Her Şeyin Mimarı Var… Kaynak : 01.03.1997 - Yapı Dergisi - 184 | Yazdır

Kedi pisliği örtme koalisyonu nun DYP’li mimarı gayet iyi bilmektedir ki dokunulmazlığı kalktığı gün, üzerindeki bütün baskılara rağmen yargı yakasına yapışacak ve hesap soracaktır.
Metin Toker, Milliyet 17 Kasım 1996

“Erbakan, bir fiyaskonun mimarı olmamalıdır!”
Sabah, 19 Kasım 1996 Mehmet Barlas

“Geleceğin mimarı öğretmenler”
Mustafa Gazalcı, Eğit-Der. Gen. Bşk., CHP PM Üyesi
Cumhuriyet, 24 Kasım 1996
(Öğretmenler günü nedeniyle, öğretmenlerin sorunlarını dile getirirken)

Ekonomiyi iki yılda bu hale getiren başmimara (yani Çiller’e)..
Necmettin Erbakan (Koalisyon ortaklığı öncesi TBMM konuşmasından)

“Avrupa’nın yeni güvenlik mimarisi ve Türkiye”
Şükrü Elekdağ, Milliyet, 9 Aralık 1996

“Her yer tıklım tıklım dolu Güvertenin kıç tarafında, bu gezinin mimarı, coğrafya öğretmenimiz Ferruhzat Bey,… ”
Ferhan Şensoy, Oteller Kitabı, Kasım 1996, s.177

“Dolaştıkça hayran kalıyoruz, kale içindeki şehir mimarisine. Müthiş işlevsel, yalın ve estetik bir mimari. Bundan sonra şu da denilebilir: “Ben mimara mimar demem Dubrovnik’i görmeyince!”
Aynı kitap s.120

“Devalüasyon gecesi Başbakanlık Konutu’nda Bayan Şaibe’nin kocası, şaibeliğin başmimarı Özer’in bulunduğunu, o sıralar kamuoyu devletin resmi görevinde olanlardan duydu. ”
Cüneyt Arcayürek, Cumhuriyet, 25 Ocak 1997

“Avrupa’nın Yeni Mimarisi?.. ”
“Peki, Avrupa’nın yeni mimarisinde Türkiye’nin yeri ne olacaktır?
Demirel’e göre “Türkiye, Avrupa mimarisinin oluşumunda hayati bir rol oynayacaktır.”
“Yeni ülkelerin katılımıyla genişleyecek Avrupa Birliği’nin müstakbel yapısını ve işleyiş kurallarını belirlemek amacıyla devam etmekte olan AB Hükümetlerarası Konferansı’nın 1997 Haziran ayında sonuçlanması beklenmektedir”
“Avrupa bize nasıl bakıyor?
Bu bakışın gün geçtikçe olumsuzlaştığını söylemeye gerek var mı?.. Avrupa mimarisinin 1997’de yeniden çizilmesi, Türkiye için zamanlama bakımından çok kötü.. ”
İlhan Selçuk, Cumhuriyet, 31 Ocak 1997

“Türk-Yunan İş Konseyi, Atina’da dün başladı ve iki ülkenin işadamları karşılıklı olarak barış mesajları verdiler.
İlginç benzetme: Atina’daki zirvenin mimarı Yunan Genç İşadamları Başkanı Lavidas,Türk Yunan iş dünyası ilişkilerini kadın-erkek ilişkilerine” benzetti. Lavidas, Eğer bir kadınla beraber olmak istiyorsanız sabırla ikna etmelisiniz, yoksa elinizden kaçar” dedi ve herkesi güldürdü.. ”
Hürriyet’in haberi, 10 Aralık 1996

Başmimar
“Bu galibiyetin asıl mimarı bana göre Rasim. İkinci yarıda mükemmel değişiklikler yaparak maçın kaderini belirledi…”
Sanlı Sarıalioğlu, Hürriyet, 17 Şubat 1997

İrticanın mimarları Erbakan’ın konuğu”
“CHP, Aczmendi lideri Müslüm Gündüz’ün Fadime Şahin adlı genç kadınla basılmasının ardından kamuoyunda büyük tartışma yaratan tarikat-siyasetçi-ticaret ilişkilerini Meclis araştırması önergesiyle TBMM gündemine getirmeye hazırlanıyor. Önergede, Türkiye’deki dini nitelikli vakıf, hayır kurumu, dernek, tarikat, tekke, zaviye ve dergâhların parasal kaynaklarının araştırılması istendi. Önergede, Başbakan Necmettin Erbakan’ın tarikat liderlerine iftar yemeği vermesi de eleştirilerek türbanlı beyinleri zehirleyenler, irticanın mimarları koca başları, sarıklarıyla, cüppeleriyle Başbakanın onur konuklarıdırlar” denildi. ”
Ayşe Sayın, Cumhuriyet, 22 Ocak 1997″

