Habitat II’de Fiyaskoya Doğru Kaynak : 01.06.1995 - Yapı Dergisi - 163 | Yazdır

Olimpiyatlardan sonra, Türkiye’nin dünyaya tanıtılması açısından yakaladığı en büyük fırsat olarak değerlendirilen Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Konferansı Habitat II’nin bir fiyaskoyla sonuçlanabileceğini gösteren ciddi belirtiler var. Haziran 1996’da İstanbul’da toplanacak olan konferans için hazırlık zamanı giderek daralıyor. Buna karşılık çalışmalarda yanlış kararlar ve belirsizlikler sürüp gidiyor.
1992 Kasım’ında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in katıldığı BM Rio Çevre Konferansı’nda, HABITAT II’nin 1996 yılında İstanbul’da düzenlenmesine karar verildikten sonra Türkiye işe koyulmak için uzunca bir süre kaybetmiş, konuya kimin sahip çıkacağı, devlet kuruluşları arasında çekişmelere yol açmıştır. Konu Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) arasında gidip gelmiş, sonuçta 1994 ‘te Toplu Konut İdaresi’nin üzerinde kalmıştır. Kanımızca da, Habitat konusuyla yakın ilgisi dolayısıyla görevin Toplu Konut İdaresi’ne verilmesi doğru bir karardır.

HABITAT II, 1 Ağustos 1994 günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen, BM Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Wally N’ Dow’un da katıldığı görkemli bir törenle bizzat Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Türk ve dünya kamuoyuna resmen duyuruldu.
Bizde HABITAT II ‘yi Türkiye adına coşkuyla karşılayarak, bu konudaki görüşlerimizi, umutlarımızı YAPI’nın 155. sayısında olduğu gibi, katıldığımız uluslararası toplantılara sunduğumuz bildirilerle dış platformlara da taşıdık.

Şimdi 1 Ağustos 1994’ten bu yana tam on aylık bir süre geçmiş bulunuyor. Ve bu on ay tam anlamıyla boşa harcanmış, yitirilmiş bir süredir. Bu kanıya nasıl vardığımızı, geçen sürede yapılması gerekenlerle, yapılmış olanlara kısaca bir göz atarak ortaya koyalım.

Yaklaşık 180 ülkeden 25 bin katılımcının beklendiği konferansın hazırlıkları icin görevlendirilmesinden sonra TOKİ, “HABITAT II Proje Koordinasyon Birimi’ni kurdu. Koordinasyon Birimi’nin belirlemelerine göre, konferansa ilişkin profesyonel hizmetler 3 ana başlık altında toplandı.
1. BM İnsan Yerleşimleri Konferansının örgütlenmesi ve konferansa paralel turizm hizmetleri,
2. Türkiye’nin ve Konferansın tanıtımı,
3. Uluslararası Konut, Yapı Teknolojileri ve İnsan Yerleşimleri Fuarı (Expo)

TOKİ’nin kurduğu Koordinasyon Birimi bu konularda bilgi ve deneyimden yoksun dar bir kadroyla işe koyuldu. Konular, uzman kuruluşlara ihale edilecekti. Üç ana başlıktan, ilk önce fuar konusu ele alındı. Fuar konusunda deneyimli olmayan bir kişi, Expo işinin başına getirildi.

İstanbul’da fuar alanı sıkıntısı öteden beri vardır ve bu yetersizlik nedeniyle de fuarcılık Batıdaki boyutlara erişememiştir. İstanbul’daki en büyük kapalı alan İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM)’nin Yeşilköy’deki fuar binasıdır. Brüt 12.000 m² olan bu alanın yanısıra, halen boşaltılmış olan Salıpazarı antrepolarının fuar alanına dönüştürülmesi, Taşkışla’dan, Tüyap Sergi Merkezi’nden yararlanılması Expo için gündeme geldi. Aslında bütün alanlanın birarada kullanılmasının, hem şehir yaşamına katacağı canlılık, hem de hayal edilen fuar için daha uygun olabileceği üzerinde duruldu; ancak böylesine bir yayılma için zaman yetersizdi.

Yapı-Endüstri Merkezi 1978’den bu yana başarıyla gerçekleştirdiği, YAPI fuarlarını birkaç yıldan beri İstanbul Dünya Ticaret Merkezi fuar alanında yapmaktaydı.

