| Atlet Mehmet Ali Aybar |
Kaynak :
16.10.1997 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçtiğimiz 5 Ekim günü Mehmet Ali Aybar’ın doğum yıldönümüydü. Siyasal düşünce dünyamızın önde gelen adlarından biri olan Aybar, düzenlenen toplantılarda bu niteliğiyle anıldı. Aslında Aybar’ın bir başka yönü vardı ki onun üzerinde hiç durulmadı: Aybar’ın sporcu kimliği. Herkes Aybar’ı hukukçu öğretim üyesi, Türk solunun ünlü adlarından biri ve Türkiye işçi Partisi (TİP) in genel başkanı olarak tanıyor. Oysa Mehmet Ali Aybar aynı zamanda Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi atletlerden biriydi. Aybar’ın bu yönü, Türkiye’deki spor yapanlarla, düşünen kafaları birbirinden uzak gören anlayışa karşı güzel bir yanıttır. Mehmet Ali (Aybar) atletizme öğrenim gördüğü Galatasaray Lisesi’nde başlamış, o zamanlar spor etkinlikleri bakımından okulla içiçe olan Galatasaray Spor Kulubü’nde yetişip parlayarak iyi bir sürat koşucusu olmuştu. 1928 yılında, yirmi yaşındayken Milli Takıma alındı ve aynı yıl yapılan Amsterdam Olimpiyatlarında ilk kez ay-yıldızlı forma altında yarıştı; 100 m koştu, 4x 100 m bayrak takımımızda yer aldı. 1929′ da 200 m Türkiye rekorunu kırdı. Aybar daha sonra 1930,31,32,33 yıllarında Atina’da, 1934’de Zagrep’te, 1935 ‘te İstanbul’da, 1936’da yine Atina’da düzenlenen Balkan Oyunlarında Türkiye adına yarıştı. Katıldığı 100, 200, 400 m koşularında ve bayrak yarışlarında dereceler kazandı. 1931 yılında Atina’da düzenlenen yarışlarda yaşanan ilginç bir olayın kahramanlarından oldu. Bir önceki yıl düzenlenen yarışları çığırından çıkarmış olan ve tepkiler karşısında kendisine artık görev verilmeyeceği bildirilen bir Yunanlı starterin yine görevlendirilmesi nedeniyle Mehmet Ali ve Semih (Türkdoğan) yarıştan çekileceklerini bildirirler. |
O günlerde Balkan Paktı çerçevesinde Atina’da bulunan Başbakan İsmet Paşa da Yunanistan Başbakan Venizelos’la birlikte stadyuma gelmiştir. Durum kendisine yansıtılır. İsmet Paşa’nın buyruğu kesindir: “koşsunlar”. Mehmet Ali ve Semih, buyruğa karşın o günkü 100 m yarışlarına katılmazlar. Daha sonraki yarışlarda hakemler konusunda bir uzlaşma sağlanınca Aybar, katıldığı 200 m yarışında ikinci olur, 4×100 m bayrakta da 43.4′ le Balkanlar ve Türkiye rekorunu kırarak takım halinde şampiyon olurlar. Bu şampiyonluğu yaratanlar arasında Enver Aziz (Göknil), Hakkı (Süslüay) ve Semih (Türkdoğan) vardır. Türkiye’ye döndükten sonra Atina olayıyla ilgili olarak Mehmet Ali’ye bir yıl, Semih’e de müebbet boykot cezası verilirse de bir süre sonra cezalar affedilir. O olayları yakından yaşayan, hatta İsmet Paşa’nın müdahalesini isteyen o günkü kafile başkanı Burhan Felek, yıllar sonra genç atletlerin haklı olduklarını söyleyecektir. Bu olaylar, atletizme gönlünü ve yıllarını vermiş olan Neriman Tekil’in atletizme ilişkin kitaplarının dördüncü cildinde ayrıntılarıyla anlatılmaktadır. 1965’ten sonra Mehmet Ali Aybar ve İsmet İnönü, bu kez iki partinin başkanları ve milletvekili olarak TBMM’nin çatısı altında bir araya gelirler. Yine Galatasaray’ın yetiştirdiği, Türk atletizminin büyük adlarından Semih Türkdoğan, Mehmet Ali Aybar’dan daha önce ayrıldı bu dünyadan. Her ikisini de saygıyla anarken spor dünyasının onların adlarını daha iyi yaşatması gerektiğine inanıyorum. |

