Galatasaray’da Genel Kurul’un Ardından Kaynak : 05.03.1998 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’da olağan genel kurul geçtiğimiz Cumartesi günü yapıldı. Tartışmalar daha çok mali konular üzerinde yoğunlaşırken, 400’e yakın üyenin katıldığı kongre Galatasaray’a yaraşır bir olgunlukta geçti. Ancak, sonuçta mali duruma ilişkin sorular ortada kaldı. Yönetim Kurulu’nun söyledikleriyle Denetleme Kurulu’nun raporu taban tabana zıttı. Aslında rakamlar aynıydı, yorumları farklıydı. Yönetim hesap sonuçlarına pembe değilse de renkli gözlükle bakıyordu, denetçilerin bakışı ise değişikti. Genel kurul bitti; şimdi herkes birbirine soruyor : kulübün parasal sıkıntısı var mı yok mu ?
Varsa hangi boyutta ?

Genel Kurul öncesinde basında da yer aldığı gibi, bazı yöneticilerin belirttiklerine göre borç yalnızca 400 miyar liradan ibaretti. Denetçiler ise bunun kat kat üzerinde rakamlar belirtiyorlardı. Burada hesapların yorumunu bir yana bırakıp hemen, Başkan Faruk Süren’in genel kurulda söylediklerine dönelim : “Bankalara 14 milyon dolar (bugünkü kurla 3.2 trilyon lira) borcumuz var. 1998 sonuna kadar ödememiz gereken banka borcu 2.2 trilyon liradır. Ali Sami Yen projesi gerçekleşirse, banka borçları yıl sonunda 4.5 milyon dolara düşer, gerçekleşmezse ödeme 2000 yılına kadar uzar.” Gerçekte, Süren’in belirttiği bu rakamlar yalnızca bankalara olan borçların ana paralardır, asıl borcu saptamak için öteki borç ve taahhütlerle faizler de 14 milyon dolara eklenmelidir. Ayrıca, bankalara olan borçlara karşılık sözleşmeli alacaklar temlik edilmiştir, yani gelecek paralar borçların ödenmesine gidecektir.

Süren, “Ali Sami Yen Stadı bir zaruret değildir, bizi bir üst platforma taşıyacak projedir” diyor ve ekliyordu : “proje için kimi mercilerin izinleri gerekiyor.”

Stat projesi konusunda Süren’de ilk kez bir umutsuzluk belirtisi gördüğümü burada vurgulamak istiyorum.

Süren, daha sonra 1997 bütçesini aşan yetki dışı giderlere değiniyordu : “Yetkisini aldığımız 1.6 trilyon lira yerine 2.2 trilyon lira, yani 600 milyar lira fazla harcadık. Bunun yanında Ali Sami Yen projesiyle ilgili olarak da sizden (genel kuruldan) izin almadan harcamalar yaptık. Kim için harcadık ? Sokağa atmadık. Sizlerin hoşgörüsüne sığınarak yetkimizi aşmak gibi bir harekette bulunduk. Kendi bildiğimiz en doğru şekilde uygulama yaptık.” Evet, fazla yoruma gerek yok, uygulama böyle olmuş. Parasal güçlüklerin hangi anlayışla tırmandığı görülüyor.

Yönetim Kurulu’nun genel kurula sunduğu yeni bütçeye borçların ödenmesine ilişkin bir fasıl konmamış. Buna karşılık iki ilke benimsenmiş. Birincisi, her spor şubesi, geliri kadar harcama yapacak. Amatör şubelerin hatta basketbol ve voleybolun geliri olmadığına göre amatörlerle birlikte bu şubeler de bütçeden pay alamayacaklar. Sponsorluk bulurlarsa varlıklarını sürdürebilecekler. Geçmişte bir milli eğitim bakanının dediği gibi, “ah şu okullar olmasa !.”

İkincisi ise Ali Sami Yen projesinden ve Galatasaray Sportif şirketinden sağlanacak gelirler.. Süren’ e göre yatırımlar şirket sayesinde geri dönecek.

Özetlersek, Galatasaray’ın ciddi parasal sorunları var. Genel Kurul büyük bir hoşgörü ve dayanışma anlayışıyla yönetimi akladı, borçları üstlendi, bütçeyi onayladı. On gün sonra yapılacak seçimlere Faruk Süren tek başkan adayı olarak katılıyorsa bunda yalnızca parasal çıkmazın payı aranmalıdır.
Tanrı Galatasaray’ın ve gelecek yönetimin yardımcısı olsun.