Atletizm Ve “Varsa Yoksa Futbol” Kaynak : 24.06.2004 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Geçen haftaki yazımda Elvan Abeylegesse’den ve kırdığı dünya rekorundan söz etmiştim. Elvan’ın üstün performansı sayesinde atletizmde ilk kez bir dünya rekorumuz oldu. Böylece, Süreyya’nın başarısına Elvan’ınki de eklendi, ama genelde atletizmdeki perişanlığımız sürüyor. Erkeklerde durum zaten kötü… Buna ek olarak Bayan Ulusal Takımımız, Avrupa Milletler Kupası Birinci Liginde sonuncu oldu ve yine ikinci lige düştü.

Geçen yıl Atatürk Olimpiyat Stadı’nda yapılan yarışlarla birinci lige çıkmayı başaran takım, bu yıl aynı ortamda, aynı başarıyı gösteremedi. Yarışlarda Elvan’ın 3000 m.de, Candeğer Oğuz’un yüksek atlamada, Tezeta Dangersa’nın 5000 m.de aldıkları birincilikler takımı birinci ligde tutmaya yetmedi.

Kısacası, atletizmde dünya rekorumuz var, ama durum berbat. Geçen yazımda da vurguladığım gibi, bireysel parıltılar genelde durumu değiştirmeye yetmiyor. Atletizmde sistem kurulamadıkça sıkıntıların sürmesi çok doğal.

Sporların anası atletizm, ülkemizde uzunca bir süreden beri üvey evlat konumunda; pek çok amatör dalın gerisinde… Gençleri atletizme heveslendirecek unsurların hiçbiri yok… Erken yaşta başlayan okullara giriş sınavları yarışı ilk engel… Tesis yok… Başarı değerlendirilmiyor… İleride olabilecek parasal kazanç çok sınırlı… Bu nedenle de aileler çocuklarının, atletizm yerine, parasal getirisinin daha iyi olacağını düşündükleri, başta futbol olmak üzere öteki spor dallarına yönelmesini istiyorlar. Spor kulüpleri de artık atletizmi bir yana bıraktılar; bütün amatör spor dallarını bıraktıkları gibi… Basketbol,

voleybol ve kimi amatör sporlara müessese kulüpleri sahip çıktılar. O dallar onların çabalarıyla ayakta kalabildi.

Her şeye karşın umutlar tükenmiyor. Elvan’ın rekor başarısından sonra yazdığım yazı üzerine Şarık Tara bir mektup göndermiş. Şöyle diyor Tara : “Bundan sonra da atletizmde, her zaman olduğu gibi, lider olacağız. Amacımız önümüzdeki sene yeni rekorlarla bu sene Enka Spor Kulübü olarak elde ettiğimiz Kulüplerarası Avrupa Dördüncülüğünden daha iyi neticeler getirmek ve Atletizm Bayanlar Takımında olduğu gibi Atletizm Erkekler Takımının da A kümesine geçmesini temin etmektir” diyor.

Enka’nın atletizme sahip çıkması çok hoş… Yeni başarılar için umutlanabiliriz.

Spor kulüplerimizde, artık her şey futbol için. Aslında, Kuzey Amerika dışında bütün dünya tam bir futbol tutkunu, hattâ çılgını oldu. Büyük paralar, şöhret, büyük beklentiler futbolda… “Futbol yalnızca futbol değildir” deyişi bu anlamda da geçerli… Futbol yönetimi artık yalnızca bir spor yönetimi olmanın çok ötesinde tam bir iş yönetimi. Bunu başarabilen kulüpler ileri gidebiliyorlar. Bu da, bilgi, beceri ve zamanında doğru karar verebilmeyi gerektiriyor.

Futbolseverlerin merakı ve özellikle de gelişen eşzamanlı TV yayınları sayesinde futbola, futbolculara, teknik kadrolara, deyiş yerindeyse, futbol endüstrisine oluk gibi para akıtıyor. Parasal olarak iyi yönetilen kulüpler bundan pay alıp güçlenmeyi beceriyorlar; kötü yönetimler transferde bile bocalıyorlar.