| Ali Sami Yen Projesi / Gerçekler (2) |
Kaynak :
10.01.2002 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Dün, A.S.Y. stadı projesinin bir dönemini anlatmıştık. Bugün de Ağustos’tan bu yana olan gelişmeleri anlatalım. Dünkü yazımda sözünü ettiğim Komisyon önce, Yönetim Kurulu’nca yapılması istenen değişikliklerin, mevcut projede nasıl yapılabileceğini irdeledi. Büyük değişiklikler söz konusuydu. Yapılacaksa, bunu Kanadalı mimarlar yapmalıydılar. Hazırlanmış bir mimari proje üzerinde başkalarının kalem oynatması yasal ve mesleki açıdan kabul edilemez bir davranış olurdu. Komisyonun görüşüne göre, Yönetimin istekleri ve projenin içerdiği bazı Kanadalılar projenin yaklaşık yüzde 70’lik bölümünü teslim etmişlerdi; bilgisayar disketlerini de – nedense – vermiyorlardı. Yönetim, aradaki bazı parasal anlaşmazlıklar nedeniyle Kanadalılardan yeni işler istemenin olanaksız olduğunu belirtiyordu. Ayrıca, ortadaki proje, pahalı bir projeydi. Kulüp artık, böylesine büyük bir kredinin sağlanmasındaki güçlüklerin bilincindeydi. Yönetim yeni bir proje hazırlanmasından yanaydı. Ve önünde yalnızca sekiz aylık bir dönem olduğu için de acele ediyordu. Komisyon, “yeni veriler ışığında belirlenecek bir ihtiyaç programı doğrultusunda bir avan projeyi hiçbir karşılık beklemeksizin hazırlayabileceğini” Ağustos ortasında Kulübe bir yazıyla bildirdi. Yönetim, çalışmalara derhal başlanmasını istedi. Proje grubuna Melkân Tabanlıoğlu’nun eşi Mimar Murat Tabanlıoğlu da katıldı. Emre Arolat ve Murat Tabanlıoğlu büyük bir özveriyle çalıştılar ; daha sonra Mimar Bünyamin Derman’ın da katkıları geldi. Amaç, Galatasaray’ın imajına uygun, çağdaş bir mimarlık dili olan, estetiği sadelikte arayan, akıllı, ekonomik bir kompleksin tasarlanmasıydı. Sonuç da öyle oldu. Futbolun yanısıra, ticari işlevler dahil, uygun görülecek başka işlevlere yanıt verebilecek esnek bir proje tasarlandı. Bir tribünün, gerektiğinde kapatılmasıyla konser ve gösterilere tahsis edileceği düşünüldü. Hattâ ileride, sahanın da üstünün örtülebileceği bir çözüm geliştirildi. Hazırladığımız fikir projesi 8 Ekim günü Florya’da data projeksiyon sistemiyle Yönetim Kurulu’na sunuldu. |
Sunulanların Uluç’un övdüğü düzeyin gerisinde olmadığını açıkyüreklilikle söyleyebilirim. Çalışma beğenildi; devam kararı alındı. Bizim, projeyi yürüttüğümüz günlerde Yönetim, gerekli finansmanı bulma peşindeydi.
Son olarak 30 Ekim günü yaptığımız Komisyon toplantısında Yönetim Kurulu üyesi Eren Talu, bir dış Eximbank kredisine ilişkin görüşmelerin bir hafta içinde sonuçlanacağını bildirdi ve anlaşmadan etkilenebileceği düşüncesiyle proje çalışmasının bir hafta kadar durdurulmasını istedi. Böylece durdurulan çalışma bir daha başlatılmadı. Yönetim Kurulunun yeni bir yapılabilirlik (fizibilite) etüdü hazırladığını, ısrarlı kredi arayışlarının sürdüğünü biliyoruz. Bir de, stadın önümüzdeki ay, olmazsa ondan sonraki ay yıkılacağını gazetelerde okuyoruz, TV’lerde dinliyoruz. Bu haberleri kim uyduruyor bilmiyorum. Finansmanı sağlamadan stadı yıkan, yıktığının altında kalır. Şu anda gerçek sorun, proje değil, yatırımın nasıl finanse edileceğidir. Önce paranın sağlanması gerekiyor. Hıncal Uluç rahat olsun.. Eski projeye bir şey olmadı; çöpe falan da atılmadı. Kendisine resimleri gösterilen localara da dokunulmadı; onlar ikinci projede de aynen yer alıyor.. Yönetim, 80 milyon dolar bulur, Kanadalı mimarlarla sorunları çözer ve hovardaca davranırsa o projeyi uygular; yok, 35-40 milyon dolar bulursa yenisini uygular. Ekonomik yönden hangi yatırım daha doğru olur, daha kısa zamanda kendisini öder ? Bunu araştırmak, o konuda uzmanlaşmış ekonomistlerin işi. Mimariye gelince, başkalarının yaptığı projeyle kendimizinkini karşılaştırmak bizim açımızdan yersiz bir çaba olur. |

