yukarıdaki koşullara uyduğuna inandıkları projeleri ödüle aday olarak öneriyorlar. Önerilen projelere ilişkin belgeler ve tamamlayıcı görsel malzeme Ödülün Cenevre’deki merkezinde derlenip toplanıyor ve her dönem, ilk toplantıda jürinin incelemesine sunuluyor. Bu dönem, jüride bulunmam nedeniyle çalışmalar sırasında edindiğim kimi deneyim ve izlenimleri aktarmaya çalışacağım. Jüriye daha ilk toplantısında verilen bilgilendirme notunda aktarılanlar arasında yer alan şu metin önemliydi: “Daha önceki yönetim kurulları ve jüriler bellibaşlı üç noktanın yaşamsal önemde olduğu konusunda birleşmişlerdir: a. Toplum için mimarlık aracılığıyla, sosyal konut ve ortak kullanım binaları ile ilgili olarak yoksulların gereksinmeleri, b. Çağdaş toplumlarda çarpıcı rolü olan, tarihsel, kültürel açıdan anlamlı yapıların ve/veya kent dokusunun korunması ve yeniden canlandırılması doğrultusundaki çabalar ve, c. İklime, var olan kaynaklara ve kültürel törelere uygun yanıtlar bulma gereksinmesinden yola çıkarak, çağdaş mimarlık ve çevre tasarımındaki başarılar ve yenilikler. Öteki olası temalar, sorunlar ve ilgi alanları şunlar olabilir: * Kentleşmenin çok büyük bir oranda giderek hız kazanmasına karşın, İslam dünyası daha çok, kırsaldır ve buralarda kırsal mimarinin desteklenmesi daha çok dikkat ve ilgi gerektirmektedir. 2001 döneminde, Ocak ayında yaptığı ilk toplantıda Jürinin önüne gelen, ödüle aday proje sayısı 427 idi. Jüri dört gün süren projeksiyonlu, dosya incelemeli çalışmaların sonucunda 35 projenin kısa listede yer almasını, başka bir deyişle finale kalmasını kararlaştırdı. |
Jürinin ikinci kez toplanacağı Haziran ayına kadar geçecek sürede bu 35 proje, uzman kişiler (technical reviewers) tarafından yerinde incelenecek, bilgiler geliştirilecek, belgeler tamamlanacaktı.
Haziran toplantısında, kısa listede yer almış olan 35 proje, tam anlamıyla didik didik edildi. Yerinde yapılan incelemelerle hazırlanmış ayrıntılı raporların yanı sıra, sağlanmış bütün bilgiler, belgeler, görsel malzeme bu incelemeleri yapan uzmanlarca doğrudan Jüriye aktarıldı. Bu sistemin mükemmel çalıştığını ve Ödül çerçevesinde yürütülen belgeleme çalışmasının Ağa Han Mimarlık Ödülleri bünyesinde dünya mimarlığı için paha biçilmez değerde bir belgelik (arşiv) oluşturduğunu hemen eklemeliyiz. Kanımca, değerlendirmedeki güçlük, çok değişik konularda, çok değişik coğrafyada, çok değişik kültürlerle (bağlayıcı temel İslam da olsa), farklı ekonomik olanaklarla gerçekleştirilmiş projelerin aynı çerçeve içinde irdelenmesi idi. İkinci güçlük, jüri üyelerinin de farklı disiplinlerden, farklı coğrafyadan, farklı kültür çevrelerinden gelmeleriydi. Güçlüğe karşılık, bu farklılığın, değişik bakış açıları nedeniyle, değerlendirmeye olumlu bir boyut getirdiğini yadsıyamayacağım. Projelerin Jüriye aktarılması çeşitli konu başlıkları altında olmuştu: * Restorasyon ve yeniden kullanım Bu gruplardaki projeler, Jüri çalışmalarında, öncelikle kendi kategorilerinde karşılaştırmalı olarak incelendi. Ancak ne var ki sonuç değerlendirmesinde ödüle değer bulunan projeler, herhangi bir kategoriye göre değil, fakat