| Deprem Üzerine |
Kaynak :
01.10.1999 -
Adres Dergisi
|
Yazdır
|
|
Deprem Türkiye için sürpriz değil. Her şey olup bittikten, evler yıkıldıktan, canlar gittikten sonra “hırsız müteahhit”, “malzemeden çaldılar” yaygaralarının hiçbir yararı yok. Türkiye’de yalnızca malzemeden mi çalınıyor? Ya bilgi ?. Malzemeden çok daha önemli olan bilgidir. Bilgi eksikse en iyi malzemeyle bile en kötü yapıyı yapabilirsiniz. Türkiye’ de “bilgi” den, “şehircilik” ten, “mimarlık” tan, “mühendislik” ten çalınıyor. Yoksa her yıl bunca yapı yapılan bir ülkede mimar ve mühendislerin büyük çoğunluğunun işsiz olmasını ya da başka alanlarda çalışmasını nasıl açıklayabilirsiniz? Deprem teknolojisi son yıllarda çok gelişti. Bugün fay hatlarının yerleri biliniyor. Bunların üzerinde yapılaşmaya gitmemek, buraları yeşil alan ve tarım alanı olarak düzenlemek en akıllıca yol. Özellikle, stratejik önemdeki tesislerin ve endüstri tesislerinin deprem riski yüksek yörelerde yoğunlaştırılmaması gerekiyor. Tabii, bu fiziksel planlama işi, yani şehircilik işi. Görüldüğü gibi, konunun birinci aşaması yerleşme planlamasından geçiyor. Yapılaşmadaki sonraki aşamalar ise “proje” ve “uygulama” dır. Sağlıklı bir yapı için önce bilimsel verilerle doğru hazırlanmış mimarlık ve mühendislik projelerine ihtiyaç var. Deprem açısından bakıldığında, doğru bir mimarı proje ile, strüktür projesine yani taşıyıcı sistem projesine .. Zeminin deprem koşulları da dikkate alınarak yapılmış etüdü, strüktür tasarımı için önemli bir veridir. Zemine uyumlu strüktür sistemi kurularak fay hattı dışında her zeminde inşaat yapılabilir. |
Depreme güvenli bir yapının elde edilebilmesi için iyi bir proje zorunludur ama yeterli değildir. Projenin doğru uygulanması, inşaatın kurallara uygun olarak yapılması, teknoloji ve malzemelerin doğru kullanılması şarttır. Burada müteahhitlik bilgi ve deneyimi devreye giriyor. İyi yapılmış bir projenin kötü ve yanlış bir şekilde uygulanması yapının depreme karşı güvenliğini yok edebilir. Uygulama kesinlikle, uzman mühendislerce denetlenmelidir. Bugün Türkiye bu söylediklerimizi çoğunlukla uygulamıyor. Yapsat düzeninde mimar ve mühendisin teknik katkısı en alt düzeyde kalıyor. Kaçak yapılarda ise ne proje var, ne inşaat ruhsatı, ne doğru uygulama, ne de denetim. Ama sonuçlar ortada .. Kocaeli depremi Türkiye’nin bugüne değin gördüğü en büyük deprem değil, ama kendi yarattığımız koşullar altında doğal felaket bir faciaya dönüştü. Toplum olarak yağmadan, rant hırsından, kaçaktan, kapkaçtan kurtulup bilimsel kurallara yönelmemiz gerekiyor artık .. Aksi takdirde görüyorsunuz, bedelini çok ağır ödüyoruz.
|

