Galatasaray’a Nazar Değdi Kaynak : 08.11.2001 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’ın Avrupa Şampiyonlar Liginde ikinci tura yükselme başarısından üç gün sonra Bursaspor karşısındaki büyük yenilgisi geldi. PSV Eindhoven’i ezerek yen, Bursaspor’a ezilerek yenil… Bu nasıl olmuştu ? Sorun üç gün arayla oynanan maçların yoğunluğundan mı kaynaklanmıştı, yoksa sakat futbolcuların çokluğundan mı ? Belki bunların da payı vardı, ama – ben böyle şeylere hiç inanmasam da – herhalde takıma nazar değmişti. Kimin nazarı mı ? Doğal ki kendi nazarları… Bunca başarı herkesin başını döndürmüştü. Futbolcuların, teknik kadronun ve Yönetim Kurulunun… Kendilerini çok beğenmeye başlamışlardı.

Şöyle bir söz vardır : “Her şeye nazar değermiş, yalnızca akla değmezmiş. Zira, herkes kendi aklını beğendiği için başkasının aklına nazar değdirmezmiş.” Bu kabul, doğal ki nazarın hep başkalarına değeceği varsayımından kaynaklanıyor. Bence, insanlar en kolay kendilerini kandırdıkları gibi, nazarları da – böyle bir şey varsa – kendilerine değer. Kaldı ki, insanların aklına nazar değmese, akılsızlığa dayalı bunca kötü olaylar, felâketler başımıza nasıl gelebilirdi ?..

İşte Galatasaray’da da son hafta, durum böyle oldu. Kendilerini öylesine beğeniyorlar, kendilerine öylesine güveniyorlardı ki, maç gününün cumadan pazara alınmasını bile istemediler. Sonuçta kendilerine nazar değdirdiler.

Buna benzer olaylar Türkiye’de çoktur. Örneğin, Fenerbahçe’nin durumu. Her sezon başında yandaşlar, teknik adamlar, yönetim kurulları, pohpohçu basın daha ilk maçta Fenerbahçe’nin şampiyonluğunu ilân ederler. Ve böylece, Kulübe daha işin başında nazar değdirirler.

Şimdi bir başka örneği de, Bursaspor oluşturacak gibi görünüyor. Bir gazete haberini aktaralım : “Lig lideri Galatasaray’ı muhteşem bir futbolla 5-0 gibi farklı bir skorla yenen Bursaspor zafer sarhoşu oldu. Futbolcular, teknik heyet ve yöneticiler tarihî galibiyeti bir diskoda sabaha kadar eğlenerek kutlarken, dans pistinde elleriyle beş işareti yaptılar. Teknik Direktör Nejat Biyediç, “Galibiyete o kadar inanmıştık ki, karşımızda Real Madrid olsa yine kurtulamazdı” dedi.”

Gördünüz mü Bursaspor’u ?. Onların da kendilerine nasıl nazar değdireceklerini, hiç de uzun olmayan bir süre içinde göreceğinizden eminim.

Geçen pazar günü, Abdülkadir Yücelman, nefis yazısında Konfiçyüs’ün futbol oyunu üzerine bir öğüdünü aktarıyordu : “Soylu kişi hırs yarıştırmaktan kaçınır. Kazananın burnu büyümemeli, kaybedenin cesareti kırılmamalı.” Her alanda olduğu gibi sporda da bilgelik ve alçakgönüllülük gerekiyor.