ortaya koydukları üstün niteliklere göre seçildiler. Her dönemde verilen ödül sayısı, yukarıdaki konu başlıkları sayısının altında kalmış. Çeşitli dönemlerde jüriler en az 6 (1986 dönemi) en çok 15 (ilk dönem, 1980) projeyi ödüllendirilmeye değer bulmuşlar. Ödüller arasında herhangi bir değer farkı gözetilmiyor, yani ödüller eşdeğer. Genelde yayınlardaki sıralama, yukarıdaki kategoriler sıralamasının sunuşa bir yansıması şeklinde oluyor. Değerlendirme Ölçütleri * Sosyal Kaygılar: Toplum için mimarlık; projenin toplum ve insanlar için taşıdığı anlam ve önem. Yukarıda ana başlıklarıyla belirtilen ölçütlerin her tür mimari değerlendirmede ve eleştiride kullanılabilecek bir şablon niteliğinde olduğu ve bu ölçütlere doğru karşılık veren çözümlerin topluca, “Mimari Kalite”yi meydana getireceği açıktır. Ağa Han Mimarlık Ödülleri 2001 Jürisi de aşağı yukarı benzer bir şablon uyguladı. Bir projenin bu ölçütlerin tümüne mükemmel karşılık verebilmesi her zaman olanaklı mıdır? Çok zor.. Genelde jürilerin, ölçütlerin bir bölümüne verilen uygun yanıtlarla yetinmek zorunda kalması da söz konusu olabiliyor. Değerlendirmedeki bir başka kritik nokta da, jüri üyelerinin yukarıda sıralanan ölçütlerden her birine biçtikleri ağırlık derecelerinin farklı olabilmesi ve bu durumun sonuçları etkileyebilmesidir. Örneğin, bazen bir projenin toplumsal niteliğine tanınan ağırlık karşısında öteki ölçütlerin ağırlığının gözardı edilebilmesi gibi. Her jüri çalışmasında olması kaçınılmaz, hattâ doğal, uzun, hararetli tartışmalar Cenevre’de de oldu. Kararların büyük çoğunluğu oybirliği yerine, oyçokluğuyla verilebildi, fakat -herşeye karşın- sonuçlar Jürinin ortak kararını oluşturdu. Özel Ödül 2001 yılı Ağa Han Ödülleri kapsamında ayrıca, yaşamı boyunca yarattığı yapıtlar ve mimarlığa getirdiği üstün katkılardan dolayı Sri Lankalı mimar Geoffrey Bawa’ya özel “Başkanlık Ödülü” verildi. Başkanlık Ödülü, Ödül Yönetim Kurulu’nun önerisi ve Başkan’ın (Ağa Han’ın) onayı ile veriliyor. 82 yaşında ve ileri derecede hasta olan Bawa ne yazık ki Halep’teki törene gelememişti; ödülü, kendisine iletilmek üzere yardımcılarına verildi. Bu ödül daha önce de farklı dönemlerde, yaşam boyu gerçekleştirdikleri yapıtları dolayısıyla Mısırlı ünlü mimar, sanatçı ve şair Hassan Fathy (1980) ile Iraklı mimar ve eleştirmen Rifat Çadırcı’ya (1986) verilmişti. Ağa Han’a Ödül Ödül töreninden bir gün sonra düzenlenen seminerde, ödül kazanan her proje için hazırlanmış dörder dakikalık filmler tek tek sunuldu ve ödül kazananların ve Jüri üyelerinin tamamlayıcı açıklamalarından sonra tartışma açıldı. Yine seminerin başında düzenlenen bir törenle, UIA Başkanı Vassilis Sgoutas, Ağa Han’a dünya mimarlığına getirdiği değerli katkılardan dolayı bir ödül belgesi ile UIA Onur Madalyası verdi. Sgoutas, yaptığı konuşmada, Ağa Han Mimarlık Ödüllerinin dünya mimarlığı içindeki önemli yerini vurguladıktan sonra, uluslar ve kültürlerarası diyaloğun ve kültürel çoğulluğun rolüne değiniyor ve sözlerine şunları ekliyordu: “Toplumsal açıdan bakıldığında, yalnızca mimarlık dergileri için mimarlık’a gereksinmemiz yok.” |

