| Bir Metrekare Umut / Yine Ağa Han Ödülleri |
Kaynak :
01.11.1989 -
Yapı Dergisi - 96
|
Yazdır
|
|
Özal Hükümeti giderayak son balonunu patlattı. İsteyene metrekare metrekare konut, isteyene nerede olduğu belli olmasa da arsa satıyor. İlk aşamada 250 bin konut sertifikası İstanbul , Halkalı konutlarına endeksli olarak satışa sunuluyor. Sertifikalar her zaman nakde çevrilebilecek özellik taşıyor. Brüt 1 metrekare standart konut için sertifika 735 bin lira. Halkalı’daki konutların birinci aşamasında 4312 konut en erken bir yıl sonra teslim edilebilecek. İkinci tertip sertifikalar ise 6 ay sonra yine Halkalı’ya ya da Ankara’da Eryaman’a endeksli olarak çıkarılacak. Sertifika alanlara ayrıca belli koşullarla kredi de verilecek. Burada pek çok soru akla geliyor Arsalara gelince.. Arsaların yerleri bile tam olarak belli değil. Ne zaman imar planı yapılacak; altyapıları ne zaman tamamlanacak? YİNE AĞA HAN ÖDÜLLERİ Amacı “İslam ülkelerinde, mimari alanda yaratıcı ve özgün kültür verileri doğrultusundaki çalışmaları desteklemek” İslâm dünyasını, kendi mimarisinin mükemmelliği ve potansiyeli konusunda bilinçlendirmek” olan Ağa Han Mimarlık Ödülleri 1980 yılından bu yana her üç yılda bir veriliyor ve Türkiye’de çoğu kez düş kırıklığının yanı sıra geniş tartışmalara yol açıyor. |
Bu kez de öyle oldu. Ödülün, Türkiye’den yalnızca, bir buçuk yıl kadar önce yitirdiğimiz Mimar Sedat Gürel’in 1971’de Çanakkale’de gerçekleştirdiği yazlık evine verilmesi, mimarlık çevrelerinde yeni bir burukluk yarattı.
Hemen belirtelim ki burukluğun nedeni, hiç kuşkusuz Sedat Gürel’in kişiliği, sanatı ya da yapıtının ödüllendirilmesiyle ilgili değildir. Türk mimarlık topluluğu için rahmetli Sedat Gürel de, Çanakkale’deki yazlık evi de “bilinmeyen” değildi. Gürel’in kendi doğasına çok uygun şekilde büyük bir duygusallık ve alçakgönüllülükle yaklaşarak gerçekleştirdiği ev yıllar önce yerli ve yabancı dergilerde yayınlanmış ve beğeni kazanmıştı. Ağa Han Ödülü’nün özellikle Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerinde öteden beri bir tuhaflık sezilmektedir. Burukluğun kaynağı budur. 1983’te çağdaş Türk mimarisi ve Türk mimarları gözardı edilerek ödül, mimarlık alanı dışından bir kişinin, yöre evlerinden aktardığı biçim ve detaylarla Muğla’da gerçekleştirdiği bir eve verilmişti. O tarihlerde, YAPI’nın 51. sayısında bu ödülle ilgili olarak mimarların görüşlerine yer vermiştik. Bu sayıda bu kez 1989 Ödüllerinin düşündürdüklerine yer veriyoruz. Eleştiriler daha çok şu noktalarda yoğunlaşıyor.
Ağa Han Ödülü’yle ilgili olarak 1983 yılında YAPI’nın 51. sayısında çıkan yazımın son bölümünde sıraladığım öneriler bugün de geçerliliğini koruyor (Bkz Yapı 51 Sayı, s.21). Bizce Ağa Han Vakfının, Mimarlık Ödülleri’nden çok, yayınları giderek önem kazanmaktadır. Vakfın Sedat H. Eldem’le ilgili olarak çıkardığı İngilizce kitap Eldem’in ününün dış dünyaya yayılması için iyi bir fırsat doğurmuştur. Nitekim ünlü Alman mimarlık dergisi Häuser’in son sayısındaki S.H.E. bölümü tümüyle, Ağa Han yayını bu kitaba dayanmaktadır. Yakın bir gelecekte Eldem adının yabancı mimarlık ansiklopedilerinde görülmesi hiç şaşırtıcı olmamalıdır. Ödülleriyle Türk mimarlarını memnun edemese de Vakfın bu tanıtımı Türk mimarlığı için yararlı olmuştur. |

