Galatasaray Topluluğu ve Kimi Sorunlar Kaynak : 22.01.2009 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Şu sıralar Galatasaray topluluğunda tartışmalara neden olan bir sorun var: “Galatasaray topluluğu protokolünün 1 numarası kimdir?” Eskiden bu konuda herhangi bir sorun yoktu.

1 numara her zaman Galatasaray Lisesi Müdürü idi. Lise, en eski, en kıdemli kurum olarak Galatasaray’ın sancak gemisidir. Topluluğu oluşturan kuruluşlar hep Lise’den türemiştir: kulüp, yurtiçi ve yurtdışı dernekler, vakıflar, son olarak da üniversite… Kulüp tüzüğüne göre Lise müdürü yönetim kurulunun doğal üyesidir. Yine tüzüğe göre, Tanrı korusun, bir fesih durumunda, Kulübün kalan taşınır ve taşınmazları Galatasaray Lisesi’ne devrolunur. Kısacası, Lise bütün Galatasaray kuruluşlarının anasıdır.

Zaman içinde, lisenin statüsü değişti. Lise yasal olarak, 1992 yılında, uluslararası ikili anlaşmalar esasına göre Türkiye-Fransa arasında imzalanmış protokolle bir devlet üniversitesi olarak kurulmuş olan üniversiteye bağlandı. Lisenin kullandığı gayrimenkuller, tarihi binalar bile artık Galatasaray Üniversitesi’nin. Atama gerektiğinde lisenin müdürünü üniversitenin rektörü Milli Eğitim Bakanlığı’na öneriyor; bakanlık görevlendiriyor. Böylece, yasal kabule göre üniversite üst kurum oluyor artık.

Bilindiği gibi Galatasaray topluluğunun gelenekleri, görenekleri, töreleri vardır. Bunlar lisenin kuruluşundan bu yana, 140 yıldan beri süzülerek, neredeyse imbikten geçerek rafine olmuş değerlerdir. Bütün bu değerlerin beşiği kuşkusuz, Lise’dir. (Hemen belirtelim: Galatasaray değerleri kulüp yandaşlığıyla sınırlı değildir). Ülke çapında yapılan genel değişiklikle ilk ve ortaokulun liseden koparılması çekirdekten yetişme Galatasaraylılığın yolunu kesti. Eskiden ilkokulda ya da hemen sonrasında başlayan Galatasaraylılık değerlerinin sindirilmesi artık lise çağında başlıyor. Galatasaray Lisesi’nin merkezi sınavla ülkenin en parlak öğrencilerini seçip alma ayrıcalığına sahip olması, üstün nitelikli öğrencilerin, değerleri daha kısa sürede benimsemesi bakımından bir şanstır. Aynı olgu doğal ki üniversite için de söz konusudur, ancak bugün Üniversite, Galatasaray topluluğu için çok değerli olmasına karşın Galatasaray değerlerinin odağı olmak için çok yenidir.

Lise-üniversite arasında dengenin iyi korunması gerekiyor. Aksi halde tatsız durumlarla karşılaşılabiliyor. Bunun tutarsız bir örneğini bir önceki rektörün, çok başarılı Lise müdürünü görevden uzaklaştırma yolundaki çabalarıyla gördük, yaşadık.

Şimdi 7 Şubat’ta Galatasaray Topluluğu İşbirliği Kurulu’nda görüşülmesi olası protokol konusu için Galatasaray Lisesi mezunları, Lise müdürünün “1 numara” sayılması yolunda imza topluyorlar. Bence, önemli olan, protokolde “1 numara”nın kim olacağı değildir; önemli olan, kişiler, koltuklar değil kurumlardır. Şu anda her şeye karşın ana kurum, ocak, simge kurum, Galatasaray Lisesi’dir. Sancak gemisi odur. Öncelikle onun tarihten gelen bu nitelikli büyüklüğünün korunması gerekir. Galatasaray Lisesi bir tanedir, “tek”tir.

Galatasaray topluluğu Galatasaray Lisesi’nin sıradan bir fakülte konumuna indirgenerek tarihe gömülmesine razı olmaz. Buna kimse razı olamaz. Galatasaraylılar bu çok duyarlı konuyu kişiselleştirmeden, bir güç gösterisine dönüştürmeden ilgili platformlarda enine boyuna, sağduyuyla tartışarak bir çıkış yolu bulmalılar.