Cumhuriyet Okumak, Cumhuriyet’te Yazmak Kaynak : 28.11.2001 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Bir okurumdan gelen 20 Kasım günlü yazıda şöyle deniyordu : “Bugün Cumhuriyet Gazetesinde Sn. Deniz Som’un “Vaziyet” sütununda, “Galatasaray Spor Kulübü’nde” başlıklı makalesini okuduktan sonra iyi ve sağlıklı bir Galatasaray taraftarı olarak büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Kimi karşı takım taraftarlarının “Ya Allah Bismillah Allah-u Ekber” tezahüratlarına “10. Yıl Marşı” ve “Dağ Başını Duman Almış” marşlarıyla cevap veren aydın ve Atatürkçü olduğuna inandığım Galatasaray tribünlerinin bireyi olarak sizden ricam, söz konusu makalede adı geçen Sn. Hasan Zengin ile ilgili gelişmeleri takip edip Yönetim Kurulumuzun düştüğü hatayı düzeltmesi için gerekli girişimlerde bulunmanızdır.”

Hasan Zengin’e ne olmuş ? Galatasaray’ın Florya tesislerinde teknisyen olarak çalışan Hasan Zengin’in işine son verilmiş. Deniz Som, büyük olasılıkla Zengin’in anlattıklarına dayanarak konuyu şöyle aktarıyor :

“Gerekçesi yok… Yönetim Kurulu’na önerilmiş; işten atılmış, konu bu kadar basit ! Zengin’in aklına Galatasaray Spor Kulübü’nde işe başladığı ilk aylar geliyor…

Aylardan ramazan ! Florya tesislerindeki bir yetkilinin kurulacak iftar sofrası için oruç tutanların listesini hazırlarken oruç tutmadığı için kendisine yönelik sözlü sataşmasını anımsıyor…

Florya tesislerinde kulak kabarttığı sohbetlerdeki kafatasçılık ve şeriat konuşmalarını; Türk-İslam sentezi muhabbetlerini anımsıyor…

Her gün aksatmadan Cumhuriyet gazetesi alıp okuduğunu anımsıyor ve işten atılma gerekçesini anlıyor…”

Kulüpte, geçtiğimiz Temmuz’da göreve gelen yeni yönetim kurulunun tasarruf için personel sayısını azaltmaya çalıştığı biliniyordu. Bu iş, görev olarak Kulübün seçilmiş Genel Sekreteri Tuncer Hunca’ya verilmiş. Tuncer Hunca kimdir ?.. Zaman zaman Cumhuriyet’te yazıları çıkan, ödünsüz bir Atatürkçü olan Adnan Hunca’nın oğlu… Daha birkaç gün önce, “Eski Galatasaraylılık” başlıklı yazısında sevgili Abdülkadir Yücelman, “Adnan Hunca ağabeyi çok severim. Cumhuriyet’te yayımlanan yazılarından dolayı Çerkezköy’deki fabrikasını yakmışlardı” diye yazmıştı.

Cumhuriyet’e yazdıklarından hoşlanmayan kişilerin şikâyetiyle Adnan Hunca’nın yargı önüne çıktığını biliyorum, ama fabrikasının bu nedenle yakıldığını ilk kez duyuyorum. Ayrıca bu savın doğru olmadığını, yangının teknik bir kazadan kaynaklandığını da biliyorum.

Babasından çok farklı düşüncelere sahip olmayan Tuncer Hunca’yı bulup Hasan Zengin konusunu sordum. Yanıtı beklediğim gibi oldu : “Bu işin, inançla, Cumhuriyet okumakla ne ilgisi olabilir ? Bizim değerlendirmemizde böyle bir ölçüt olamaz.” Olayı, başka kaynaklardan da soruşturdum; aldığım bilgiler Tuncer Hunca’nın sözlerini doğruladı.

Gelin, insanları, Cumhuriyet okumakla, Cumhuriyet’e yazmakla korkutmayalım. Herşeyden önce, Cumhuriyet’e haksızlık etmiş oluruz. Zengin’in Florya’ya ilişkin olarak öteki anlattıklarına gelince.. Yönetim Kurulu bunların üzerinde ayrıca durmalı.