| Gitti Feldkamp, Geldi Feldkamp |
Kaynak :
04.12.2008 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Feldkamp’ın Galatasaray’a ikinci kez gelişi üzerine yazdığım 7 Haziran 2007 günlü yazıdan kimi alıntılarla, olayları anımsatarak başlamak istiyorum: “Ünlü Alman antrenör Karl Heinz Feldkamp (Kalli) yeniden Galatasaray’da. İlk kez 1992 yılında, benim de yönetimde olduğum dönemde çok nazlanarak gelmişti İstanbul’a… Yeni evlenmişti. Sağlık sorunları olduğunu, artık kendi özel yaşamını sürdürmek istediğini söylüyordu.” “Kalli Galatasaray’a yepyeni bir soluk getirdi ve çok başarılı oldu… 1992-93 sezonunun sonunda Galatasaray yalnızca lig şampiyonu olmakla kalmadı, TSYD, Federasyon Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı kazanarak bir rekor kırdı… Ne var ki işini sürdürmekte gönüllü değildi… Yaşlı ve yorgun olduğunu belirtiyor, kendisine zaman ayırmak istediğini yineliyordu.” “Feldkamp sezon sonunda etkin görevden ayrıldı. Önerisi doğrultusunda yerine Hollmann’ı getirdik. Kalli danışmanlık yapacak, ayrıca altyapıdaki gençlerin yetişmesine katkıda bulunacaktı.” Feldkamp, ikinci sezonda ne yazık ki sözünü yerine getirmedi. Feldkamp birkaç yıl sonra Beşiktaş’ta görev alacak, orada da kısa bir süre kalacaktı. 2007’de 14 yıl sonra yeniden Galatasaray’a geldi. Yukarıdaki satırlar onun üzerine yazıldı. Bu kez 73 yaşındaydı. Yaşanan inişli çıkışlı bir dönemden sonra kimi sıkıntılar başgösterdi. Yöneticilerle arasında anlaşmazlıklar vardı. Yerine, yardımcısı Ahmet Akcan’ı getirip kendisi danışman olarak kalmak istiyor, ancak isteği yöneticilerinkiyle bağdaşmıyordu. Sezonun bitimine altı hafta kala Feldkamp, alışılageldiği üzere bir kez daha görevden ayrıldı. Sonra, bilindiği gibi, Galatasaray futbol takımı, başta Cevat Güler yönetiminde yerli antrenörlerin katkılarıyla canını dişine takarak sezonu şampiyonlukla kapadı. |
Galatasaray 2008-2009 sezonuna yerli antrenörleri dışlayarak Alman antrenör Skibbe ile başladı; ancak sezon başından beri sorunlar bir türlü aşılamıyor. Skibbe’nin otoritesi, bilgi ve deneyimi konusunda tereddütler var; ayrıca yönetimle de sorunları olduğu açık: Kendisine danışılmadan yardımcıları bir çırpıda gönderiliverdi. Skibbe bu oldubitti karşısında mutlu olmadıysa da işini sürdürmek yolunu seçti. Şimdi son sürpriz, Feldkamp’ın yeniden, bu kez teknik danışman olarak atanması… Alman dergisi Kicker, Feldkamp’ın danışmanlığa getirilmesini, “Feldkamp, Skibbe’ye göz kulak olacak” başlığıyla duyurdu. Bu atamanın yönetim içinde de anlaşmazlıklara neden olduğu söyleniyor.
Futboldaki başarılar artık parayla ödüllendirildiği için, alınan sonuçlar mali yapının düzelmesine doğrudan katkıda bulunuyor. Başarıya ve paraya her kulübün gereksinmesi var. Başarı için kulüplerde önce yönetim kurulunun kendi içinde birlik beraberliği sağlayabilmesi yani kendisinin iyi bir takım olması gerekir. Aksi halde yönetimdeki dağınıklık başta futbol olmak üzere bütün spor dallarına yayılır. Şu anda yönetimindeki görüntü, Galatasaray’da futbola yansımış durumda: Takım giderek zayıflarken. “Feldkamp’ın teknik danışmanlığında Skibbe” çözümü ne kadar tutarlı olur bilemem. Feldkamp defalarca denendi; bir yerde, küsüp ya da yorulup kaçıyor. Bakalım bu kez ne kadar dayanacak?
|