Bu kez TOKİ, Expo için aynı yere talip oldu. Yapı-Endüstri Merkezi’nce YAPI 95’in sözleşmesi yapılırken, Yapı 96’nın rezervasyonu da aynı sözleşme kapsamı içinde yepılmıştı: Buna göre Yapı 96, yine Haziran başında İDTM alanında yapılacaktı. Tarihler çakışıyordu, ama TOKİ “Devlet”ti ve Türkiye’de Devlet olmanın avantajları vardı. İDTM, TOKİ’nin isteği doğrultusunda, daha önce Yapı ’96 için Yapı-Endüstri Merkezi’ne tahsis edilmiş olan 12.000 m²lik alanı, bu kez Expo’ya tahsis etmeyi, ayrıca 10.000 m²’lik yeni bir kapalı alan inşa etmeyi taahhüt etti. İDTM A.Ş., İstanbul Ticaret Odası, TOBB ve İstanbul Belediyesi’nin ortak olduğu bir şirkettir. Pay ağırlığı Ticaret Odası’nındır, İstanbul Belediyesi verdiği geniş arsalar karşılığında bu şirketin ancak % 5’lik ortağıdır.

TOKİ yalnızca rezervasyon yaptırmakla kalmayarak ileride fuar yapacak kuruluş adına İDTM ile kira pazarlığı da yapmış ve inşa edilerek mevcut sergi holüne eklenecek yeni bir holle birlikte iki hal icin 1.100.000 dolara varan bir kirada anlaşmıştı. Bu bedel, olması gereken kiradan yaklaşık 600.000 dolar pahalıydı. Pazarlık acemice yapılmıştı. Yapılan yanlışlık yetkililere defalarca anlatıldıysa da, kendilerinden “para”nın ihalede önemli bir etken olmadığı yolunda yanıtlar alındı. Önemli olan uzmanlıktı. Ancak 1.100.000 dolarlık bedel ihaleye katılacak olan kuruluşların önüne önkoşul olarak kondu.
Bir yanda çifte rezervasyon, bir yanda fahiş bir kira … Toplu Konut İdaresi yer sorununu böylece çözdükten sonra fuarı yapacak kuruluşun saptanması için uluslararası ilanlarla yerli ve yabancı kuruluşları ön yeterlilik almak üzere davet etti. Çağrıya dış firmalar, büyük bir olasılıkla boyut ve zaman azlığı nedeniyle rağbet etmezlerken, başvuran yerli firmalar arasından altı firma grubuna yeterlilik belgesi verildi. Bunların arasında İDTM’nin işleticisi CNR firması da vardı. CNR firması, tesisleri hem aynı tarihler için Yapı-Endüstri Merkezi’ne kiralamıştı, hem de kendisi Expo’ya talipti ve bu kez İstanbul Ticaret Odası ‘nın öncülüğündeki İDTM AŞ. ile ortaklaşa hareket etmekteydi.


