Canaydın’ın Doğru Kararı Kaynak : 27.02.2008 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’ın geçen cumartesi günü yapılan mali-idari genel kurulunda Başkan Özhan Canaydın yeni dönemde aday olmayacağını açıkladı.

Özhan Canaydın’ın ayrılma kararı çok doğru… Kendisinin başarılı bir başkan olduğunu düşünmediğimi daha önce de yazdım. Görevden ayrılmak üzere olduğu şu günlerde ayrıntıları burada bir kez daha yinelemek istemem. Seçilmeden önce ortaya koyduğu vaatlerin hiçbirini gerçekleştirememesi, performansının göstergesidir. Vaatlerin dışında, hattâ onlara karşı konumdaki Seyrantepe Stadı projesi ise çeşitli yönlerden tartışılır.

Canaydın, 6 yıl yani 3 dönem başkanlık yaptı. Böyle bir süre, başkanlık için uzun bir zamandır. Yalnızca kulüpler için değil, dernekler, vakıflar hattâ siyasal partiler için bile durum aynı. Toplumsal kurumlarda, başkanlar yapacaklarını iyi programlayıp iki, bilemediniz en çok üç döneme sığdırmalılar. Süreyi uzatmanın sakıncaları açık… Birincisi, geçen uzunca sürede yöneticilerin günahları birikiyor, sevapları unutuluyor; bu nedenle yıpranıyorlar, zararlı olmaya başlıyorlar. İkincisi, uzun sürede insanlar o yere çok ısınıp kendilerini vazgeçilmez sanmaya başlıyorlar. Üçüncüsü, yenilere şans tanınması, yeni kuşakların önünün açılması gerekiyor.

Çoğu kez, kendilerini vazgeçilmez sanan başkanlar değişmezken, yönetim kurulları nedense hep değişiyor. Galatasaray da bu kuralın dışında kalmıyor. Son üç dönemde başkan, yoluna devam ederken yönetim kurulları değişti ve bu nedenle de ne yazık ki süreklilik ve deneyim birikimi sağlanamadı. Sürekliliği başkanlar yalnızca kendi sürekliliklerinde görüyorlar. Bu yalnızca kulüplerde değil, siyasal partilerde de böyle. Gelen, gitmek istemiyor ve kendisini başkanlıktan

liderliğe yükseltmek için gereken düzeni kurmaya çalışıyor.

Genelde bütün bu saydığım sakıncaların, Canaydın’ın verdiği kararın doğruluğunu, başarı-başarısızlık değerlendirmesi dışında bile, kanıtlamaya yeterli olduğunu düşünüyorum.

Biraz da, Canaydın’ın ayrılma kararının ardından üretilen kimi spekülasyonlara değinelim. Canaydın’ın, ikna edilmesiyle yeniden aday olacağını ileri sürenler var. Tıpkı daha önce Fenerbahçe’de Aziz Yıldırım’la yaşandığı gibi… Hemen şunu belirtelim ki böyle bir durum Galatasaray’da olamaz; çünkü bu tür gelgitler, Galatasaray töre ve geleneklerine aykırıdır. Kabul edilemez, hoşgörülmez.

Canaydın’ın veda kararını genel kurul toplantısının daha başında açıklaması, duygusal bir ortam yaratmış ve olası eleştirilerin önünü kesmiştir. Üyeler, veda eden başkana vefa duygusu ve hoşgörüyle yaklaşarak yönetimi eleştirmekten kaçınmışlar ve doğru olanı yapmışlardır. Böylece o genel kurulun eleştirel ortamı daha önceki genel kurullardan çok farklı olmuştur. Canaydın’ın kararı değişecekse, o genel kurulun da yenilenmesi, eleştirilerin açıkça dile getirilmesi gerekmez mi? Aksi halde, önce veda etmek, sonra da “yoğun baskılar ve ısrarlar karşısında yeniden aday olmak zorunda kaldım” demek, genel kurulu aldatmış olmak anlamına gelir ve bağışlanamaz bir davranış olur. Bütün bunları, spekülasyonları üretenlere karşı söylüyorum; yoksa Galatasaray geleneklerine bağlılığı ve ciddiyetiyle tanınan Özhan Canaydın’ın böyle bir yolu seçmesinin söz konusu olmayacağını çok iyi biliyorum.

Sevgili Özhan Canaydın’a sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yaşam dilerim.