| Galatasaray’da Durum |
Kaynak :
06.06.2001 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Sanıyorum ki Galatasaray’da durumun ne olduğunu bu sütunun okurları herkesten iyi biliyorlar. Futboldaki başarılar birbirini kovalarken bunlara sevindik ama, yönetimdeki ve mali yapıdaki aksaklıkları sürekli olarak dile getirdik. Futboldaki başarılar, yönetimdeki ve mali yapıdaki başarısızlıkları örtmekteydi. Şimdi futboldaki bir sendeleme, üyelerin, yönetim kurulunun, taraftarın, herkesin aklını başına getirmiş gibi görünüyor. Bir yanda, üst üste 4 kez lig şampiyonluğu, UEFA kupası şampiyonluğu, süper kupa, futbolda büyük başarılar.. Öte yanda kulübü sarsacak boyutta idari ve mali başarısızlıklar.. Futboldaki üstün başarılara karşılık, Ali Sami Yen Stadı projesi yürümedi. AIG’ye hisseler satıldı, ama şirket işletilemedi.. Hisselerin halka açılması sağlanamadı.. Kısacası, futbol başarıları paraya çevrilemedi.. Savurganlıkla bütçe rakamları sürekli aşıldı; sürekli borçlanıldı. Başarılı Fatih Terim, duygusal nedenlerle, Hakan Şükür para için gönderildi. Okan ve Emre elden kaçırıldı. Sonuç : takımların dağılması ve çok ciddi bir borç – faiz sarmalı.. (Gerçek borç rakamı sevgili Mehmet Cansun’un medyaya söylediğinden çok farklı. Cansun, Kulübün borcunu kamuoyuna açıklamak zorunda değil, ille de açıklayacaksa doğrusunu açıklamak zorunda.) Şimdi bir yandan borçların ödenmesi, bir yandan da yeni transferlerin gerçekleştirilmesi gerekiyor, ama ne var ki deniz bitmiş durumda. Kulübün denetçileri daha geçen Şubat’ta onaylanmış olan bütçenin delindiğini, giderlerde büyük bir aşım olduğunu rapor ederek yeni bir bütçe hazırlanmasını ve bunu onaylamak üzere bir olağanüstü genel kurul toplanmasını Tüzük gereği olarak istediler. Öte yandan yönetim kurulundaki rahatsızlıkların denetçilerin de uyarmasıyla su yüzüne çıkması, üyelerle başkanı karşı karşıya getirdi. Kötü gidişe |
başkaldıran kimi üyeler, yönetimden dışlandıklarından yakınarak başkanı istifaya zorladılar. Sonuçta, olağanüstü seçim genel kuruluna gitme kararı alındı. Karar değişmezse 14 Temmuz günü Yönetim Kurulu seçimi, 28 Temmuz günü de Olağanüstü Mali Genel Kurul yapılacak.
Süren, başarısızlıklardaki kusuru başkalarına ve medyaya yüklemeye çalışıyor; engellendiğini söylüyor. Oysa bütün olağan ve olağanüstü genel kurullar, istediği bütün yetkileri kendisine verdi. Hem de çok cömertçe.. Bugün gelinen nokta, Galatasaray için çok kötü.. Durum zor.. Seçim zor. Yönetime talip olacaklara yalnızca 40 günlük bir süre tanınırken kendilerinden her türlü bilgi esirgeniyor. Kulübün içinde bulunduğu mali durum seçimden ancak iki hafta sonraki Olağanüstü Genel Kurulda öğrenilebilecek. Ayrıca, yeni yönetim Mart 2002’deki olağan seçimlere kadar yalnızca sekiz ay için seçilmiş olacak. 40 günlük bir sürede hiçbir ciddi girişim, ciddi hiçbir hazırlık olamaz. Bu durumda çıkacak başkan adayı ya da adayları da ciddi olamazlar. Süren, seçim kararını açıklarken ilkin, yeniden aday olacağını söyledi, sonra bundan vazgeçerek 2. Başkan Mehmet Cansun’u başkanlık için destekleyeceğini açıkladı. Süren, maksadı buysa, devir işini çok daha ustaca yapabilirdi. İki ay daha sabretseydi son 6 ay için Mehmet Cansun’u Tüzüğe uygun bir şekilde başkan olarak bırakabilirdi. Niçin böyle yapılmadı ? Kimbilir ? İşin doğrusu, bu seçimlerden vazgeçmek ve herşeyi büsbütün içinden çıkılmaz hale getirmeden yönetimi Mart’taki olağan genel kurula kadar sürüklemek. Yönetim Kurulu bu işin Süren’le yürütülemeyeceğinde kesin kararlıysa yukarıdaki Tüzük formülüne başvurulabilir ve bu, kulübün yararına daha akılcı bir çözüm olur. |

