| Fatih Terim |
Kaynak :
29.08.2001 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Halit Deringör, Salı günkü yazısında futbolun eski dönemleriyle bugününü teknik yönetim açısından karşılaştırdıktan sonra Fatih Terim ve Mustafa Denizli’nin başarılarının sırrına değiniyordu. Deringör, yazısının bir bölümünde şöyle diyor : “Eski yıllarda biz futbolcuların sırtını sıvazlayarak “Hadi koçum” diyerek Macaristan, Almanya, Avusturya, Polonya, Rusya gibi dünya devlerini yendiğimizi çok iyi hatırlarım. Bunların içinde de bulundum. Ben bu iki futbol adamının yönetim biçimlerini takdir ediyorum. Fatih Terim’i düşünelim. Futbolcularının kulüplerinden alacakları var, ödeme yapılmıyor, hepsi endişe içinde. Ama Fatih Terim psikolojik açıdan çöküntü içinde olan takımı UEFA şampiyonu yapıyor ve de Süper Kupa’yı alıyor. Sonra da futbol adamlarımızın hayallerinin bile ötesinde olan dünya devi Milan’a teknik direktör olabiliyor.” Deringör’ün saptamaları çok doğru. Terim’in başarıları kendi yapısından, yani kararlılık, azim, programlı çalışma, yönetme yeteneği ve özgüvenden kaynaklanıyor. Yakında, TMI adlı kuruluşça, “Takımdaşlık Felsefesi” adlı bir seminer düzenlenecek. Seminer spor adamları için değil, işadamları ve iş dünyasının profesyonelleri için. Bu konferansta, anılan kuruluş adına Claus Moller, TMI’nin Takımdaşlık Semineri’nin temelini oluşturan 15 asal başarı ölçüsünü, başarılı spor adamı Fatih Terim’i örnekleyerek anlatacak; Fatih Terim de kendi takım yaratma felsefesini seminere katılanlarla paylaşacak. Seminer broşüründe bir mektuba yer verilmiş : Galatasaray’ın deneyimli futbolcusu Suat Kaya’nın Terim’e göndermiş olduğu bir mektuba.. “Fatih Terim” olgusunu çok iyi özetleyen bu ilginç belgeyi sizlere aktarmak istiyorum : “Değerli Hocam, Kendimi dört yıl öncesi ile karşılaştırdığımda, göstermiş olduğum gelişmeye kendim dahi hayret etmekteyim. Mesleğime ve kendime olan saygımda çok büyük katkılarınız bulunmaktadır. |
Bitmek üzere olduğunu hissettiğim futbol yaşantımı yeniden canlandırarak bana gurur, para ve onur kazandırdınız… Dahası, bana ve arkadaşlarıma güvendiniz, güvenmeyi öğrettiniz; bizlerin neler yapabileceğini ortaya çıkardınız ve kendimizi tanımamızı sağladınız. Kendi sınırlarımızın nereye kadar uzandığını sizinle keşfettik… Bize zaman zaman ağabey, zaman zaman gerçek bir hoca, bazen bir baba ama en önemlisi her zaman üstün bir lider oldunuz.
Eğer ben ve arkadaşlarım ülkemizde birer kahraman durumuna geldiysek, bu bizlere vermiş olduğunuz kendine güvenme, tuttuğunu koparma konusunda sizi örnek alışımız sayesindedir. Nasıl yaşamamız, nasıl çalışmamız ve elde etmek istediklerimizi nasıl kazanabileceğimizle ilgili kimsenin bize veremeyeceği dersleri verdiniz… Kısacası, sizinle birlikte geçirdiğimiz dört yıl bizim hayatımızı, geleceğimizi, kişiliğimizi ve sorumluluklarımızı tam manasıyla kavramamızı ve doğru kararlara ulaşmamızı sağladı. Bu dört yıllık olağanüstü deneyime tanık olmak hepimiz için eşi bulunmaz bir fırsattı ve bizler bu fırsatı yakalayan kişiler olduğumuz için gerçekten çok mutluyuz. Bize verdiğiniz emekleri helal etmenizi ve bizleri unutmamanızı istirham ediyorum. Zira bizler, sizi hiçbir zaman unutmayacağız. Saygıyla ellerinizden öperim.” İşte Fatih Terim.. Hocaları, en iyi öğrencileri tanırlar, öğrencileri değerlendirirler. |

