| Boğaz Köprüsünde Bayrak Yarışı |
Kaynak :
22.06.2006 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Okumuşsunuzdur ya da televizyondan öğrenmişsinizdir : Genç Fenerbahçeliler forması taşıyan beş genç, Boğaziçi Köprüsü’ne asılmış olan büyük Galatasaray bayrağını parçalayarak denize atmış. Sonra ne olmuş ? Galatasaray Spor Kulübü birkaç saat içinde bayrağın yenisini getirip yerine asıvermiş. Bayrağın başka yedeklerinin de olduğu, olası yeni olaylar karşısında da aynı yolda davranılacağı belirtilmiş. Nasılsa Kulüp yönetimi her zaman olmadığı kadar öngörülüymüş bu kez. Her yıl Süper Lig Şampiyonluğunun ardından köprüye bayrak asılması artık bir gelenek haline geldi. Fenerbahçe, geçen yıl şampiyon olmasına karşın, Karayolları’na başvurmamış ve bayrak asmamış. Ne var ki ondan önceki yıl aynı yerde Fenerbahçe bayrağı vardı. Bu yıl Galatasaray şampiyon oldu, şimdi onunki dalgalanıyor. Olayın kahramanları (!) bu kez, Galatasaray bayrağının yanına Fenerbahçe bayrağı asmak istemişler; izin verilmemiş. İzin verilmemesi bence doğru karar. Tersi, ligde yarışan bütün takımların bayraklarının köprüye asılması gibi bir duruma yol açardı. 18 bayrağın köprüye asıldığını bir düşünelim. Köprü strüktürü |
izin verse belki de şenlikli olur (!) Ne var ki şampiyonun bayrağı yine de ötekilerden büyük olmalı… Şaka bir yana, durum gerçekten ciddi. Korsanlık spora, sportmenliğe yakışmıyor. Unutmayalım ki, sporda başarı sahada kazanılır, köprüde değil.
Bilindiği gibi, Boğaziçi Köprüsü’nde maraton düzenleniyor, gösteri amaçlı tenis maçları yapılıyor, ama köprü fanatik bir futbol rekabeti korsanlığına ilk kez tanık oluyor. Daha önce de birkaç kez yazdım : Yandaşların aşırı fanatizminin kökleri öncelikle, kulüp yönetimlerinin tutarsız davranışlarında aranmalı. Fenerbahçe yönetimi bu yıl şampiyon Galatasaray’ı kutlamamış. Belki zordur, ama zorunludur. Yapılmalıydı; sağduyu ve spor etiği bunu gerektirir. Bu kez Fenerbahçe yönetimi – birçok derdi olsa da – açık tavır koyup bu tatsız olayı kınamalı. Bu yapılmazsa, düşmanlık tohumlarıyla beslenen şiddet, istenmeyen başka olaylar zinciriyle giderek tırmanır ve bundan hepimiz zararlı çıkarız. Spor etiği hoşgörüyle ve başarıya saygıyla başlar. |