“Ekranda sekiz Oskar ödüllü, epik-politik bir Richard Attenborough başyapıtı var: Edilgen direnişin mimarı Gandhi.”
Cumhuriyet, 2 Aralık 1996, s.17

“Bir portre bölümümüzde Apple’ın mimarı Steve Jobs anlatıyor.”
Türk Henkel dergisi, Şubat 1997

“Bosna (Serebrenika) katliamının gizli mimarı, gizli katili Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac .. ”
TV 7, Yansımalar programı, 19 Şubat 1997 Saat 00.25

Unesco, 1997 yılını, Türkiye’nin çağdaş kültür ve eğitim alanındaki yapılanmasının mimarı Hasan Ali Yücel’i anma yılı olarak belirledi.
Cumhuriyet, 28 Şubat 1997

Çağların Mimarı Sinan
Çekül Gençlik Birimi’nin İstanbul’u tanıtmak ve İstanbul gençliğinin yaşadığı toprağın birikimini kendi birikimine katmak amacıyla düzenlediği İstanbul Seminerleri” dizisinde bugün Çağların Mimarı Sinan” konusu ele alınacak
Bizim Gazete, Aralık 1996

Çimentonun kiri, Mimar Sinan’ın üzerinde
Burada her şey donuk ve mat. Neredeyse tek renk çimento rengi, yani pis bir gri. Akçansa fabrikasının yakınındaki evlerin çatılarında, kiremitlerin kırmızısından pek eser yok. Çünkü üzerleri yoğun bir çimento tabakasıyla kaplı.
Mimar Sinan’da otların, ağaçların, elektrik direklerinin üzeri hep aynı. Toprak bile harçla sıvanmış gibi kaskatı… ”
” … Akçimento fabrikasının etrafındaki evlerin halini ise görmek lazım. Burada kirlilik adeta insanların ve binaların üzerine yapışmış.
Akçimentonun tam karşısındaki evlerden birinde oturan bir vatandaş fotoğraf çektiğimizi görünce yanımıza geliyor. Bir yandan bizi, “çekin çekin” diye yüreklendirirken, bir yandan da defalarca Mimar Sinan Belediyesi’ne başvurduklarını anlatıyor. Hiçbir sonuç alamamışlar ama yine de Belediye’yi suçlamıyor:
“Belediye bir şeyler yapmaya çalışıyor? Ama bu fabrikayı buradan kaldırmaya kimsenin gücü yetmez,” diyor. Ona sorarsanız. Akçimentocular gerekirse tüm Mimar Sinan’ı satın alırlar ve bildiklerini okumaya devam ederler.”
İlkay Özcan, Milliyet, 18 Aralık 1996

Yukarıda, çeşitli yazılardan aktardığımız alıntılarla yaptığımız kolaj, mecazi anlamda mimarların neler yaptıklarını gösterdiği gibi, Türkiye’nin manzarasını da gözler önüne seriyor.
Görüldüğü gibi, Türkiye’de her şeyin mimarı var; bunlar iyi şeyler de yapıyorlar, kötü şeyler de..
Ya gerçek mimarlar ne durumda?..
Türk toplumu gerçek mimarlık konusunda ilgisiz. Mimar Sinan’ı şöyle böyle tanıyor; adını biliyor, gururla anıyor ama, ne yaptığım pek bilmiyor. Ulu mimarın adını taşıyan semt perişan ..
Kısaca, toplum, Türkiye’nin kendisini dünyaya tanıtabildiği tek sanat dalı olan “mimarlık”ın pek farkında değil. Kanuni Süleyman’dan bu yana mimarlık, Cumhuriyet’in kuruluşuyla bir kez daha yoğun bir şekilde gündeme gelmişse de, ilerleyen yıllarda, pek çok alanda olduğu gibi, akılsız politikacı-yönetici, sağlıksız şehirleşme, spekülasyon, rant kıskacında umarsız bir şekilde darboğaza girmiş.
Bugün Türkiye’de her şeyin mimarı var: yalnızca yapıların ve çevrenin mimarı yok.