| Gümrük Birliği’ne Hazır mıyız ? |
Kaynak :
01.04.1995 -
Yapı Dergisi - 161
|
Yazdır
|
|
Türkiye’nin Avrupa ile ekonomide bütünleşmesi yolunda çok önemli bir adım atıldı. 6 Mart 1995 günü Brüksel’de imzalanan anlaşmaya göre Türkiye, gerekli hazırlıkları tamamlarsa, Avrupa Parlamentosu ve Ortaklık Konseyi’nin onayıyla 1 Ocak 1996’dan itibaren Avrupa Gümrük Birliği’ne katılmış olacak. Böylece Türkiye, daha önce kaçırmış olduğu Avrupa Topluluğu treninin ardından son trenin son vagonuna bu kez atlayabildi. Türkiye, Avrupa Birliği’nde yer almalı mıdır? Doğu-Batı (sağ-sol) geriliminin sona ermesinin ardından Dünya, günümüzde ekonomik bloklara bölünmüştür. Türkiye de yalnızlığa mahkum kalmamak için bu bloklardan birine katılmak zorundadır. İşte, son trenin son vagonu da bu aşamada Türkiye için ancak Avrupa Gümrük Birliği olabilirdi. |
Yine Gümrük Birliği sayesinde insan hakları ve demokrasi alanındaki bazı eksikliklerimiz giderilmeye çalışılacak. Böylece, sağlamayı bir türlü beceremediğimiz demokrasiye, insan haklarına, özgürlüklere Batı zoruyla belki ulaşabileceğiz. Yıllarca, “kendimiz için istiyoruz, Avrupa istediği için değil” dediğimiz demokrasiyi Avrupa istediği için kuracağız. Olsun! Şimdi TBMM yıl sonuna kadar demokratikleşme paketi ile birlikte insan haklarını yaşama geçirmek zorunda. Burada bir başka konuya daha değinmeliyiz. Avrupa Gümrük Birliği’ne katılmak inşaat sektörümüzü nasıl etkiler? Konut yapımına çok ciddi bir kaynak sağlayarak sektörü canlı tutan Toplu Konut Fonu’nun AB ilkeleriyle bağdaşmadığı için kaldırılacak olması, sektörü en çok etkileyecek olaydır. Toplu Konut Fonu’nun, GATT anlaşmasıyla 1998’den sonra zaten kalkması gerekiyordu. Şimdi bu iş daha erken bir tarihe alınmış olmaktadır. Böylece Türkiye’nin en ciddi gereksinmelerinden biri olan “konut”un sağlıklı ve çağdaş çözümlerle yeniden örgütlenmesi bir kez daha zorunluluk olarak karşımızdadır. Mimarların, mühendislerin, müteahhitlerin ve üreticilerin durumlarını ayrı ayrı irdeleyelim. Gümrük Birliği’nin özü, emek ve hizmetlerin değil de yalnızca malların serbest dolaşmasına dayandığı için mimarların ve mühendislerin Gümrük Birliği’nden, kendi meslekleriyle ilgili olarak olumlu ya da olumsuz doğrultuda çok fazla etkilenmeleri beklenmemektedir. Durum, müteahhitler açısından da pek farklı değildir. Bazı büyük müteahhitlerimiz bir bakıma Avrupa’ya açılmışlardır. Gümrük Birliği sayesinde müteahhitlerin alternatif fiyat ve kalite bulmaları, yurtdışında Türk mallarını, yurtiçinde Avrupa mallarını kullanmaları kolaylaşacaktır. Avrupa Birliği’nin inşaat sektörü üzerindeki etkilerinin en çok üreticiler katında olacağı söylenebilir. Yapı malzemesi üreticileri standartlar, üretim ölçeği, üretim niteliği ve rekabet bakımından diğer dallardaki sanayicilerin karşılaşacakları sorunların benzerleriyle karşılaşacaklardır. Belirli üretim kapasitelerine ulaşmış, Avrupa standartlarında mal üreten kuruluşlar için sorun büyük olmayacaktır; ancak orta ve küçük boyutlu işletmeler için ciddi sorunlar vardır. Son bir soru: Türkiye, Gümrük Birliği’ne hazır mı? Yanıt, “Hayır” ya da “kim biliyor ki?” dir. Gümrük Birliği aradan geçen 32 yıla karşın bir sürpriz gibi geldi. Bu konuda birçok yetkiliyle görüştüm. Bütün söylenenler bir sis perdesi ardında. Sektörler ve firmalar temelinde hiçbir şey keskin hatlarıyla bilinmiyor. (1) Ertuğrul Özkök, Hürriyet Gazetesi 7.3.1995. |

