FRANSIZ BÜYÜKLERİ, TÜRK BÜYÜKLERİ Kaynak : 18.09.2003 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Kaç zamandır yazmak istiyordum; bir türlü sıra gelmedi. Yılbaşında bana ulaşan, Fransa Büyükelçiliği Ajandasından söz etmek istiyorum. Daha doğrusu, Fransa’yı tanıtıcı bilgilerin yanı sıra ajandada yer alan bir listeden. Listenin başlığı: “Fransa-Bugünün Elli Şahsiyeti.” Fransa’nın bugünkü sosyal, kültürel, ekonomik, sportif zenginliğinden bir kesit yansıtan kişilerin listesi. Bu liste kuşkusuz, o ülkenin değer yargılarının da bir göstergesini oluşturuyor.

Listede kimler var? Tümünü buraya almak, bu yazının sınırlarını aşacağı için olanaksız. Kimi adları meslekleriyle birlikte aktarmak da yeterli fikir verebilir. Tanıdık adlarla başlayalım: Charles Aznavour (besteci), Martin Bouygues (girişimci-müteahhit), Daniel Burin (heykeltıraş), Catherine Deneuve (sinema sanatçısı), Gerard Depardieu (sinema sanatçısı), Jacques Derrida (filozof), Laurent Garnier (disk-jockey), Jean Paul Gaultier (modacı), Albert Jacquard (bilimadamı), Jeannie Longo (bisiklet yarışçısı),
Jean Nouvel (mimar), Michel Platini (futbolcu), Christian de Portzamparc (mimar), Yves Saint-Laurent (modacı), Guy Savoy (ahçıbaşı), Michel Tognini (astronot), Zineddine Zidane (futbolcu)…
İşte listede yer alan adlardan bir bölümü. Sıralama soyadlarına göre alfabetik olarak yapılmış. Bu adlar dışında, fotoğrafçı, denizci, tıp doktoru, tarihçi, fizikçi, genetik uzmanı, koreograf olanlar var; politikacı yok.
Şimdi isterseniz dönelim Türkiye’ye, ve bir an için böyle bir liste hazırlamak durumunda olduğumuzu, bu listenin çeşitli ülkelerdeki büyükelçiliklerimizin oralarda dağıtılacak

ajandalarında yer alacağını düşünelim. Ne yapardık acaba? Başımızdakiler üstünlükleri tartışılmaz olduğu için herhalde yine en başa kendilerini yazarlar, ciddi bakışlı görünmek için somurtkan fotoğraflarını da eklemeyi unutmazlardı. Baksanıza ilköğretim okullarında parasız dağıtılan kitaplarda bile kendi propagandalarını yapmaktan geri kalmayan bir politik yöneticilik anlayışına sahibiz. Listemiz doğal ki, alfabetik de olmazdı.
Özgür düşünceden yana olmadıkları için siyasetçilerimiz düşünürlerle, bilim insanlarıyla, sanatçılarla hep çekişme halinde olmuşlardır. Bugün de bunun sancılarını çekiyoruz. Her fırsatta başarılarından pay kapmaya çalıştıkları sporcularımıza o listede yer verilir miydi acaba? Örneğin Süreyya Ayhan’a ya da Dünya Kupasında üçüncü olan futbol takımımızın bütün dünyada sempati toplayan oyuncularına… Örneğin Hakan Şükür’e, Hasan Şaş’a, Ümit Davala’ya, İlhan Mansız’a… Yoksa her zamanki alışkanlığımızla, “adam okuyamamış, topa iyi vuruyor diye milyarlar kazanıyor” yollu parlak görüşlerle dudak mı bükerdik?
Bugünün dünyasında başarı, uluslararası düzeyde ise başarıdır. Hangi alanda olduğu önemli değil. Bu nedenle ben listenin başına, bugünkü siyasi “büyük(!) Türk büyükleri” yerine ilkin, çağdaş Türk kadınının temsilcisi olarak Süreyya Ayhan’ı oturturum.
Dünya çapında değerlerimiz çok mu az? Sanmıyorum… Ne var ki biz toplum olarak, değerlerimizin değerini bilmiyoruz. Türkiye değerli insanlarını kendisi tanımadığı için dünyaya da tanıtamıyor.