Bir Futbol Kitabı (2) Kaynak : 15.01.1998 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Bir süre önce, 1922’de Trabzon’da eski harflerle yayınlanmış olan bir “Futbol Kitabı”ndan söz etmiştim.
Kitap, Trabzon İdman Ocağı’nın 1 numaralı yayını olarak Trabzon’da basılmış. Genç bir sporcu, Kuğuzade Süleyman Rıza daha 18 yaşındayken yazmış kitabı.

4 Aralık günlü yazımda, kitabın sonunda yer alan ve futbolun Türkiye’deki gelişimine ve başlangıç tarihçesine ışık tutan bir bölümüne ileride değinmeyi vaat etmiştim. İşte o ilginç bölümden alıntılar :

“Futbol bundan 21, 22 sene evvel Kadıköyü’nde birkaç İngiliz genci arasında eğlence tarzında oynanıyordu. 1315 (1899) senesinde Beyoğlu Mektebi Sultanisi muallimi büyük Faik Beyin talebesinden birkaç genç futbol oynamaya başlamışlardı. Fakat muntazam bir kulüp teşkiline muvaffak olamadan hükümetçe oyundan men edilmişlerdi.

1320’de İngiliz Sefareti maiyyet yatı “İmojen” takımı ile “Kadıköy” ve “Moda” kulüpleri namlariyle üç muntazam kulüp teşekkül etti. Fakat maateessüf bu takımları teşkil eden otuzüç oyuncudan ancak biri “Bahriye zabiti Fuat bey” Türk idi. O da bir namı müstear (takma ad) ile oyunlara iştirak edebiliyordu, çünkü o sene Türk heveskarları ile Rumlar bir müsabaka yaparlarken “Türkler ve Rumlar kale yapmışlar birbirlerine top atıyorlar” diye jurnal edilmişler ve bunun üzerine birkaçı tevkif olunmuştu.

1321 senesinde, her sene İstanbul şampiyonluğu için müsabakalar yapmak maksadiyle “İstanbul Futbol Kulüpleri Ligi” namıyla bir heyet teşekkül etti. 1322 senesi teşrin-i evvelinde (ekim) talebeden Ali Sami’nin teşebbüsü ve Emin, Asım, Celal ve diğer beylerin muavenetleriyle (yardımlarıyla) teşekkül eden ve “Galatasaray” denilen Mektebi Sultani Takımı ilk Türk kulübü olarak “LİG” e dahil oldu..”

“.. 1323’te şimdiki “Altın Ordu” kulübü “Progre” namı ile teessüs etti. 1324’te bugünkü İstanbul şampiyonu “Fenerbahçe” Kulübü (LİG)e dahil oldu. 1326-27’de Macaristan’dan İstanbul’a futbol

müsabakaları yapmak üzere bir spor heyeti geldi, üç oyun yaparak memleketine döndü. Galatasaray, Macar’ları da mağlup etmeye muvaffak oldu..”

Yazar, “takımlarında fert olarak bizimkiler derecesinde oyuncu bulunmayan Macarların “takım oyununa ve sürate verdikleri önemi vurguladıktan sonra şöyle diyor : “Macar’ların seyahatinden en ziyade Fenerbahçe kulübü istifade etti, çünkü bu gençler 1327-28 şampiyonluğunu mahza (sadece) oyunda aralarındaki irtibat sayesinde kazandılar..”

1330 ilkbaharında Romanya’dan gelen karma bir takım, İstanbul karmasını 1-0 yenmiş, Galatasaray’a ise 4-2 yenilmiş. Yazar devam ediyor : “335 senesi Mütareke’nin akdinden sonra birçok kulüpler teessüs etti ve birkaç sene evvel aralarında İkinci kümeyi teşkil etmiş olan kulüplerle birleşerek bir “Birlik heyet-i Federasyonu” yaptılar ve “yeni küme”yi meydana getirdiler. İngiliz ve Fransızlarla kulüplerimiz arasında muvaffakiyetli müsabakalar başladı..”

“.. 1337 senesinde memleketimizin en eski ve en tecrübedide kulübü olan Galatasaray ikinci defa olarak Avrupa’ya seyahat etmek üzere bir (Galatasaray – İttihat Spor Kulübü – Fenerbahçe) ahengi yapmağa çalıştı.”

Galatasaray 1921’de Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaptığı 16 maçtan ikisini kazanmış, üçünde berabere kalmış, ötekilerini kaybetmiş. Bu maçlarda “bazı oyuncularımız çok alkışlanmış ve “yaşa Türk” diye teşyi edilmişler.

Yazara göre, “Galatasaray, müteaddit zaferlerinden, her şeyden ziyade Türkiye’de ilk futbol takımını teşkil etmek ve Türk futbolculuğunun banisi olmak itibariyle bütün kulüplerimiz arasında haiz-i şeref ve rüçhandır.”

Yazar daha sonra “yeni kurulan Türkiye İdman Cemiyetleri ittifakını, Birlik Lig Heyeti’ni ve çeşitli illerdeki futbol etkinliklerini anlatıyor.

Bu kitaba, yazma alışkanlığı olmayan bir topluma, 18 yaşındaki bir sporcunun 1922’de verdiği bir ders olarak bakıyorum.