Bir Tepki Üzerine Kaynak : 21.08.2003 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Geçen haftaki yazımda Galatasaray’ın sportif ve sosyal tesislerinin bugün geldiği duruma değinmiştim. Kalamış tesisleri yıkılmış; yerlerine ne yapılacağı belli değil. Galatasaray Adası ise üyelere kapatılmış olarak kaderini bekliyor. Kulüp üyelerini bir araya getirecek bir mekân yok artık.

Bu gelişmeleri anlatan yazım üzerine Galatasaray topluluğunun çok iyi tanıdığı bir arkadaşımızdan, Özer Berkay’dan çok dokunaklı bir tepki geldi. Özer Berkay insan sevgisi ve insancıl yaklaşımlarla dolu coşkusunu yıllarca, Galatasaray topluluğuna yaygın bir mektup sistemiyle aktarmaya çalışmıştı. Gücü ve olanakları elverdiğince büyük bir özveriyle yaptı bu işi. Son zamanlarda O da yorulmuş (belki de usanmış) görünüyor.

Özer’in tepkisi; tepkisiz, ağzı var dili yok bir toplum olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Onun kişisel tavrı belli olduğuna göre gösterdiği tepki, topluluk için bir genelleme yapmaya yetmez. Yine iyi bir Galatasaraylının, Prof. Oğuz İmregün’ün bu konudaki tanısı çok doğrudur : “Toplum olarak biz söylemeyiz, söyleniriz”. Bu tanı yalnızca ülkemiz toplumu için değil Galatasaraylılar için de böyledir. Neyse, sözü çok uzatmadan Özer Berkay’ın yazdıklarını okuyalım :

“Aylardır İstanbul’un göbeğinde sevgili Galatasarayımdan binlerce kilometre uzakta, yapayalnız uçsuz bucaksız bir çölün ortasındayım…

… Biraz vatan özlemi gibi, ne ve nasıl olduysa elimizden alınan Galatasaray ocağını, yurdumu tarifsiz kederlerle arıyorum. Hatırlarsın o minicik adamızda, o şipşirin Kalamışımızda sevgili Galatasarayımızın aile sıcaklığında sonsuz bir özgürlükle sohbetler eder, dertleşir, camianın iyi güzel gidişatını gururla paylaşır, noksanlıklara hemen en geçerli çözümleri üretip bunları genel kurullarımıza taşırdık…

Şimdi artık o günler, o beraberlikler, o kaynaşma yok, mazi oldu… Saraylar halk etseler bir daha, bir anını geri getiremezler… Galatasaray futbolda kazanırken meğerse bunları kaybetmiş, zenginleşirken yoksullaşmış, kupaları alırken, manevi değerlerini karşılık vermiş…

İşte hepimizin yalnızlığı, çaresizliğimiz, suskunluğumuz bundan…

O yüzden sade bir kişi konuşuyor, biz dinliyoruz, seyrediyoruz, bakıyoruz, anlamsız, boş ve ağzımız açık, dilimiz yok…”

Özer Berkay’ın yazdıkları, durumu güzel özetliyor.