Avrupalı Olmak Kolay Değil Kaynak : 16.01.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Kulüplerimizin çoğunun idari, mali yapısı bozuk. Genelde, gelirleri giderlerini karşılamıyor. Gelir kaynakları çok sınırlı; giderler ise, ölçüsüz davranıldığında neredeyse sınırsız. Üye ödentileri, sporcu transfer gelirleri, müsabaka gelirleri, TV yayın gelirleri, reklam gelirleri, Spor Toto isim hakları, sponsorluklar, bağış ve yardımlar büyük kulüplerde bile giderlerin altında kalıyor. Böyle olunca da, gelsin borçlanma ve uydur kaydır…

Kulüplerin durumu parlak olmayınca iş, gözüpek ya da gözükara yöneticilere kalıyor ki, bu da yönetim zayıflıklarına yol açıyor.

Spor, özellikle de futbol, iletişim yaygınlaşmasıyla rekabetli bir gösteri sanayisine dönüştü. Spor Kulüpleri birer işletme olmak zorundalar artık. Ama ne var ki, Avrupa’nın kimi ülkelerinde bile ciddi işletmelerin gerektirdiği yapılanma ve işletme düzeyi sağlanamadı. Türkiye de kuşkusuz bu gruptaki ülkelerin içinde.

UEFA bu büyük işletmeler zincirinin Avrupa’daki tepe örgütü konumunda.. Ve doğal ki, ortadaki aksaklıkların farkında.. Kendisine bağlı ulusal federasyonları ve onlara bağlı kulüpleri düzen ve disiplin içine sokmaya çalışıyor. Bu amaçla hazırladığı düzenleme 2002-2003 sezonundan başlayarak ülkeler çapında pilot uygulama olarak, 2003-2004’ten başlayarak da Avrupa çapında yürürlüğe girecek. Aslında bu uygulamanın birer sezon önce başlatılması öngörülmüştü ama, genel durum gözönüne alınarak ulusal federasyonlara ve kulüplere uyum için biraz daha süre tanınması zorunluluğu nedeniyle ertelendi.

Artık, kulüplerin yapılanmalarını, işletmelerini UEFA kurallarına göre geliştirmeleri, hesaplarını UEFA normlarına göre tutmaları ve her bakımdan denetlenmeleri söz konusu. Kulüplerin denetimini ulusal futbol federasyonları yapacak, federasyonları da bu çerçevede UEFA denetleyecek. Getirilen sisteme göre, kurallara uyan kulüplere

lisans verilecek. UEFA’ya bağlı müsabakalara, örneğin Avrupa Şampiyonlar ligine, UEFA Kupalarına yalnızca lisanslı kulüpler katılabilecekler. Kurallara uymayan kulüpler ve federasyonlar ceza görecekler. Cezalar, uyarma-kınamadan, para cezasına, hak kısıtlamasına, hattâ ulusal takımların maçlarının askıya alınmasına kadar uzanabilecek.

Böylece Avrupa’daki her kulüp, örgütlenme ve yönetim biçimi dahil, sağlıklı bir mali yapıya sahip olduğunu kanıtlamak zorunda. Konulan bütün kurallara uymak, hesaplarını bağımsız uzman kuruluşlara denetletmek ve ileriye dönük bütçelerini, nakit akış planlarını saydamlıkla ortaya koymak zorunda.

Kulüplerimiz, getirilen bu zorunlulukların ne kadar farkındalar acaba ? Zaman hızla ilerliyor. Uyum hazırlıklarının her kulüp bünyesinde çoktan başlatılmış olması gerekirdi. Kaçında başlatıldı acaba ? Yoksa, “UEFA nasıl olsa bizim için yeniden uzatır” diye mi düşünülmekte ?

Bu konuda Futbol Federasyonu iyi bir çalışma yaptırmış. Kemal Onar başta olmak üzere M. Suat Sucuka ve Gürbüz Gökçen, spor kulüpleri, özellikle de futbolla ilişkili bütün iç-dış mevzuatı, kuralları, vergi sistemini içeren, yeni muhasebe düzenlemelerini gözler önüne seren derli toplu bir kitap hazırlamışlar. Kitapta, yukarıda sözünü ettiğim UEFA kuralları da yer alıyor. UEFA’nın başlatacağı uygulama için amaçlar, önlemler, kulüplere getirdiği yükümlülükler, yaptırımlar, denetim yöntemleri açık seçik anlatılmış. Kulüpler 500 küsur sayfalık bu kitaba hiç değilse bir göz atsalar iyi olur. İsterlerse, internette www.uefa.com adresindeki “regulations” bölümünde UEFA’nın bu uygulamaya ilişkin kurallarının özgün metnini de bulabilirler.

İnceleyenler görecekler ki, Avrupalı olmak kolay değil, lafla Avrupalı olunmuyor.