| Atatürk’ü Anlamak |
Kaynak :
18.05.2006 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Yarın 19 Mayıs… Gençlik ve Spor Bayramı… Mustafa Kemal’in yurdu düşmandan kurtarmak üzere başlattığı “Milli Mücadele”nin ilk adımının 87. yıldönümü. Yine kimileri geçen 23 Nisan günü yaptıkları gibi “bu neyin bayramı” diye sorabilirler. Aymazlığın sınırı yok. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk ilkeleriyle ayakta… Bir zamanlar, ülkelerinde parlayıp baş tacı edilen bütün liderler silinip gittiler. İşte Mao, işte Lenin… Ve başkaları… Hepsi eskidiler, gözden düşüp ideolojileriyle birlikte yok oldular. İç ve dış bütün saldırılara karşın Atatürk hâlâ dipdiri… Doğumunun 125. yılında savaşımını hâlâ sürdürüyor. Yüzlerce yıl öncenin dogmasına sımsıkı sarılanlar, çağdaş Atatürk ilkelerinin güncelleştirilmesi gerektiğinden dem vuruyorlar. Yurdun geleceği bakımından gençlerin Atatürk’ü iyi anlamaları gerekiyor. Bugün buna her zamankinden çok gereksinim var. Bu amaçla, Ata’nın Gençliğe Hitabesi’ni (20 Ekim 1927 günlü söylevini) özüne dokunmadan birkaç sözcüğü bugünkü dile uyarlayarak aktarıyorum. Gençler gerekirse defalarca okuyup doğru yorumlamalılar. “Ey Türk Gençliği ! Birinci ödevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini, sonsuza kadar korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel senin en değerli hazinendir. Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni bu hazineden yoksun etmek isteyecek, kötü ruhlular olacaktır. Bir gün bağımsızlık ve cumhuriyeti savunmak zorunda kalırsan, göreve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanak ve koşullarını düşünmeyeceksin ! Bu olanak ve koşullar, çok elverişsiz bir nitelikte görünebilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetine kıymak isteyecek |
düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bir galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hile ile sevgili vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve ülkenin her köşesi gerçekten ele geçirilmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acı verici ve daha tehlikeli olmak üzere ülke içinde iktidarda bulunanlar aymazlık ve sapkınlık ve hattâ hainlik içinde bulunabilirler. Dahası, bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, istilacıların (yurda girmiş düşmanların) siyasal erekleriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve sıkıntılar içinde bitkin ve güçsüz düşmüş olabilir.
Ey Türk geleceğinin çocukları ! İşte, bu ortam ve koşullarda bile ödevin, Türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır ! Gerek duyduğun güç, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.” Dayanışma Parayı Yendi Galatasaray Süper Ligde şampiyon oldu. Oysa Fenerbahçe sezon başından beri bütün parasal olanaklarını ortaya koyarak şampiyonluk hedefine kilitlenmişti. Olmadı, çünkü Fenerbahçe takım olamadı. Buna karşılık Galatasaray takımı, Kulübün yaşadığı parasal bunalıma karşın, özveri, arkadaşlık, kardeşlik, paylaşma, dayanışma gibi insancıl değerlere bağlanmanın en güzel örneğini verdi. Sonuçta, dayanışma, paranın yapamadığını yaptı. Parayı her değerin üstünde gören anlayış bozguna uğradı. Şampiyonluğun analizini gelecek yazıda ayrıntılı olarak yaparız. Bugün, Galatasaray’ı başarısından ve zor koşullar altında kazandığı maratondan dolayı kutlayalım. Alkışlar Galatasaray’a… |

