Eksik Kalmış Bir Ömür Kaynak : 07.03.2005 - Selçuk Batur Kitabı | Yazdır

Selçuk Batur‘la İTÜ Mimarlık Fakültesi’nde önce öğrenci, sonra da asistan olarak birlikte bulunduk. Öğrencilikte bizden bir sonraki sınıftaydı ve olumlu yöndeki farklılığını ortaya koyan parıltılı bir görünüm çiziyordu. Fakültedeki asistanlığında ve birlikte asistan temsilciliği yaptığımız dönemde de öyleydi.

Üniversite sonrası yaşamında da bu dikkate değer farklılığını değişik alanlarda sürdürdü: Mimarlar Odası çevrelerinde, yayıncılıkta, basımevi işleticiliğinde… Bütün bu etkinliklerin odağında sürekli olarak “mimarlık” vardı. MİMARLIK Dergisindeki çalışmalarında, katıldığı çeşitli Oda etkinliklerinde “mimarlık” ın odakta olması doğaldı, ama kurduğu Reyo basımevindeki çalışmalarında da yine mimarlık baştacıydı. Reyo’da sanki matbaa işleri bir yana, mimarlık bir yanaydı. ÇEVRE dergisi bu dönemin ürünüdür. ÇEVRE, uzun ömürlü olmadı, ama iz bıraktı. Sanıyorum ki ÇEVRE’nin yayınına son verilmesinin ardından basımevi de Selçuk için çekiciliğini ve anlamını yitirmişti.

Mimarlık alanındaki çabaları doğal ki ÇEVRE ile birlikte son bulmadı. Yine Oda’daki gönüllü görevler, mimarlığa ilişkin çeviriler, çevresindekilere cömertçe verdiği mimari danışmanlık destekleri… Selçuk‘un, Mimarlık mesleğinin doğru ve düzeyli uygulanmasına yönelik tavrı ve çabaları neredeyse son nefesine değin sürüp gitti.

Bursa’da bir Yapı-Yaşam Kongresi’nde karşılaştığımız Amos Rapoport en son yazdığı “Culture, Architecture and Design” kitabını yayımlanmak üzere vermişti. İstanbul’a döndüğümde ilk işim, kitabı çevirmesi için Selçuk‘a aktarmak oldu. Böylece Selçuk hastalıkla boğuştuğu sırada oyalanmanın ötesinde yararlı bir iş yapmış olacaktı. Hem de sevdiği türden…

Çeviri umduğumdan da kısa sürede, mükemmel bir şekilde bitti.  Biz daha Rapoport‘la, kendisine ulaşmakta ortaya çıkan güçlükler nedeniyle telif hakkı anlaşmamızı bile bitirememiştik. Oysa amacımız, kitabı bir an önce çıkarmak ve Selçuk‘un görmesini sağlamaktı. Sonuçta, Rapoport‘ a ulaşmayı bir yana bırakıp kitabı yayımladık. Yine de Selçuk‘a yetiştiremedik. Selçuk, bu dünyayı terk etmekte de hızlı davranmıştı.

“Eksik Kalan Bir Üretime Katkı”ya önce, Rapoport‘un kitabından bir bölümü aktarmayı önermeyi düşündüm. Böylece, Selçuk‘un kaleminden bir bölümün okunmasına olanak vermiş olacaktık. Yeniden düşündüğümde, zaten kitapta (1) var olan, herkesin kolayca ulaşıp okuyabileceği bir metin yerine başka bir metnin Türkçe’ye kazandırılmasının daha yararlı olabileceği kanısına vardım. Hatta, “hayatta olsa, Selçuk da böyle yapardı” diye düşündüm.

Seçtiğim metin Finlandiya Hükümeti’nce hazırlanıp benimsenen, “Finlandiya’nın Mimarlık Politikası”. Özgün olarak Fince ve İsveççe hazırlanan metin, 17 Aralık 1998’de resmen kabul edilmiş, sonra da o dillerin yanısıra İngilizce ve Fransızca kitapçıklar haline getirilmişti. Politika o tarihten beri de uygulanmakta. Bu metnin ülkemizin duyarlı / duyarsız çevrelerini uyarabileceği konusunda umutlar taşıyorum. Vaktiyle belirli bölümlerini Türkçeye çevirip ülkemizdeki duruma ilişkin yorumlar da katarak YAPI’ nın 224. sayısında (Temmuz 2000) “Aydın Bir Ülkenin Mimarlık Politikası” başlığı altında yayımlamıştım. Metnin tümünü aktarmadığım için benim yaptığım da bir bakıma eksik kalmış bir çalışma olmuştu. Şimdi Elif Gökteke‘nin çevirisini tamamladığı bölümlerle, eksik kalmış bir üretim Selçuk‘un manevi katkısıyla tamamlanmış oluyor.

(1) Kültür, Mimarlık, Tasarm; Yapı Yayın, Istanbul, 2004