| Bir Yarışma.. Bir Fiyasko… |
Kaynak :
01.07.1997 -
Yapı Dergisi - 188
|
Yazdır
|
|
İyi bir mimarlık yapıtı için en az, bilinçli bir işveren ile iyi bir mimar gerekir. Bizim işverenler yıllardan beri hep yeni icatlar peşindeler.. Kendilerince yeni işverme yöntemleri geliştiriyorlar. Bunu yaparken de amaçları, mimarı köşeye sıkıştırmak, mimara teslim olmamak. |
Mimarlık topluluğunun işverme sistemini bir düzene sokabilmek için yıllarca sürdürdüğü savaşımdan sonra hala böylesine saçmalıklarla uğraşıyor, zamanımızın ciddi bir bölümünü gereksiz yere bunlarla tüketiyorduk. Toplantıdan bir gün sonra, Başkan Tuncay Artun imzasıyla Borsa’dan yeni bir yazı geldi. Yazıda “toplantıya katılanların değerli görüşlerinin süratle değerlendirildiği ve Teklif İsteme Şartnamesi’nin kimi hükümlerinin revize edildiği” bildiriliyordu. Buna göre, avan proje ve maket verme süresi bir hafta uzatılıvor, avan projelere ödenecek bedelle ilgili olarak pek de anlaşılmayan yeni bir hüküm getiriliyor, teminat maddesinin yanısıra bir maddedeki çizim ölçeği değiştiriliyordu. Bütün bu değişiklik kararlarının, bizim, yani toplantıya katılanların görüşleri doğrultusunda alınmış olduğu ileri sürülerek, teklif verip veremeyeceğimizin 2 Ocak 1997 gününe kadar bildirilmesi isteniyordu. Evet, kimi değişiklikler yapılmıştı, ama bunların hepsi de ayrıntılara ilişkindi. İşin özüne ilişkin görüşlerimiz hiç mi hiç dikkate alınmamış; sonuç olarak, işin özü değişmemişti. İşveren “teklif alma” adı altında bir “sınırlı mimari proje yarışması” düzenlemekte direniyordu. Ne jürisi ne de kuralları belliydi bu yarışmanın. Bu durumda kuşkusuz, mimarlar bu yarışmaya katılmayı kabul etmeyeceklerdi. Bizim görüşümüz bu yoldaydı. Has Mimarlık adına İMKB’na gönderdiğimiz 2 Ocak 1997 günlü yazı şöyleydi: “İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın İstanbul’da kurmayı planladığı, uluslararası nitelikte bir prestij unsuru olmasını hedeflediğini belirttiği, “Uluslararası Kongre, Eğitim ve Kültür Merkezi” projesi için 25.12.1996 günü düzenlenen toplantıda çağrılı mimarların hemen hepsi tarafından belirtilen görüşlerin dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Görüşlerimizi aşağıda bir kez daha özetle bilgilerinize sunuyorum: 1. “Teklif isteme” adı altında idarenizce sürdürülen çalışma, aslında bir “Sınırlı Mimari Proje Yarışması”dır. 2. Proje yarışmalarının ulusal ve uluslararası alanlarda, geçerli yönetmelikleri ve yıllardan beri uygulanan kuralları vardır. Bu kurallara hem mimarlar, hem de işverenler uymak zorundadırlar. 3. Önerdiğiniz yarışma bu kuralların hiçbirine uymamaktadır. 4. Bu uygulamayla, belirtilen amacımıza uygun bir sonuç almamız olanaksızdır. Yukarıda arz edilen nedenlerden dolayı, bu koşullar altında teklif vermemizin mümkün olmadığını bilgilerinize… ” Biz, kurallara aykırı yarışmadan böylece çekilmiş olduk ve hiçbir mimarın böylesine bir yarışmaya katılmayacağını umarak gelişmeleri uzaktan izlemekle yetindik. Sonuçta ne mi oldu ?.. Büyük bir şok ve hayal kırıklığı.. 13 mimarlık grubu bu yarışa katılmayı kabul etmiş ve proje hazırlayarak Borsa’ya sunmuş. Hem de, gencecik mimarlar değil, deneyimli 13 mimarlık grubu.. Borsa, üçü Türk, ikisi yabancı, toplam beş mimardan oluşan bir danışma kurulu kurmuş ve bu kurulun projeleri değerlendirmesini istemiş. Kurul, değerlendirmesini yaparak, derecelendirmeye bile gerek görmeksizin, projelerden hiçbirinin uygulanmaya değer olmadığına karar vermiş. Borsa da yarışmacılara gönderdiği yazıyla söz konusu projelerin uygulanmamasına karar verildiğini “üzülerek” bildirmiş. Kısaca sonuç, bizim Borsa’ya yazdığımız gibi olmuş. “Bu uygulamayla, belirtilen amacınıza uygun bir sonuç almanız olanaksızdır” demişiz. Sonuç, sıfıra sıfır elde var sıfır.. Zaman, emek ve prestij kaybı.. Böylece, bir sürü yanlıştan, bir “doğru” çıkmayacağı bir kez daha kanıtlanmış.. Şimdi, 13 mimarlık grubunun göznurunun, emeğinin boşa gittiğine mi yanarsınız, yoksa Türk mimarlarının haksız olarak uğradıkları prestij kaybına mı? Haydi, “emeklerini kendileri düşünsünler, böyle usulsüz bir yarışmaya katılmasalardı; kendi düşen ağlamaz” diyebilirsiniz; ancak İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, “Biz bütün iyiniyetimizle Türk mimarlarını projemize katılmaya çağırdık, ancak, gördüğünüz gibi, bu işi beceremediler. İşte sonuç” deyip kendilerini haklı çıkararak yabancı mimarlara başvurma yolunu seçerse .. Bizim kuşak iyiydi de … |

