Ali Sami Yen Stadı / Bir Öneri Kaynak : 28.08.2003 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Geçen cumartesi günü Galatasaray’da yine bir olağanüstü genel kurul toplantısı vardı. “Bu sıcakta genel kurul mu olurmuş ?” demeyin. Galatasaraylılar son yıllarda buna alıştılar. Yazın herkesin tatilde olduğu, sıcakların bunalttığı bir dönemde olağanüstü genel kurul toplanıyor. Yönetimler “hep biz terleyecek değiliz ya, biraz da üyeler terlesin” diye düşünüyor olabilirler. Toplantı saygı duruşu ve İstiklal Marşı dahil, on dakikada bitiverdi. Sıcak salonda daha baştan bunalan herkes, özellikle de ceket ve kravatlılar buna çok sevindiler. Katılanların sayısı, 5000 kaydı açık üyeye karşılık yalnızca 128’di. Bu koşullarda ciddi, tutarlı genel kurul yapılması söz konusu olmuyor; yapılan yalnızca bir formalitenin yerine getirilmesiydi.

Gündemde olmamasına karşılık Başkan, Ali Sami Yen Stadı için yolu gözlenen krediden ve stadın yıkılmasına başlanacağından söz etti. Stat için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile imzalanan sözleşmenin üzerinden tam altı yıl geçmiş. O zamandan beri kredi hep yolda… Bir türlü gelemiyor. Tam, “Burası Ali Sami Yen… Buradan çıkış yok” diyecektik ki Kulüp, Olimpiyat Stadı için TMOK ile anlaştı. İyi de yaptı. Böylece, Yönetim Kurulu bir süre kendisini ASY Stadı baskısından kurtarabilir ve daha serinkanlı düşünebilir.

Yeni kredi daha ortada yok. Ben, aldığım duyumlar nedeniyle, söylenen kredinin geleceğine güvenemiyorum. Mevcut stada birkaç kazma vurulmasına da kimi yasal formalitelerin yerine getirilmesinin gereği şeklinde bakıyorum.

Yönetimler Ali Sami Yen Stadı konusunda ciddi hatalar yaptılar. Proje yaptırılması, hazırlık işlerinin yürütülmesi sırasında yapılan hataları bu işle ilgilenen herkes biliyor. Hataları sineye çekmek yerine bunları bilmek ve düzeltmek gerekir. Bunlardan şimdiye kadar üzerinde hiç durulmamış olan birine değinmek istiyorum : daha işin başında GSGM ile yapılan sözleşmede kabul edilen koşullardaki hataya.

Galatasaray, ASY Stadı’nın üst hakkını alabilmek ve bu işte “ilk” olabilmek uğruna çok ağır koşullar içeren bir sözleşmeyi kabul etti. Bunda GSGM’nin bir dayatması ya da kötü niyeti söz konusu değildi kuşkusuz. Ancak Türkiye’de ilk kez bir kamu stadının üst hakkı bir kulübe devrediliyordu. Genel Müdürlüğün, gelebilecek tepkilerden çekinmesi ve ağır koşullar koyarak kendisini korumaya çalışması doğaldı. Öyle de oldu. Kulübün GSGM’ye ödeyeceği kira normalin üstündeydi, ayrıca çok büyük tutarda (yaklaşık 4,7 milyon dolar) bir teminat mektubu verilmişti. Daha da anlamsız bir maddede ise Galatasaray’ın Büyükçekmece-Gürpınar’da yaptıracağı 15 bin kişilik bir stadı GSGM’ne karşılıksız devir ve teslim etmesi öngörülmüştü.

Bu maddeler gerçekten, çok ağırdı ve o tarihlerde bile kabul edilmesi için zorlayıcı bir neden yoktu. Kulübün gözükara yönetiminin bu ağır koşulları kabul etmesi büyük bir hataydı. Geçen zaman ve yaşanan sıkıntılar kulübü bunun faturasını ödemeye zorladıkça hatanın büyüklüğü daha iyi anlaşılıyor. Galatasaray’ın bugün özellikle teminat mektubu konusunda ciddi sıkıntıları var. 4,7 milyon dolarlık banka teminat mektubunun yıllık masrafı bile 350 milyar lira tutuyor.

Devirleri daha sonra gerçekleştirilen Fenerbahçe ve Beşiktaş – İnönü Statları sözleşmeleri ortadadır ve bunlar daha ılımlı ve olumlu koşullarla imzalanmıştır. GSGM, Ali Sami Yen Stadı sözleşmesini, öteki kulüplerle sonradan yapılmış anlaşmaların ışığında gözden geçirirse hata giderilir. Galatasaray da biraz olsun ferahlar.

Bir not : Geçen haftaki yazımda, Prof. Oğuz İmregün’den sıkça duyduğum, “Toplum olarak biz söylemeyiz, söyleniriz” sözlerini kendisine mal ederek aktarmıştım. İmregün, bu deyişin kendisinin değil, Falih Rıfkı Atay’ın olduğunu söyledi. Özür dileyerek düzeltirim.