Bunu Yapanlar Galatasaraylı Olamaz Kaynak : 24.05.2007 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray – Fenerbahçe derbisi Galatasaray için felâket oldu. Maçın ilk anlarından itibaren sahaya atılmaya başlayan plastik su şişelerini, ilerleyen dakikalarda kırılmış koltuk parçaları ve meşaleler izledi.

Bütün bunlar 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı günü oluyordu. Yapılanların spora da gençliği de yakışmadığı; halk deyişiyle delikanlılığa da sığmadığı ortada…Hatta yüce Atatürk’ün anısına saygısızlık olduğu da…

Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu kazandığı bir hafta önce belli olmuştu. Hafta, Ali Sami Yen’ de Galatasaraylılar Fenerlileri alkışlayacak mı, maç sonunda sahanın ortasına sarı – lacivertli bayrak dikilecek mi tartışmalarıyla geçti. Medyanın körüklediği gerilime yöneticiler de katılmakta gecikmediler. Ülkenin içinde bulunduğu bunalımlı toplumsal ve siyasal ortam nedeniyle zaten gerilmiş olan topluluklar söz konusuydu. Bu söylediklerimle bir mazeret bulmaya çalıştığım sanılmasın. Hiçbir rezaletin mazereti olamaz.

Ali Sami Yen’ de yaşanan rezalet 12. oyuncunun kulübüne yaptığı, yapabileceği en büyük kötülüktür. 19 Mayıs günü 12. oyuncu Galatasaray’ a yakışmayacak davranışlarla Galatasaray’ ın adına leke sürdü. Dilerseniz buna ek olarak öteki kötülükleri de sıralayalım. Taşkın seyirci maçı çığrından çıkardı; oynanamaz hale getirerek takımını bozdu ve belki de yenilmesine yol açtı. Zaten durumu hiç de parlak olmayan stada zarar verdi, koltukları parçaladı. Önümüzdeki sezon kulübün sahasının bilmem kaç maç için kapatılmasına;

kulübün cezalara çarptırılmasına yol açtı. Parasal sıkışıklık içindeki kulüp şimdi bir de bu maddi zararları gidermek zorunda kalacak.

Seyircinin öfke dolu tepkisi rakibe olduğu kadar kendi yöneticilerine de yönelikti. Ayrıca, çelişkili görünse de, bölünmüşlük içinde, seyirci taşkınlıklarının arkasında kimi yönetici desteklerinin aranması gerektiğini düşünmenin de aşırı kuşkuculuk olmayacağını belirtmeliyim. Bunca meşale, bunca su şişesi stada nasıl girer? Burada yönetici desteği yoksa ihmali de mi yok?

Yapılanlar tek sözcükle Galatasaray’ a ihanettir. Galatasaray’ ın tarihine, geçmişine, Galatasaray’ı Galatasaray yapan saygın değerlere ihanettir. Bir Galatasaraylı olarak, yapılanlardan utanç duydum. Bunların hoşgörülür, bağışlanır yanı yok. Yönetim Kurulu’nun şapkasını önüne koyup sağduyulu bir durum değerlendirmesi yapması gerekir.

‘’ Bu tür olaylar başka statlarda da oluyor ‘’ demek, bunları bir önceki maçta Fenerbahçe stadında yapılmış olan taşkınlıkların, Gerets’e, Mondragon’a yapılanların, Galatasarlılara atılan sidik dolu plastik torbaların karşılığı olarak görmek kimseyi haklı çıkarmaz. Bu tür olaylar başka statlarda da olmamalı, Galatasaray ortamlarında hiç olmamalı.

Öte yandan, her şeye karşın maçın hakemi Bülent Demirlek’ in yönetimdeki tutumunu olumlu bulduğumu eklemek isterim. Gecikmeli müdahalesine karşın, gerilimi azaltıp denetleyerek daha da tatsız olaylara yol açmadan maçın tamamlanmasını sağladığı için.