BAŞLARKEN Kaynak : 20.03.1997 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray Spor Kulübünde altı yıl süreyle çeşitli kademelerde yöneticilik yaptım. Bu süre içinde bir görevim vardı ki, hiç değişmedi : “Yönetim Kurulu Sözcülüğü” ya da başka bir deyişle “basın sözcülüğü”. Bu görevimin gereği olarak söylediklerimin zaman zaman medyada yer almasıyla meslektaşım mimarlardan “Sen artık spor konusunda da mı konuşmaya başladın ?” yollu tepkiler gelmeye başladı. Onlar, yıllardan beri benim “mimarlık” konusunda yazıp çizmeme, konuşmama alışmışlardı; şimdi spordan söz etmemi yadırgıyorlardı.

Yönetimdeki beşinci yılımdı.. Bir profesör arkadaşım bir gün yine benzer bir serzenişte bulundu : “Sen artık spor…” “Bak” dedim, “Üniversitede dört yılda meslek diploması veriyorsunuz. Ben de bunca yılda herhalde birşeyler öğrenmişimdir.”

Sonraki günlerde konusu “mimarlık,

çevre, konut” olan bir televizyon programına katıldım. Bu kez de programı izlemiş olan spor dünyasından bir dostum, “Sen artık “mimarlık” konusunda da mı konuşmaya başladın” demez mi?

1960’lardan bu yana, Cumhuriyet de içinde olmak üzere pek çok gazete ve dergiye mimarlık ve çevre ile ilgili yazılar yazdım. Şimdi “spor” la ilk kez karşınızdayım. Öncelikle belirteyim ki, kendimi spor yazarı saymak gibi bir düşüncem de, iddiam da yok. Spor yazarlarının, spor muhabirlerinin yaptıkları işin hiç de kolay olmadığını altı yıllık birlikteliğin deneyimiyle çok iyi biliyorum ve çalışmalarına saygım var.

Bu sütunda bir kulüp yöneticisinin deneyimleri ve bilgileri ışığında, kimi görüşleri sizlere aktarmaya, sizlerle paylaşmaya çalışacağım için mutluyum.

Cumhuriyet okurlarına merhaba.