| Öfkeyle Olmuyor |
Kaynak :
11.05.2006 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Sporda ortalık yine toz duman. Oysa, her ortamda dirlik düzenlik, önce yönetimlerden gelir. Cumhuriyet’in Fenerbahçe – Galatasaray derbisi öncesindeki panelinde de söylemiştim, daha önce de yazmıştım : Yöneticiler barışçı olursa pek çok şey düzelir. Aksi halde, polisiye önlemlerle sonuç alınamıyor. Medya, geçtiğimiz günlerde “iki Yıldırım”ın çekişmesine ve Yıldırım Demirören – Adnan Polat yemekli buluşmasına geniş yer verdi. Yıldırım Demirören’in Fenerbahçe’ye karşı sözleri Aziz Yıldırım’ı öfkelendirmişti. Daha sonra, Demirören ve Polat eşleriyle birlikte bir lokantada akşam yemeği yiyince kıyamet koptu. Neymiş ? Birkaç gün sonra Beşiktaş – Galatasaray lig maçı varmış. Bence, böylesine tutarsız yorumlara karşılık olabilecek en makul yanıtı Polat verdi : “Acıkmıştık, oturup yemek yedik.” Öteden beri söylediğimiz buydu zaten : Kulüp yöneticileri maçlara kol kola gitmeli, ortamı germek yerine sakinleştirmeliydiler. O buluşma da bence bunun güzel bir örneği sayılırdı. Öküzün altında buzağı arayanların, Galatasaray’ın ancak bir mucizeyle 93. dakikada kazanabildiği derbiden sonra utandıklarını düşünebiliriz. Başkan Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe son zamanlarda çok öfkeli. Her şeye, herkese kızıyorlar : Federasyona, öteki kulüplere, hakemlere, hattâ kendi oyuncularına… Türkiye Kupası final maçından sonra bir gazete haberi şöyleydi : “Fenerbahçe Kulübü Başkanı, iki kez indiği soyunma odasında, devre arasında kendi oyuncularını, maçın bitiminde de hakem Demirlek’i fırçaladı.” Başkan’ın devre arası fırçası pek işe yaramamış olacak ki Fenerbahçe’nin 23 yıllık kupa özlemi yine bir başka bahara |
kaldı. Fenerbahçe, Türkiye Kupası’nı son kez 1983’te almış. Geçenlerde Melih Aşık, Internet’ten alıntılarla 23 yıl öncesinin olaylarını esprili bir şekilde aktarıyordu. Ben de, kupayı alma mutluluğunu tatmamış Fenerbahçe başkanlarını sıralayabilirim : Fikret Arıcan (84-86), Tahsin Kaya (86-89), Metin Aşık (89-93), Güven Sazak (93-94), Hasan Özaydın (94), Ali Şen (94-98) ve Aziz Yıldırım (98 ->).
Beşiktaş’la oynadıkları kupa final maçından sonra Fenerbahçe takımı ikincilik ödülünü almak üzere sahaya çıkmadı. Yitirdikleri her maçtan sonra olduğu gibi Başkan Aziz Yıldırım yine herkese kızdı, herkesi Fenerbahçe’nin karşısında olmakla suçladı. Kulüpten yapılan açıklamada, “hakem hatalarının bu denli ön plana çıktığı müsabaka sonucunda kupanın kimlere armağan edildiğini ve götürüldüğünü kamuoyu şaşkınlıkla izlemektedir” denildi. Hakemlerden yakınmalar nedense hep, yitirilen maçlardan sonra oluyor. Sormazlar mı insana : “Diyelim ki bu kez haklısınız… 23 yıldır aynı nedenlerle mi kazanamadınız kupayı ?” Ortada garip bir durum var. “Biz herkesten güçlüyüz, biz herkesten büyüğüz” diyeceksiniz, sonra da sürekli yakınacaksınız. Kimileri, Kadıköy’e dikilen çiçeklerden bile rahatsızlık duyuyorlar, sarı-kırmızı çiçeklere katlanamıyorlar. Yapmayın, etmeyin… Lütfen, kocaman Fenerbahçe’yi bir semt kulübü haline getirmeyin. İzlenen yol, benimsenen davranışlar ve söylem Fenerbahçe’nin büyüklüğüyle bağdaşmıyor. Bir küçük not ekleyelim : Futbola siyaset karıştırmayan bir Deniz Baykal kalmıştı. Kervana o da katıldı. Haydi hayırlısı. |

