Efsane Kaynak : 22.08.2001 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’ın efsanevi futbol takımına ne oldu ? Kolay erişilemeyecek büyük başarıların ardından önce antrenör Fatih Terim ayrıldı. Onu Hakan Şükür ve Tugay Kerimoğlu’nun dış transferleri izledi. Arif Erdem gitti geldi.. Okan Buruk, Emre Belözoğlu, Fatih Akyel Avrupa takımlarına transfer oldular. Kaleci Taffarel ayrıldı, Hagi aktif futbola veda etti. Şimdi Popescu İtalya’da Lecce’ye gidiyor. Takıma sonradan katılan Mario Jardel’in gitmesi için de Yönetim, gözünün içine bakıyor.

Dört yıl üst üste şampiyon olan, UEFA kupasını ve Süper Kupayı kazanan, Dünya futbol takımları sıralamasında doruğa yerleşen efsanevi takım böylece dağılmış oldu.

Faruk Süren yönetiminin yaptığı en iyi iş Fatih Terim’i futbolun başına getirmekti. Terim’in zamanla parlayarak çok öne çıkmasına katlanılamadı; ilkin o uzaklaştırıldı. Futbolcuların bir bölümü para gelsin diye gönderildi, bir bölümü de yürürlüğe giren yeni kurallar karşısında erken davranılamadığı için elden kaçırıldı. Sonuçta takım dağıldı, buna karşılık, beklenen gelirler sağlanamadı.

Şu anda Galatasaray’ın gündemindeki en önemli konu para.. Süren yönetimi sözümona kurumlaşma adına yaptığı savurgan harcamalarla kulübü ekonomik çıkmaza sürükledi. Büyük gelirlere karşılık, hesapsız daha büyük harcamalar yapıldı. Gelecek yılların gelirleri bile temlik edilerek harcandı. Bütçeler aşıldıkça borçlanıldı; hem de bankalara ve büyük faizlerle.. Yazık

ki, gelen paralar futbola harcanmadı; borçlanmanın günahını futbola yüklemek haksızlık olur. Öyle olsaydı Terim, “futbolun paraları futbola harcansın” diye feryat eder miydi ?

Temmuz ayı sonunda olağanüstü koşullar altında, dokuz ay için göreve gelen yeni yönetim özveriyle çırpınıyor. Öncelikle de para getirecek konulara el atıyor. Bu arada, Popescu olayında olduğu gibi, para edecek ya da borç sildirebilecek futbolcuların gitmesine çaresiz göz yumuyor. Bu çerçevede, Jardel’in gitmesi için de her türlü kolaylık, hattâ çaba gösteriliyor. Neyse ki gelen yönetim, en ucuz kaynağın tasarruf olduğunun bilincinde. Alınan ilk önlemler, gelirleri artırmaya çalışırken giderleri kısmak doğrultusunda..

Bu satırları yazdığım sırada futbol takımı Levski Sofya ön eleme maçına hazırlanıyordu. Galatasaray’ın bu kez Şampiyonlar Ligine katılabilmesi her zamankinden daha önemli; buna her zamankinden daha çok gereksinmesi var. Bu sayede Kulüp yeni parasal olanaklara kavuşacak, takım yeni transferlerle güçlendirilebilecek. Şampiyonlar ligi umutlardan biri..

Yıldızlarının pek çoğunu yitirmiş takım, bir de sakatlıklarla boğuşuyor. Bir geçiş döneminde, çekirdeğindeki güçle takımın 7. kez Avrupa Şampiyonlar ligine katılması ve başarıyı sürdürmesi yeni bir efsane olacak (Bu sözcük de son zamanlarda biraz yalama oldu ya!.).