| Bir kitap: Yüzyılın Öyküsü |
Kaynak :
05.02.2009 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Galatasaray Spor Kulübü bir kitap yayımladı. Adı “Yüzyılın Öyküsü/Galatasaray Spor Kulübü.” Lüks görünüşlü, büyük boyutlu, iyi kâğıda basılmış kalın bir kitap. Tam 656 sayfa… Yalnızca 1905 adet basılmış ve numaralanmış, şık bir kutu içinde sunulmuş. Görünüşüyle verdiği ilk izlenim olumlu… Büyük bir emek ürünü olduğu da açık. Kitabı hazırlayanlar, Mehmet Şenol ve Mehmet Ali Gökaçtı. Adından her ne kadar kulübün yüz yıllık öyküsü anlatılıyor gibi bir izlenim edinilse de kitap, kulübü anlatmıyor; kulüpte sporu da anlatmıyor, yalnızca Galatasaray’da futbolu, magazin tarzında anlatıyor. Bu anlayışla bir bakıma “Galatasaray Spor Kulübü’nü” Galatasaray Futbol Kulübü’ne indirgemiş oluyor. 19 bölümden oluşan koskoca kitapta futbol dışı sporlara yalnızca bir bölüm ayrılmış; atletizm, yüzme, kürek, sutopu, yelken, basketbol, voleybol, boks, binicilik vb. spor dallarının tümü 35 sayfaya sıkıştırılmış. Sona atılmış bir tek bölüm… Kulübün geliştirdiği, yıllarca başarıdan başarıya koştuğu, büyük sporcular, şampiyonlar yetiştirdiği o spor dallarına ayrılan sayfaların kitabın tümüne oranı yalnızca yüzde 5. Futbol dışı dalların efsanevi sporcuları göz ardı edilirken profesyonellik şemsiyesiyle kulüpten kulübe koşan futbolcular bile büyük boy fotoğraflar ve övgülerle göklere çıkarılmış. Çoğu, kulübe özverili katkılarla yararlı olmuş amatör sporculara haksızlık edildiğini düşünmemek olanaksız. Kısacası içerik, kitabın adındaki iddia ile bağdaşmıyor. Her ne kadar önsözlerde kitaptan “Galatasaray Tarihi” olarak söz edilse de çalışma bir tarihçi titizliğiyle hazırlanmış değil; zaten hazırlayanlar da tarihçi değil. Verilen bilgilerde, kimi değerlendirmelerde hatalar ve sapmalar var. Örneğin, Galatasaray’ın, “Papazın Çayırı’nda idealist bir avuç gencin çabasıyla kurulduğu” söylemi bizim bildiklerimizle uyuşmuyor. |
Eski dönemler çeşitli kaynaklardan süzülmüş alıntılarla daha iyi aktarılmış, buna karşılık çok yakın dönemlerin abartılı olarak sunulduğu görülüyor. Bu durum yalnız metne değil, fotoğraflara da aynı şekilde yansımış. Örneğin daha bir yıllık geçmişi olan bugünkü yönetim kurulunun büyük boy toplu fotoğrafı ile başkanın bir sayfalık boy fotoğrafına tanınan ayrıcalık, daha önceki yönetim kurullarından ve başkanlardan esirgenmiş. Başkanın ve Yönetim Kurulu üyelerinin bu abartıya gereksinmeleri olmadığı gibi, yaranma güdüsü örneği kayırmadan mutluluk duyduklarını hiç sanmıyorum. Belgeleme işi daha çok arşiv gazeteleri üzerinden yapılmış, özellikle eski fotoğrafların birçoğu eski gazetelerden taranarak aktarılmış ve doğal olarak kalite kaybına uğramış. Aslında orijinal fotoğraflar sağlanabilseydi kitabın görsel kalitesi herhalde çok daha üst düzeyde olurdu. Özetin özeti olarak şu söylenebilir: Kitap, hedeflediği kitleye göre hazırlanmamış. Örneğin, Milan’ı yenmişiz… Bir gazete manşeti: “Yendik mi lan” Bir Jardel röportajı: “Popomla Gol Atarım!” türü amigo dili, futbol tutkunu yandaşlara keyif verebilir. Ne var ki kitabın onlara ulaşması zor: fiyatı yüksek, sayısı sınırlı. Yukarıda belirttiğimiz tutarsızlıklara karşın kitabın ardında büyük bir emek olduğu açık. Üç yıllık bir çalışmanın ürünü olduğu belirtiliyor. Doğrudur… Bu boyutta bir çalışmanın yaşama geçirilmesi kolay değildir. Eleştiri, yapılanı değiştirmese de ileride yapılacaklar için yararlı olabilir. Galatasaray’da bize öğretilen budur: Galatasaraylı görür, irdeler, düşünür, eleştirir. Galatasaray daha iyisini yapmalıydı. Yine de, emeği geçenlerin eline sağlık…
|

