| Alkışlar Galatasaray’a |
Kaynak :
25.05.2006 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Müthiş bir lig yaşadık. Şampiyonluk savaşımı son ana kadar sürdü. Son maçın bitimine kadar her an her şey değişebilirdi. Sonuçta süper lig maratonunda ipi göğüsleyen Galatasaray oldu. Açıkça belirtelim ki, Galatasaray’ın şampiyonluğunda Fenerbahçe’nin büyük payı, daha doğrusu, katkıları var. Galatasaray’da uzun süreden beri hep borçlar, parasal sıkıntılar konuşuluyordu. Transferler gerektiği gibi yapılamamıştı, sporcu ödemeleri bile aksıyordu. Buna karşılık Fenerbahçe-borçla olsa da- “bir eli yağda bir eli balda” gibi görünüyordu. Yıldız yabancı oyuncuları vardı. Yönetim bunlarla da yetinmeyerek yenilerini getirmek için Federasyonu zorluyordu. İstediklerini sağlayamayınca da hırçınlaşıyordu. Böylece, şımarık zengin çocuğu tavrı içinde, Federasyonla, Kulüpler Birliği’yle, öteki kulüplerle, öteki kulüp yöneticileriyle bozuştu. Başkan Yardımcısı Murat Özaydınlı, Galatasaray’ı fakir fukara edebiyatı yaparak çevreden sempati toplamaya çalışmakla suçlayacak kadar ileri gidebiliyordu. Sonuçta bu tutumuyla Fenerbahçe yönetimi, Fenerliler dışındaki herkesin karşısına geçmeyi başardı (!), ancak gelen tepkileri göğüslemeyi beceremedi. Ve dağıldı… Bakın, Fenerli olarak bildiğim Tufan Türenç, Başkan Aziz Yıldırım’ın istifasının ardından 20 Mayıs günlü Hürriyet’te ne yazıyor : “Evet, Aziz Yıldırım hem içte, hem dışta önüne geleni kırdı döktü. Fenerbahçeliler dışındaki herkesi kulübe düşman etti. Yukarıda sıraladığımız nedenlerin ve belki antrenörün de |
etkisiyle Fenerbahçe futbol takımı bir türlü takım olamadı; tutarlı bir takım görüntüsü veremedi. Bütün bu hataların Galatasaray’ı kamçılayıp coşturmadığı söylenemez.
Lig bitiminden birkaç ay önce bir dostumuzun işyeri açılışında Hakan Şükür’le karşılaştım. “Biz takım olarak öylesine kilitlendik ki para pul artık bizler için çok anlam taşımıyor. Yalnızca Şampiyonluğu düşünüyoruz” diyordu Hakan. Söylediği gibi de oldu. Bir başka etken, Mart seçimlerinde Adnan Polat’ın yönetime girmesi oldu. Polat takımı canlandırdı; tarzını kimileri onaylamasa da Kulübün sesi oldu. Futbolculardan Ayhan Akman’ın bir gazete röportajında söyledikleri ilginç : “Adnan ağabeyin yaptığı her açıklama bizi motive etti. O tüm takımı sahiplendi. Adnan ağabey ruhumuzu okşadı. Fenerbahçe’yi de tedirgin etti.” Ayhan’ın söyledikleri doğruları özetliyor. Geçen yazımda da vurguladığım gibi, günümüz toplumunun üstün değeri haline gelse de “para” her şey değil. Pek çok şeyi sağlamaya yetmiyor. İşte lig şampiyonluğunda görüldüğü gibi, başarıyı sağlamaya da yetmiyor; dayanışma, inanç, birlik, beraberlik çok daha önemli. Şampiyonluk ipini bütün güçlüklere karşın, takım ruhunu yakalayan Galatasaray göğüsledi. Alkışlar Galatasaray’a. Burada bir ayrıntıya değinmek istiyorum. Başkan Özhan Canaydın, bir röportajda “Bu 100. yıl şampiyonluğudur. İşte bu yüzden en önemli şampiyonluğa ulaştık” dedi. Bu işte yine hesap hatası var. Düzeltelim : 2006’dan 1905 çıkınca kalan 101 olur. Yüzüncü yıl Ekim 2005’te bitti. Kazanılan, ikinci yüzyılın ilk şampiyonluğudur. Ne yapalım… Şampiyonluk coşkusu içinde bu kadar hata olur. |

