| Galatasaray’da İyi ve Kötü Gelişmeler |
Kaynak :
26.09.2001 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Hagi, Popescu, Taffarel, Jardel, Emre Belözoğlu, Okan Buruk, Fatih Akyel, Ümit Davala.. Bunlar Galatasaray’dan bu sezon giden futbolcular. Geçen sezon da Hakan Şükür ve Tugay Kerimoğlu ayrılmıştı. Bütün bu seçkin futbolcuların ayrılmasına karşın Galatasaray profesyonel futbol takımı şu anda lig lideri. İki hafta önce Avrupa Şampiyonlar liginde Lazio’yu, geçen cumartesi akşamı da Fenerbahçe’yi yendi. Yine Avrupa Şampiyonlar liginde PSV’ye yenildi, ama ezilmeden, başabaş oynayarak. Nantes karşısında da başarılı olacağını umuyorum. Kimileri dudak bükseler de, antrenör Lucescu’yu eleştirseler de eldeki olanaklarla sağlanan gidiş tutarlı. Takımda kalanlar, gidenleri aratmamak için ellerinden geleni, hattâ fazlasını yapıyorlar. Bu onlar için bir onur savaşımı.. Ayrıca, biliyorlar ki Galatasaray artık Avrupa’ya açılmanın yollarından biri. Kendisini Galatasaray’da kanıtlayana Avrupa yolları açılıyor. Fatih Terim için bile böyle olmadı mı ? Antrenör Lucescu’yu eleştiren spor yazarları, futbol yorumcuları var. Öncelikle Lucescu’nun, elindeki malzemeyi iyi kullandığını söylemek gerekiyor. Her türlü sıkıntıyı göğüsleyerek işini sessizce sürdürmeyi biliyor. Kalan fidanlardan yeni bir orman yaratma çabasında. Dil yetmezliği sorunu ve ılımlı yapısı gereği tam bir disiplin kuramasa da takımı iyi çalıştırıyor. Yeni gelen futbolcularla eskilerin bağdaştırılması, arkadaşlık bağlarının bir an önce kurulması zorunluluğu da en azından dil sorunu nedeniyle kendisini aşıyor. Bu durumda, Futbol Şubesinin bir ağabey gereksinmesi sürüyor. |
Öte yandan, Galatasaray’a yıllardan beri futbolcu üreten altyapı bölümü şu anda ihmal edilmiş durumda. Başarının sürmesi için Yönetim Kurulu’nun bir an önce bu konulara eğilmesi gerekiyor.
Süren – Altaylı Kavgası Süren’in bu sütunda yayımladığımız mektubunun ardından başlayan tatsız bir çekişme tırmanıyor. Süren’in yazdıklarına öfkelenen 2. Başkan Fatih Altaylı’nın, Süren’i, başkanlığı döneminde “Galatasaray’ın “kazıklanmasına” neden olmakla” suçlayan sözleri basında yer aldı. Süren de bu savı yanıtlarken Altaylı hakkında çok ağır sözler sarfetti. Şimdi Altaylı’nın, Süren’i kulüp Disiplin Kuruluna şikâyet ettiği, ayrıca dava açacağı haberleri yine basında yer alıyor. Bu kavga, Galatasaray gelenekleriyle hiç bağdaşmadığı gibi, karşılıklı kullanılan ağır sözler Galatasaray’ın eski başkanına da, bugünkü 2. Başkanına da yakışmıyor. Üstelik kavganın basında uluorta sürdürülmesi hiç de hoş karşılanacak türden değil. Şu anda 2 numaralı yöneticisi olduğu Kulübün bugününe ve geçmişine ilişkin bütün veriler Altaylı’nın elinin altında.. Süren’i medyada suçlamak yerine, bu verilere ve sağlam kanıtlara dayalı olarak hazırlayacağı bir raporu Kulübün yetkili organlarına, örneğin Süren yönetiminin aklanacağı (ibra edileceği) Şubat Olağan Genel Kuruluna getirebilirdi. Ve herşey daha iyi olurdu. Yazık ki öyle olmadı. Aynı kulübün yöneticileri birbirlerine böyle davranırlarsa, statlarda seyirciler ne yapmaz ? |