İhaleye davet edilen altı firma grubundan yalnızca ikisi ihaleye teklif sundu: Yapı-Endüstri Merkezi/İkon Birlikteliği ve CNR AŞ./Dünya Ticaret Merkezi AŞ. Birlikteliği.
Aradan geçen uzun süreye karşın ihale sonucu resmen açıklanmazken CNR, Expo işinin kendilerine verildiğini, açılışına bir ay kala iptal ettiği İntemak fuarına ilişkin sirkülerde, yani yazılı olarak duyuruyordu. TOKİ ise ancak YEM-İKON’un yazılı uyarılarından sonra Mayıs ayı başında ihalenin sonucu hakkında bilgi veriyordu. CNR, TOKİ’ye sunduğu organizasyon belgelerinde, Expo’da standların metrekaresini 400 dolardan satacağını bildirmiş ve hesaplarını buna göre yapmıştı. Oysa dünyanın bu alandaki hiçbir fuarında böylesine yüksek bir bedel söz konusu değildir. Firmalar devlet gücüyle de olsa böyle bir bedeli ödemek istemeyeceklerdir. Yapı-Endüstri Merkezi’nce önerilen rakam 250 dolar/m²dir. CNR hem 400 dolar rakamı, hem de rakiplerine getirilen fahiş kira zorlaması fırsatıyla, rakibinden daha yüksek bir bedeli TOKi’ye ödemeyi önerebilmiştir. Ancak iki firmanın önerileri arasındaki fark TOKİ’nin önkoşul olarak yarattığı fahiş kira farkından daha azdır.
Böylece ihale sonucu göstermiştir ki, TOKİ, alacağı paraya bakar, uzmanlığa, deneyime değil. YEM’in 27 yıldır Yapı sektörünün merkezinde yer alması, 1978’den bu yana sektörün en büyük, en görkemli fuarı düzenlemiş olması önemli değildi TOKi için. YEM/İKON Birlikteliğinin önüne 600 bin dolarlık bir engeli TOKİ kendisi koymuş olsa dahi, önemli değildi. Önemli olan TOKİ’nin alacağı paraydı.
Kısaca özetlersek:
• Daha önce YAPI’96 fuarı için sözleşmeyle rezerve edilmiş alanı Toplu Konut İdaresi devlet zoruyla almıştır. Şimdi sorunu mahkeme çözecektir.
• TOKİ 500.000 dolara kiralanabilecek olan alan için 1.100.000 dolarlık bir kirada anlaşmış; bu fahiş kira nedeniyle dört firma ihaleden çekilmiştir. Yapı-Endüstri Merkezi, konusu olması nedeniyle ilgisini inatla sürdürmüş ve ihaleye katılmıştır. Ancak işletici CNR firmasına sağlanan kira avantajı TOKi’nin tercihi doğrultusunda sonucu belirlemiştir. TOKİ, fuarın başarısı için uzmanlıktan yararlanmayı gözardı etmiş, konuya yanlızca “para” gözüyle bakmayı yeğlemiştir.
• İDTM’de İstanbul Ticaret Odası ağırlıktadır ve kuruluşu İstanbul Ticaret Odası yönetmektedir. İTO bu yoldan, üyeleriyle rekabete girmiş; daha önce bir üyesine tahsis edilmiş olan alanı çifte rezervasyonla bu kez TOKİ’ye tahsis etmiştir. Ticaret Odası, tesislerin en büyük ortağı olması avantajını kötü bir şekilde kullanmıştır. Bu durumu dile getirdiğimiz İTO Başkan Yardımcısı Expo konusunda “IDTM’nin bir rolü olmayacak. Biz yalnızca gelirlerden % 12 alacağız” diyebilmektedir. Böylece, İstanbul Ticaret Odası yetkilisinin IDTM’yi ve Odayı hangi sorumlulukların altına soktuğunun bilincinde olmadığı anlaşılıyor.
Şu anda fuar hazırlıklarına büyük bir gecikmeyle başlanmakta. Ciddi boyutlarda yabancı ülke katılımlarını sağlamak için gereken süreler aşılmıştır. Oysa, Bakanlar Kurulu kararına göre Expo’ya, “uygun, düşük maliyetli, çevresel açıdan sağlıklı ürün ve hizmetler sunan ve çevre dostu teknolojiler kullanan şirket ve kuruluşların katılmasına özellikle dikkat edilecektir” (1). Buradan anlaşılıyor ki, bir seçim söz konusudur; ancak bu seçimi kim, hangi deneyimle, hangi sürede gerçekleştirebilecektir?
Ayrıca Fuar alanını genişletmek üzere inşa edileceği bildirilen binada olabilecek gecikmeler de dikkate alınırsa Toplu Konut İdaresi’nin fuarın başarısızlığı için zorunlu olan bütün altyapıyı ve koşulları hazırlamış olduğunu söyleyebiliriz.
Gelelim öteki profesyonel hizmetlere …
Konferansla ilgili Ulusal Rapor çalışması Hükümetin, belediyelerin sendikaların, sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan bir komitece sürdürülüyor. Bu raporu Danışma Kurulu Başkanı Prof. İlhan Tekeli, bilgi ve zekasıyla nasıl olsa toparlar.
Konferansın organizasyonuna ve paralel turistik hizmetlere gelince, bu konu hala ihale edilememiştir.
Türkiye’nin ve Habitat II’nin tanıtımı da yine ihale edilememiş ve bugüne kadar tanıtım konusunda hiçbir adım atılmamıştır. Dışarıda Türkiye aleyhinde homurdanmalar sürüp giderken 180 ülkeden 25 bin kişinin gelmesi şu saatten sonra hangi tanıtımla sağlanabilecek?
Yine aynı Bakanlar Kurulu kararında “Riskler” başlığı altında ilgililerin dikkati çekilmektedir: “Habitat II Proje Koordinasyon Birimi aynı anda çok sayıda etkinliğin koordinasyonunu ve yürütülmesini sağlamak zorunda olacaktır. Bunun gerçekleşmemesi Habitat II’nin başarısını tehlikeye düşürecektir. ”
Bakanlar Kurulu sonucu önceden bilmiş gibi. Haydi hayırlısı.

(1) Resmi gazete 09.04.1995. Sayı: 22253