Mazeret Başarının Yerini Tutmaz Kaynak : 29.06.2006 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Fenerbahçe Başkanlığına Aziz Yıldırım yeniden seçildi. Kendisini kutlarız. 5 olağan, 3 kez de olağanüstü genel kurullarda 8 kez başkan seçilen Yıldırım, 6 seçime rakipsiz yani tek aday olarak girmiş.

Aziz Yıldırım bunalınca istifa ediyor, sonra vazgeçince de nedense, istifasını geri almak yerine olağanüstü genel kurula gidip kendisini yeniden seçtiriyor. Bu kez de öyle oldu. Bakın, yönetime giren Ali Koç ne diyor; gazete haberini aktarıyorum : “Ali Koç, Fenerbahçe’nin geçen sezon şampiyonluğu kaybetmesine çok üzüldüklerini ifade ederek, “Kanımıza dokundu. Şampiyonluğu kaybetmemiz değil, kaybetme şeklimiz kanımıza dokundu”… “Başkanımızın istifa haberiyle, şampiyonluğu kaybetmemizin üzüntüsünü unuttuk. Bu dönem Fenerbahçe tarihi için çok önemli. Başkanımızı göreve geri döndürmek için doğru şeyler yaptık. Üzücü günlerdi, duygularımıza dokunduğu günlerdi, ama o günlerden kuvvetlenerek çıktık.”

İşte Fenerbahçe, şampiyonluğu yitirmenin acısını gündemin değişmesiyle böyle unutmuş.

Başkan Aziz Yıldırım Fenerbahçe’ye gerçekten büyük katkılar getirdi. Özellikle tesisleşme yoluyla… Buna karşılık sporda yeterli başarı kazanılamadı. Geçtiğimiz sezon kupa da gitti, şampiyonluk da… Büyük paralı transferlere karşın Avrupa’da da herhangi bir başarı sağlanamadı. Bütün bunların Fenerbahçelilerde gerginlik yaratması kaçınılmazdı. Öyle de oldu. Kimi yandaşların şampiyonun bayrağını yırtmaya, yakmaya çalışmaları da bu huzursuzluğun açık göstergesi.

Geçen

yazımda Fenerbahçe yönetiminin, bayrak yırtma olaylarını kınaması gerektiğini belirtmiştim. Herhangi bir gelişme olmadığı gibi Boğaziçi Köprüsü’nde saldırılar artarak sürdü. Sonunda polis önlem almak zorunda kaldı. Aslında, her olayın polisle çözülmesi gerekmiyor. Olaylar çıkmadan önlenmeli. Kulüp yöneticileri yaptıkları işin, taşıdıkları sorumluluğun bilincinde olmalılar.

Yöneticilerin, olayları tırmandırmak yerine yatıştırma rolünü benimsemeleri daha doğru olmaz mı acaba ? Yine Aziz Yıldırım, genel kurul sırasında imalı bir şekilde, “Süper Ligin son altı haftası incelenmeli” dedi. Bence de incelenmeli, ama niçin son altı haftası ? İlk altı haftası da incelenmeli; hattâ gerekirse tümü didiklenmeli. Bir yandan da bilinmeli ki bu söylemler yalnızca ortamı gerer, ciddi hiçbir işe yaramaz. Bakın Hakan Şükür, Yıldırım’ın sözlerine ilişkin olarak basına ne demiş : “Önceki 26 hafta da incelensin. Şampiyon olsalardı aynı şeyi söyleyecekler miydi ? Çok farklı şeyler de yaşandı. Bunların ne olduğunu kendileri daha iyi biliyor. Artık geçmişte kaldı. Biz, son maçtan sonra tişörtlerimize de yazdığımız gibi “renklerimizle, alnımızın akıyla şampiyon olduk.”

Haydi buyurun polemiğe !..

Şunu bir kez daha belirtelim : “Hiçbir mazeret başarının yerini tutmuyor.” Hiçbir mızıkçılık ve polemik de hoşgörünün…. Fenerbahçe, Denizli maçını kazanabilseydi şampiyonluğunu kim engelleyebilirdi ki ?