“Allah Göstermesin!” Kaynak : 22.11.2007 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Epeyce zamandan beri yazmıyordum. Yaş ilerledikçe yapılacak işler yığılıyor ve bunları, giderek azalan zamana sığdırmak telaşı başlıyor. Ancak bir gazetede Galatasaray’a ilişkin olarak yukarıdaki başlığı görünce dayanamadım.

Habere göre, Galatasaray Spor Kulübü’nün 2. Başkanı Semih Haznedaroğlu, Canaydın’ın seçime girmemesinin kulüpte karışıklık yaratacağını söylemiş ve “Allah göstermesin, Canaydın seçime girmezse ortalık toz duman olur, karışır” buyurmuş. Haberin başlığı da: “Allah göstermesin!

Sevgili Haznedaroğlu 2. Başkan, ama –üzülerek söyleyelim- olan bitenin pek farkında değil galiba. Daha önce kendisinin yönetimde kenara itilmesine içerleyerek istifa etmişti. Nasıl olduysa bilmiyorum, aradan birkaç ay geçtikten sonra yeniden yönetim kurulu toplantılarına katılmaya başladı. Anlaşılan, istifasını geri almıştı. Oysa Kulüp tüzüğünün 87. maddesi açıktır: “Seçimle göreve gelen kurulların üyelerinden biri istifa eder ya da üst üste üç toplantıya özür bildirmeksizin katılmazsa, yerine sıradaki yedek üye çağrılır.” Bu maddeyi Başkan’ın, müstafi 2. Başkan’ın ve yönetim kurulu üyelerinin bilmedikleri düşünülemez. İç dengeler için durumu idare etmiş olmalılar.

Dönelim Haznedaroğlu’nun sözlerine… Canaydın aday olmazsa ortalık toz duman olurmuş, kulüp karışırmış. Yok canım!.. Birkaç soru sormanın yeridir: Koskoca Galatasaray bu kadar mı kişilere bağlı, bağımlı hale geldi? Tarihinde ne zaman bu anlamda bir bunalım yaşadı? Özhan Canaydın yönetimi çok mu başarılı? Canaydın’ın başkanlıktan ayrılması durumunda kulübü bekleyen tehlikeler nedir acaba? Semih Haznedaroğlu bu soruları bir an önce yanıtlamalı. Yine aynı konuşmasında kimi üyelerin adlarını vererek onların başkanlık yarışına ve birtakım kombinasyonlara girebilecekleri konusunda kuşkular ileri sürüyor.

Demokratik ortamlarda her seçim bir yarıştır ve ortaya yeni adayların çıkması hiç de yadırganacak bir durum değildir. Haznedaroğlu’nun zamansız ve yersiz çıkışı karşısında akla gelen şudur: Haznedaroğlu halinden herhalde çok memnun; gelecek dönemde de yerini koruma kaygısına kapılmış olmalı.

Bugünkü yönetimin durumuna gelince… Özhan Canaydın kısa bir süre önce önemli bir sağlık sorununu geride bıraktı. Kendisine bir kez daha şifalar, sürekli iyilikler diliyorum. Dönelim konumuza… Canaydın yönetiminin ikişer yıllık üçüncü döneminin sonuna geliniyor. Daha önce de birkaç kez yazdığım gibi, durumu birkaç maddede özetleyelim:

  • Canaydın, seçilmeden önceki vaatlerini yerine getiremedi. Bence en önemli başarısı, devraldığı mali felakete yeni büyük borçlar eklemesine karşın kulübü ayakta tutabilmesi oldu.
  • Süren döneminde çok hatalı bir şekilde uluslararası bir kuruluşa satılmış olan Galatasaray Sportif A.Ş. hisselerini geri almaya çalıştı. Hisseler önce Ünsal Aysal’a geçti, sonra da yine yabancılara… Bu işlemler sırasında büyük paralar harcandı, ancak sonuç pek değişmedi. Hisseler hâlâ yaban ellerde.
  • Seyrantepe Stadyumu konusu, gecikmelere karşın iyi bir yola girmiş gibi görünüyor, ama yol uzun ve zor.
  • Riva işi yerinde sayıyor.
  • Sportif başarılara gelince… Alınan sonuçlar, vaatlerin ve olması gerekenin çok gerisinde.

İşte, altıncı yılın sonuna doğru Galatasaray’ın özet manzarası bu…