Habitat II’nin Ardından Kaynak : 01.07.1996 - Yapı Dergisi - 176 | Yazdır

Habitat II Konferansı’nın örgütlenmesi ve bu amaçla yapılanlar başarılı mı oldu, başarısız mı?
Hedeflenen programı ve yapılanları ayrıntılarıyla irdelemek, başarı derecesinin saptanması için en akılcı yoldur diye düşünüyorum. Burada bunu yapmaya çalışacağım.
• Habitat II’ye ilişkin profesyonel hizmetler 3 ayak üzerinde duracaktı:
1. Konferansın örgütlenmesi ve konferansa paralel turizm hizmetleri,
2. Türkiye’nin ve konferansın tanıtımı,
3. Uluslararası Konut, Yapı Teknolojileri ve İnsan Yerleşimleri Fuarı (Expo). Bu üç ayaktan son ikisi çöktü. Tanıtım içte ve dışta iyi yapılamadı, Fuar ise fiyaskoyla sonuçlandı.
“25 bin yabancı konuk gelecek” dendi. Gelenlerin sayısı 5000 dolayında kaldı. Dış katılım az olduğu için turizm örgütlenmesinde ciddi bir aksaklık görülmedi. Karşılama, yerleştirme işleri iyi yürütüldü. Konferans örgütlenmesi de öyle.. Ancak otellerin bir bölümü boş kaldığı için şimdi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tazminat ödeyecek.
• Kendimizi B.M. Genel Sekreteri Butros Gali’ye bile tanıtamamışız. Gali açılış konuşmasında gaf yaptı. Türkiye’den Federal Cumhuriyet olarak söz etti. Daha sonra Türk Halkından özür diledi.
• 20. yüzyılın son zirvesi olarak nitelendirilen Habitat II’ye yalnızca 7 devlet başkanı (İsrail, Arnavutluk, Kenya, Bulgaristan, Romanya, Polonya, Küba) ve 6 başbakan (Pakistan, Gine-Bisseu, Cibuti, Ermenistan, Kırgızistan, Burundi) katıldı. Küba Başkanı Fidel Castro’nun gelişi Habitat’ı renklendirdi. Fidel Castro bir tütüncü dükkanının açılış törenini de ayrıca renklendirdi.
Tevfik Güngör’ün de yazdığı gibi, “Batı dünyası değişik nedenlerle HABITAT toplantılarına beklenen ilgiyi göstermedi. Flaş isimler gelmedi. Gelenler Türkiye’den daha geri ülkelerden geldi. Habitat toplantıları dış dünyada yankı yapmadı. Türkiye’nin dış tanıtımına yardımcı olmadı” (Dünya 12.6.96).
Talat Halman’a göre “bu uluslararası konferans aslında bir “Üçüncü Dünya toplantısı”, bir “azgelişmişler birlikteliği” oldu” (Milliyet 19.6.96).
Oysa, Habitat II’nin hazırlık toplantılarından biri niteliğinde olan Kahire’deki B.M Nüfus ve Kalkınma Konferansına bile daha ciddi bir katılım olmuş, Eylül 1994’te toplanan bu konferans dünya çapında yankı yaratmıştı. 1992’de Rio’daki Çevre ve Kalkınma Konferansı’na 100’ün üstünde, 1995’te Kopenhag’daki Toplumsal Kalkınma Konferansı’na ise 118 devlet ve hükümet başkanı katılmıştı.
Yüzyılın son doruğu olarak tanımlanan Habitat II’nin bu kadar az rağbet görmesi, Türkiye’nin uluslararası arenadaki itibar düzeyini mi gösterir, yoksa bu işi iyi örgütleyemediğimizi mi?
• İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirilen memur eylemi sırasında yabancı konukların bir bölümü de coptan nasiplerini aldılar ve böylece İstanbul’u daha yakından tanımış oldular.
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nail Güreli 14 Haziran günü Milliyet’te şunları yazdı: “Yabancı bir sivil toplum örgütünden olan kadıncağız coplama, tartaklama faslının ötesinde Emniyet Müdürlüğü’nde yaşadığı dehşet verici olayları anlatıyordu. Habitatçı yabancı kadın, başından geçenleri anlatırken diyor ki: “Her yerime baktılar, ama her yerime baktılar. Bir kadın polis bunu yaparken, yandan erkek polisler de beni seyrediyordu. ”
“Yarın öbürgün “Geceyarısı Ekspresi” filmini solda sıfır bırakacak şekilde bir “HABITAT Ekspresi” filmiyle karşılaşırsanız hiç şaşırmayın.”
