| Dikensiz Gül Bahçesi |
Kaynak :
01.04.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Galatasaray’ın eski, Beşiktaş’ın yeni antrenörü Feldkamp konusunda bir yazıya hazırlanıyordum ki, Galatasaray Kulüp Divanı’nın bugün yapılacak toplantısının gündemi geldi. Gündemin çok ilginç, çok önemli bir maddesi var : “Galatasaray Spor Kulübünün her türlü sorunlarının Galatasaraylılarca medya araçlarında irdelenmesi yerine Galatasaray camiası içinde tartışılması konusunda görüşme açılması”. Bu maddenin, Başkan Faruk Süren’in önerisi olduğu ve görüşme için kapalı oturum istendiği ayrıca belirtilmiş. Kulüp Divanı basit tanımla, Galatasaray’da kıdemli üyelerden oluşan danışma meclisidir; ayda bir kez toplanır. Daha önce de Divan’a basına ilişkin konular gelmiş ve yine kapalı oturumlarda görüşülmüştü. Çıkan sonuçlar yeterli görülmemiş olacak ki Sayın Süren, konuyu yeniden gündeme getiriyor. Son zamanlarda Yönetim, basında çıkan yazılardan, özellikle de Galatasaray Spor Kulübü üyesi yazarların yazdıklarından rahatsız. Şimdi, bunları görüşmek ve herhalde Divan’ın desteğiyle bunlara kısıtlama getirmek istediği anlaşılıyor. Bunun adı kısaca, “sansür”dür. İstenen, birçok bakımdan tutarsız görünüyor. Kısaca irdelemekte yarar var. · Kulübün sorunları konusunda Galatasaray üyesi yazarlara bu sansürü uyguladınız diyelim.. Öteki · Öneride “her türlü sorun”dan söz ediliyor. “Her türlü”nün sınırı yok; kapsamı o denli geniş ki.. Bu · Yalnızca “Galatasaray |
camiası içinde tartışma”uygun görülüyor. Hangi ortam kastediliyor acaba ? Lise mi, üniversite mi, dernekler mi, Ada mı, Kalamış mı, Divan toplantısı mı, yoksa konuşmaların daha başlangıçta 5 dakika ile sınırlandırıldığı genel kurul mu ? · Yazarlara karşı önlem alınmasını isteyen Başkan ve yönetim kurulu üyeleri, kendileri medya önünde diledikleri her şeyi söylüyorlar; kendilerinden yana oy vermeyen 240 kişiyi daha oylamadan hemen sonra medya önünde Kulübe ihanetle suçlayabiliyorlar; “.. kervan yürür” diyebiliyorlar. · Ve niçin kapalı oturum ?.. Son yıllarda, yönetim kurulunun isteği üzerine Divan’da kapalı oturumlar Sonuçta özetlersek istenen; sansürdür, dikensiz gül bahçesidir. Bu mu demokratik anlayış ve düşünceye saygı ? Eleştirilerden yararlanma anlayışında olmayanlar, önce kulaklarını tıkarlar, sonra da eleştirileri susturmayı denerler. Oysa eleştirilere karşı en iyi çare başarıdır. Süren’in bu girişimi bana, Ali Şen’in, başkanlığı döneminde Fenerbahçe üyesi yazarlara karşı giriştiği sonuçsuz savaşımı anımsattı. Bugün Divan’dan istenen, Galatasaray topluluğunun özgür düşünceye saygı anlayışı ve gelenekleriyle bağdaşmıyor. Kaldı ki, böyle antidemokratik önlemlerin uygulanma olanağı da yoktur. Divan’ın böyle bir açmaza düşeceğini sanmıyorum. e-posta : hasmim7@ibm.net faks : (212) 211 34 20 |

