| Fenerbahçe-Galatasaray Derbisi Üzerine |
Kaynak :
07.02.2008 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçen hafta sonu kupada oynanan Fenerbahçe-Galatasaray futbol derbisi golsüz beraberlikle sonuçlandı. Oysa medyanın ve kamuoyunun tek favorisi olarak Fenerbahçe görülüyordu; takım ağırlıklı olarak yabancı futbolculardan kuruluydu, neredeyse “Küçük Brezilya” idi. Hattâ kulüp, kadrosundaki yabancılarla yetinmemiş, daha iki gün önce yeni bir yabancı şöhretin transferini gerçekleştirmişti. Aslında dolu olan yabancı futbolcu kontenjanı da T. Futbol Federasyonu’nun, Fenerbahçe’ye bir arka çıkma olarak giderayak aldığı, takımlardaki yabancı futbolcu sayısını artıran 6+2 kararıyla aşılmıştı. Geçen haftaki yazımda bu konulara biraz değinmiş ve iki takımı karşılaştırırken yabancı futbolcuların çokluğunun Fenerbahçe takımının hem gücünü hem de zayıflığını oluşturduğunu yazmıştım. İşte son derbide bu görüşümün ikinci bölümünü doğrulayan bir durum ortaya çıktı. Edu, Lugano, Roberto Carlos, Deivid, Aurelio, Vederson, Alex, Kezman’dan oluşan Küçük Brezilya, eksik bir Galatasaray karşısında varlık gösteremedi, üstelik Kadıköy’de kendi efsanevi sahasında, kendi seyircisi önünde… Galatasaray’ın o maçta hiç yabancı oyuncusu yoktu. Takım yerli oyunculardan, ağırlıklı olarak da gençlerden kuruluydu ve yaş ortalaması, takımda o gün ağabeyliği |
üstlenen Hakan Şükür’ün ileri yaşı hesaba katılsa bile yalnızca 22 idi. Oyuncular gençtiler, istekliydiler, bilinçliydiler. Özgüvenini ve gücünü sonuna kadar ortaya koyan, inançlı bir takım oluşturmuşlardı. Buna karşılık Fenerbahçe’deki futbolcular kendilerini zaten kanıtlamış, profesyonel anlayışta, başarıya doymuş, yaptıkları işin heyecanını biraz da kanıksamış oyunculardı. Bu niteliklerin hırslı bir takım oluşturmaya yetmediği görüldü.
İşte, geçen yazımda, biraz çelişkili gibi görünse de söylemek istediğim buydu. Yabancılar bu kez Fenerbahçe’nin zayıf yanını oluşturdu. Galatasaray-Fenerbahçe ikilisinin rekabeti, yılların ötesinden gelen başa güreşmenin körüklediği gerilimle hep doruktadır. İki kulüpte de sporculara aktarılan bir görüş süregelmiştir. Galatasaray’da, yeni transferlere hep şu söylenir: “Fenerbahçe’yi yenmedikçe gerçek Galatasaraylı olunmaz. Haydi!..” Fenerbahçe’de söylenen de budur: “Galatasaray’ı yenmedikçe gerçek Fenerbahçeli olunmaz.” Bu maçın tek eksiği bu derbide ilk kez görev alan yeni transferlerin bu kabule göre hâlâ tam Galatasaraylı ya da Fenerbahçeli olamadıkları gerçeğidir. Bu söylemi yabancıların ne kadar umursadıklarını bilemem, ancak önemseyenler için bu iş gelecek maça kaldı. |