• Habitat II Konferansında Sivil Toplum Kuruluşlarının ağırlıklı söz sahibi olması Birleşmiş Milletlerce öngörülmüştü. Oysa bizde tam tersi oldu. Katılımcılık sağlanamadı. Her şeye devletçi bir anlayışla Toplu Konut İdaresi (TOKİ) egemendi.

• Daha önce de yazdığımız gibi, “6 Milyar Dünyalı İstanbul’a Geliyor”, “Türkiye Başarıya Hazır” gibi içiboş, soyut sloganlarla Türkiye’de yapılan tanıtım hiçbir işe yaramadı. Habitat’ın ne olduğu doğrudürüst anlatılmadığı için halk, Habitat II’nin tümüyle dışında kaldı. Etkinlikler iyi duyurulmadığı için halkın bunlara katılımı olmadı. Açılan sergiler iyi duyurulmadığı için ziyaretçi bulamadı. Halk katılımı istenip istenmediği de pek anlaşılmadı ya..
• Okullar erken tatil edildi, Gençlik Festivali yasaklandı, yollar kapatıldı. Aslında kapatılan yolların sayısı çok değildi, ama bu, halka anlatılmadığı için yılgınlık yarattı.
• Toplantıya bir ay kala İstanbul’da başlatılan kaldırım çalışmaları bitirilemedi.
Örneğin, Habitat Vadisinde Dolmabahçe’de yapım Habitat II boyunca sürdü.
• Bazı belediyeler sokak hayvanlarını, kedileri, köpekleri acımasızca öldürdüler.
Bu da çok doğal olarak içte ve dışta tepkilere yol açtı.
• Fuarın teması başlangıçta “Uluslararası Konut, Yapı Teknolojileri ve İnsan Yerleşimleri” idi. İhale şartnamesinde de bu böyleydi. Ancak yeterli katılımcı bulunamayınca fuarın konusu ve adı, ihale şartnamesine aykırı olarak değiştirildi. Fuar “Habitat II Ticaret Fuarı” oluverdi.
Böylece, Fuarda yapı teknolojisi yerine baharat, marmelat, yaprak dolma makinesi, jant türünden ürünler sergilendi.
• Habitat Fuarı ilanlarında, fuarın “Habitat’ın halka açık tek etkinliği” olduğu belirtildi. Oysa, Fuara giriş 500 bin TL idi. Öteki sergilere giriş parasızdı, ama nedense tam aksi duyuruldu.
• Habitat Fuarının açılışı, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in açılışı yapması için, daha önce açıklanmış olan tarihten bir gün önceye alındı. Ancak Sayın Demirel gelmeyince fuarı Sakıp Sabancı açtı.
• Fuarını kapanış tarihi 10 Haziran akşamıydı. Yeterli ziyaret olmayınca, akla fuarı uzatmak geldi. Kapanış tarihi 16 Haziran olarak değiştirildi. Yine ziyaret olmayınca; firmaların bir bölümü standlarını çektiler. Fuar 12 Haziran akşamı, bu kez “firmaların isteği” üzerine kapatıldı. Böylece Habitat II Fuarı, bir fuarın tespit edilmiş takviminin değiştirilemeyeceği yolundaki kemikleşmiş mesleki kuralı pekiştiren kötü bir örnek olarak anılmaya hak kazandı.
• “300 bin ziyaretçi”, “182 ülkeyle ticari bağlantı” gibi hayali rakamlar ilanlarda duyurulmuştu. Ancak fuarı gezenlerin sayısı “yok” denecek kadar az oldu. Yeni Yüzyıl gazetesinin deyişiyle, “Habitat Fuarı’nda, cin ve görevliler top oynadı”.
Fuara katılan yabancı ülke sayısı daha sonraki reklamlarda 182’den 42’ye indi. Fuar kataloğuna göre ise 25 ülkeden katılım oldu.
• Habitat II’nin kapanış töreni bir savaş gemisinden Dolmabahçe Sarayı’na doğru yapılan top atışlarıyla başlatıldı. Töreni bizim evden izleyen Çek delegasyonu üyeleri irkildiler ve olayı ürkerek seyrettiler. Programa göre, 21 pare top atışını THK uçaklarının gösterileri izleyecekti. Bu, gerçekleşmedi. Havai fişek gösterisi güzeldi.
Burada yazdıklarımız, somut saptamalardır. Bunlara değil de, yalnızca yüzeysel görüntülere, havai fişek gösterilerine bakarak sonuç çıkarmaya kalkışırsanız Habitat’ın parlak başarılarla bittiğini söyleyip, “Haydi Olimpiyatlara !” narasını atabilirsiniz.