Canaydın Aday Olmadığını Açıklamalı Kaynak : 08.02.2006 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Özhan Canaydın Galatasaray Başkanlığında dördüncü yılını tamamlamak üzere. Dört yıl önce hangi vaatlerle seçilmişti ? Seçim broşüründeki vaatlere bir kez daha göz atalım :

“Galatasaray’ın temel amacını, ‘Dünya çapında başarılı, lider, saygın, istikrarlı, idari ve mali yapısı kuvvetli, altyapısı güçlü, futboldaki başarısı ile öne çıkan bir marka, kurum ve spor kulübü olmak’ olarak belirledik. Bu amaç, bizim yönetim felsefemizin de temelini oluşturuyor…”

“Galatasaray Spor Kulübü sürekli büyümek ve gelirlerini artırmak için mutlaka sportif başarılar elde etmelidir. Zaten kuruluş amacı spor olan kulübümüzün asıl hedefi de süreklilik arz eden sportif başarılar kazanmaktır…”

“Bu doğrultuda asıl hedeflerimiz,
– Önümüzdeki 10 yıl içinde Türkiye’de en az 7 kez şampiyon olmak,
– Mutlaka Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğunu kazanmak,
– Avrupa Kupaları’nda en az üç şampiyonluğa ulaşmak,
– Şampiyonlar Ligi’nde her yıl ilk 8 takım içinde olmak,
– Dünya çapında yıldız futbolcu adaylarının taranması ve keşfedilmesi için kullanılan “Scouting”
sisteminin kulübümüzde uygulanmasını organize etmek,
– Her yıl kadrosunda dünya çapında en az 3 yıldız futbolcu barındırarak, takıma olan ulusal ve
uluslararası ilgiyi sürekli kılmak,
– Altyapı ve futbol okullarının yeni yetenekler keşfetmesine hız vermektir…”

Broşürde, Ali Sami Yen Stadı konusunda şunlar var :

“Yönetime geldikten sonra ilk yapacağımız işlerden biri olan stadımızın inşaatı, adım adım ilerleyen bir proje olacaktır. “Eski açık”tan başlanarak, tribünler bölüm bölüm yeniden inşa edilerek ilerlenecektir. UEFA standartlarının tümünü yerine getirecek şekilde modern tarzda yapılanacak stadımızın inşası, mümkün olan en kısa süre içinde bitirilecektir.

Bir de televizyon konusu var :

“Televizyonun iletişimdeki gücünü tartışmaya bile gerek görmüyoruz ve Galatasaray Televizyon Kanalı’nı en kısa sürede izleyicisiyle buluşturmak için çalışmalarımızı yapıyoruz.”

Broşürün önündeki mektupta da şöyle denmiş :

“Ben ve çalışma arkadaşlarım Galatasaray’ın sorunlarını iyi biliyoruz ve tüm mesaimizi bu sorunlara çözüm üretmek için kullanacağız. Ne var ki, yerine getireceğimize inanmadığımız hiçbir sözü vermiyoruz.”
Yazık ki bu vaatlerin hiçbiri yerine getirilemedi. Buna karşılık kulübün borçları daha da arttı : AIG’nin ortaklıktan çıkarılması sırasında yapılan yanlışlar ve yanlış futbolcu transferleri nedeniyle yitirilen büyük paralar, faizsiz borçların faizli hale getirilmesi ve öteki yönetim hataları… Şimdi Canaydın, “Spor kulüpleri içinde en büyük gayrimenkul Galatasaray’da. Bunlar paraya çevrildiğinde sorunlar aşılacaktır” diyor. Söyledikleri doğru… Sonuçta sıra gayrımenkullere geldi.

Özhan Canaydın’ın artık, başkanlık ısrarından vazgeçmesi gerekiyor. Bu işin üstesinden gelemedi. Görevi sürdürme ısrarı iki nedene dayanabilir. Birincisi, alınan kredilerde kendisinin de kefalet imzası var; yeni yönetimin bu konuda duyarsız davranabileceğinden korkabilir ve bu nedenle imzasının bekçiliğini yapmak isteyebilir. İkinci nokta : Canaydın kulübün en başarısız başkanı oldu. Bir dönem daha Kulübün başında kalıp talihsizliği (!) kırarak işleri düzeltmeyi umabilir. Ancak, Galatasaray’ın bu yönetime bir kez daha şans tanıma lüksü olamaz.

Canaydın’ın bir kez daha seçilme şansı kalmadığını 24 Aralık 2005 günü yapılan Olağanüstü Genel Kurul gösterdi. O gün genel kurul Galatasaray’ın ince üslubuna yaraşır bir mesaj verdi. Canaydın’ın bunu iyi yorumlayıp, iyi değerlendirmesi gerekir. Bir Galatasaray başkanı iki dönemin ardından seçim yitirerek gitmemeli.

Belirsizlik nedeniyle ciddi adaylar ortaya çıkmıyor. Ortada, hiçbir plan ve programları olmadığı halde yalnızca adlarının duyulması uğruna, adaymış gibi görünen bazı kişiler var. Bu manzara Galatasaray’ın büyüklüğüne ve ciddiyetine yakışmıyor.

Şimdi Canaydın’a düşen, Mart’ta yeniden aday olmayacağını açıklayarak ciddi adayların ve kulübün önünü açmaktır.