Galatasaray’da Zor Günler Kaynak : 08.01.1998 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’da yönetim sıkıntıda.. Bu sıkıntı teknik kadroya da, takımlara da yansıyor. Doğal olarak üyelere ve taraftara da..

Sıkıntıların kaynağı parasal.. Yönetim Kurulu, kurulacak şirket yoluyla sağlanacak paralara güvenerek cömertçe büyük harcamalar yaptı. Buna karşılık, şirketin kurulması ve bunu destekleyecek olan Ali Sami Yen Stadyumu ve rant tesisleri projesi çok geç kaldı. Avrupa Şampiyonlar liginden umulan gelirler de gerçekleşmedi.

Gelirler böylece sağlanamazken, giderler bütçenin çok üzerinde gerçekleşti. Divan’ın Kasım toplantısında verilen bilgilere göre, 1997’nin ilk dokuz ayında sağlanan 3 trilyon liralık gelire karşılık, giderler toplamı 6 trilyon lira oldu. Oysa, bütçede öngörülen giderler toplamı bütün yıl için 3,8 trilyon liraydı. Yıllık bütçe dokuz ayda yüzde 60 aşılmıştı ve yıl sonuna kadar üç aylık bir dönem daha vardı.

Oluşan açık, bankalardan sağlanan kredilerle kapatılmaya çalışıldığından, bugün Kulüp ciddi anapara ve yüksek faiz ödemeleriyle karşı karşıyadır ve kredilerin sağlanabilmesi için gelecek yıllara ilişkin alacaklar da temlik edilmiştir. Yani geleceğin alacakları, bugünün borçlarını ödeyecektir. Kısa süreli önlem olarak Adrian Ilie gözden çıkarılmıştır. Ufuktaki umut ise gecikmiş şirkette ve kolay ilerlemeyen Ali Sami Yen projesindedir.

Yönetim Kurulu, Tüzüğe aykırı bütçe dışı harcamaların ve borçların sorumluluğundan kurtulmak amacıyla Aralık’ta toplamak istediği olağanüstü genel kurulu son anda Şubat’a erteledi. Tüzüğün 120. Maddesine göre, “Bütçede ödenek ve Yönetim Kurulu kararı olmadan yapılan ödeme ve harcamalardan ödeme amiri olarak Başkan ya da görevlendirdiği 2. Başkan ya da Başkan Yardımcısı sorumlu olurlar ve ödemeleri yaptıranlar bunları tazmin ederler.” Başka bir duyarlı nokta da faizlerin statüye göre Kulüpçe ödenmeyeceğidir.

Bilindiği

gibi, Mart’ta olağan genel kurul ve seçimler var. Aralık’ta yapılması düşünülen genel kurula ilişkin rapor, yasal süresi geçtiği halde üyelere sunulmadığı için mali bakımdan gelinen son nokta bilinmiyor. Şimdi, Şubat ve Mart’ta iki ayrı genel kurulun yapılıp yapılmayacağı merak konusu.

Bu arada yönetim kurulunun kimi üyeleri TV’lerde boy gösterip borcun eski yönetimden kaldığını, hiçbir sorumluluk duymadan ve o yönetimde görevli oldukları gerçeğini bile gözardı ederek söyleyebiliyorlar. Söylediklerine göre, şu andaki borç 10 milyon dolarmış, o da bir önceki yönetimden kalmış.

Hayır ! Bu doğru değil. Daha önce de yazdım. 31 Aralık 1995 günü itibarıyla kulübün güncel borçları 478 milyar, güncel parasal mevcutları ve alacakları ise 376 milyar lira idi. Böylece 1995 sonunda, yani yönetimin değişmesinden 2,5 ay önce kulübün güncel borç-alacak farkı 102 milyar lira, (1 dolar = 61 bin lira hesabıyla) 1,7 milyon dolar idi.

İleriye dönük olarak da 255 milyar liralık taahhüt, yani ileriki yıllarda ödenecek transfer bedelleri vardı. Buna karşılık, dolar bazında, o günkü kurla 397 milyar liralık alacak bulunmaktaydı. Bütün bu rakamlar, Mart 1996 Genel Kurulu’na sunulan Mali Rapor Kitabı’nda açık seçik görünmektedir.

Kısacası, yönetim değişirken borcu (borç-alacak farkı), bugün ileri sürüldüğü gibi 10 milyon dolar değil, yalnızca 1,7 milyon dolardan ibaretti. Ve en önemlisi borçlar herhangi bir faiz ödemesi gerektirmiyordu. Buna karşılık ileriye dönük olarak da kulübün alacağı borcundan fazlaydı.

O dönem ve özellikle de ondan bir önceki dönem Galatasaray’ın mali bakımdan altın dönemidir. O yıllarda Kulüp kişilerin desteğine hiç muhtaç olmamış, hatta yönetim zaman zaman, paraları repoda tutmakla eleştirilmiştir. Geçmiş zaman olur ki..