| Galatasaray / Kulüp ve Okul |
Kaynak :
25.12.2008 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçen cumartesi günü Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Salonu’nda iki toplantı vardı. Birincisi, kulübün bütçesinde yapılması istenen değişiklikleri inceleyen genel kurul, ikincisi de Galatasaray İşbirliği Kurulu’nun yıllık forumu. Genel Kurulun adı “olağanüstü” idi, ama olağanüstü bir yanı yoktu; yönetimin istediği bütçe değişikliği onaylandı. Gelelim foruma… Forumu düzenleyen İşbirliği Kurulu, Galatasaray Topluluğu’nun eğitim kurumlarını, spor kulübünü, derneklerini ve vakıflarını kapsayan, tüzel kişiliği olmayan bir birliktelik. Her yıl ciddi bir temayı alıp işliyor; sonra da sunulan bildiri ve tartışmaları bir kitapçık halinde yayımlıyor. Bu yılın konusu “Değişen Dünya, Değişen Türkiye, Değişen Galatasaray”dı. Prof. Mümtaz Sosyal “Değişen Dünya”yı anlattı; TC Merkez Bankası eski başkanı Süreyya Serdengeçti de “Değişen Türkiye”yi. İkinci bölümde de Ali Sirmen, Candan Erçetin, Fatih Altaylı ve ben, “Değişen Galatasaray”ı çeşitli yönleriyle ele alıp anlatmaya, yorumlamaya çalıştık. Benden beklenen, okul-spor ilişkilerine değinmekti. Bu konuyu yazımın sınırları içinde sizlere de aktarmak isterim. Galatasaray Lisesi’nin (Mekteb-i Sultani) kuruluşu 1868. Ondan 37 yıl sonra 1905’te Galatasaray Spor Kulübü okulda kurulmuş; kulübün kurucuları okulun öğrencileri: Ali Sami Yen ve arkadaşları. O yıllarda sporcuların da hemen tümü okuldan… İlk hedef “futbol”, ama başka sporlar da söz konusu: atletizm, jimnastik, sutopu, kürek, yüzme, basketbol, halat çekme, kriket, patenli hokey, tenis, izcilik… Görüldüğü gibi spor dalları arasında bugün uygulanmayanlar da var: patenli hokey, kriket, halat çekme gibi… 1916 yılında daha 17 yaşındayken Çanakkale’de şehit düşen 14 no.lu üye Hasnun Galip hem futbolcu hem patenli hokeyci. Spor ve kulüp yalnızca öğrencilerin güdümünde değil. Yıllar içinde okul yöneticileri de öğrencileri ve sporcuları yüreklendiriyorlar, hattâ kulüpte görev |
alıyorlar. Örneğin okul müdürü, büyük şair Tevfik Fikret, 1908-1909’da müdürlüğün yanısıra kulübün de Hami (koruyucu) Başkanı. Yine sonraki müdürlerden Fethi İsfendiyaroğlu 1932’de, müdür yardımcılarından Muslihittin Peykoğlu 1944-46 arasında kulübün başkanlığını üstlenmişler.
Uzun zaman Lise ile Kulüp bir bakıma iç içe olmuş… Okul kulübün sporcu kaynağını oluşturmuş. Aslan Nihat, Leblebi Mehmet, Ulvi Yenal, Mehmet Ali Aybar, Vildan Aşir, Faik Üstünidman, Selim Sırrı Tarcan, Cezmi Or hemen akla geliverenler. Bizim öğrencilik yıllarımızda, kulübe spor kaynağı oluşturma süreci giderek yavaşlamıştı, ancak kulüp sporcuları arasında Galatasaray Lisesi’nden yetişmiş olanların sayısı yine de az değildi. Öğrencilik yıllarımızda, savaş sonrasının ekonomik yokluklarına karşın şişirme top, çaput topu, çatlağı asetonla giderilmiş ping pong topu ile de olsa spora ilgi yoğundu. Yapılan sporlar arasında futbol, basketbol, voleybol, tenis, masa tenisi, aletli jimnastik, atletizm vardı. Öğrenciler zaman zaman beyzbol bile oynarlardı. Öğrencilerden Turgay Şeren okulun santrforu, kulübün ve ulusal takımın kalecisiydi; aynı zamanda okulun uzun atlama şampiyonuydu. Geçenlerde yitirdiğimiz, eski Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Prof.Dr. Yüksel Özemre yüksek atlamacıydı. Coşkun Özarı hem okulun hem kulübün futbolcusuydu. Eski YÖK Başkanı Prof.Dr. Erdoğan Teziç, Değer Eraybar, Oral Yılmaz da okulun ve kulübün voleybolcularıydı. Gelelim bugünlere… Galatasaray’da ilkokul ve liseye üniversite eklendi. Buna karşılık, öğrencilerin yaşamı, giriş sınavlarına ve kurslara odaklandığından okul, kulüp için artık sporcu kaynağı olamıyor. Öte yandan, sporun karakter değiştirdiğini de göz ardı etmemek gerekir. Bugün, Galatasaray Eğitim Kurumları ile kulüp arasında süren, hemen hemen yalnızca gönül bağı… Kulüp okulun halka açık yüzü, okul da kulübün aydın (entelektüel) yüzü. Bu da azımsanacak bir ayrıcalık değil. |

