| Futbol Bu Değil |
Kaynak :
29.11.2000 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçen pazar günü oynanan Galatasaray – Fenerbahçe lig maçı uzun süre akıllardan çıkmayacak. Çıkmaması, unutulmaması gerekir. Taraftarlar, daha doğrusu holiganlar arası çatışma daha sabahtan başlamış. Taşlı, sopalı, hattâ bıçaklı kavgalar, kovalamacalar Mecidiyeköy sokaklarında gün boyu sürmüş. Biz maç saatine doğru stada girdiğimizde, Fenerbahçe taraftarlarına ayrılmış tribünün önünü, kırılıp sahaya atılmış koltuklar kaplamıştı. Polis tel örgünün dışından, kalan koltukların da parçalanarak sahaya atılmasını izliyordu. Aklıma, bir süre önce tel örgüleri kaldırma hayaline kapılan safyürekliler geldi. Maçın başlama düdüğüyle birlikte bu kez tribünlerdeki meşaleler ateşlendi. Bir kızıllık ve duman kapladı tribünleri.. Soluk alamaz durumdaydık. Üstümüz başımız bir çeşit külle kaplanmıştı. Duman giderek sahaya çöktü. Meşaleler daha sonra, yanar şekilde sahaya atılmaya başlandı. Oyun durdu çaresiz. Yanar durumdaki bazı meşaleler bilinçsiz bir davranışla tribünlere geri fırlatıldı. Saha temizlendi; oyun yeniden başladı, ama yeni meşaleler devreye girdi. Onlar da bu kez, kırılıp sahaya atılmış plastik koltukları tutuşturunca oyun yine durdu. Tribünlerden karşılıklı sövgü salvosu başladı. Motivasyon mu kalırdı, konsantrasyon mu bu durumda ? Hiçbiri.. Üstelik herkesin, özellikle de reyting ve tiraj düşkünü medyanın yanı sıra yöneticilerin günlerden beri derbiyi abartarak gerdikleri sinirler olup bitenlerle büsbütün gerildi. Oyun artık futbol değildi. |
Olamazdı.. Olamadı da.. Oyuncu normal oyuncu değildi; hakem de normal hakem olamadı. Herşey kavgaya kurulmuştu artık.
Bütün yasaklamalara karşın, bunca meşale nasıl girebilmişti tribünlere ? Bunlar Galatasaray tribünlerinde olduğu gibi Fenerlilerin bulunduğu tribünde de vardı. Bunları sahaya atanlar, maçın duracağını bilmezler miydi ? Belki de amaç buydu. Meşaleleri yakıp sahaya atmanın kulübe ceza getireceği bilinmez mi ? Koltukları kırıp sahaya atan konuk Fenerbahçe seyircileri bu koltukların yenilenme bedelini kendi kulüplerinin ödeyeceğini bilmezler mi ? Nasıl oluyor bu vandallık; bunu kim, kimler körüklüyor ? Galatasaray’ın yıllar önce başlattığı mevsimlik kart uygulamasıyla kadınlar, çocuklar tribünleri şenlendirdiler.. Tribünler maço egemenliğinden kurtuldu. Maçlar renk cümbüşüyle şenliğe dönüştü. Ne var ki, başlayan bu terörle, küfürleşmelerle, çatışmalarla, sahadaki çirkinliklerle uzun sürmez bu şenlik. Özel kartlı tribünlerin bile güvenliği ayrıca her an tehlikede. Merdivenler seyircilerle dolu. Kimdir bu merdiven konukları ? Merdiven bileti var da biz mi bilmiyoruz ? Tribünlerde yaşanabilecek bir panik anını düşünmek bile istemiyorum. Ama bunu düşünmesi, sorumluluğunu taşıması gerekenler olmalı. Bu böyle sürüp gitmez.. Düşmanca davranışları besleyenler bilmeliler ki, rüzgâr eken fırtına biçer. Herkes aklını başına toplamalı.. İş işten geçmeden. |

