Hamit Kemali Söylemezoğlu Kaynak : 01.10.1995 - Yapı Dergisi - 167 | Yazdır

İTÜ Mimarlık Fakültesi’nin birinci kuşağının, büyük hocalar kuşağının temsilcilerinden birini daha, Prof. H. Kemali Söylemezoğlu’nu yitirdik. Söylemezoğlu yalnızca sözleriyle değil, davranışlarıyla da büyük hocaydı … Her zaman çağdaş; düşünceleriyle her zaman gençti.
Akademi’de mimarlık öğrenimini bitirmiş, yetinmeyerek gitmiş bir kez de Stuttgart’ta okumuş.
Türkiye’ye döndükten sonra projeler üretmiş, yarışmalara katılmış, hocalık yapmış, ama örnek hocalık …
Adını, öğrencilik yıllarımda ilk kez duyduğumda, ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle tedavi için Almanya’daydı. Taşkışla’da az umutlu, çok kaygılı bir bekleyiş egemendi. Korkunç hastalığı azmiyle yenmeyi başardı. Ve bir kahraman gibi döndü Taşkışla’ya.
Yaşamı boyunca sordu, soruşturdu, altını-üstünü çizerek okudu. “Öğretme”nin yolunun öğrenmekten geçtiğini en iyi bilenlerdendi. Düşündüklerini, inandıklarını her zaman, her ortamda en açık şekilde ortaya koydu.
“Gölgesiz dürüst” bir insanı örnek olarak göstermek isterseniz, işte H. Kemali Söylemezoğlu. İşte, boşa harcanmamış 86 yıllık bir ömür.
Bana, çeşitli zamanlarda kuru bir kutlama kartı yerine gönderdiği, yorumlayan, tartışan, ama hep içtenlik ve incelik dolu dört kısa mektubuyla burada sözü kendisine bırakıyorum:
1986 için gönderdiğiniz kutlama kartnızı aldım, +(aldık).
Çok çok teşekkürler. İstanbul’un yeni bir yorumu. Güngör Mimar değil mi? Yoksa karikatürcü mü? Karıştırdım (1).
Elibal veya Erbil’in İstanbul resminden sonra çok fazla geometrik bir düzen olmuş (2).
İstanbul ile ilgili fakat daha başka yerlerini gösteren bu tür resimler yapsa bizim grafikçiler ne iyi olurdu.
Efendim, bu kadar ukalalık yeter. Yeni yılınızın hayırlı, mutlu, sağlıklı geçmesini diler sevgilerimizi sunarız.
Harika + H. Kemali S.
27.12.1985

UlA kongreleri nedeniyle evvela 1955’te Hollanda’da, daha sonra 1961’de Paris ve Londra’da görüp (bizde de olsa) diyerek imrendiğimiz Yapı endüstri merkezleri’nden sonra İstanbul mimarlarından birkaç arkadaşın önayak olması ile kurulmuş olan (Yapı-Endüstri Merkezi)……(3).
Mimarlık topluluğu için büyük bir boşluğu dolduran ve bir bakıma da mesleğin (okulu) yerine geçebilen bu çok önemli kuruluşun (yirminci) yaşgünü toplantısına ne yazık ki gelemedik.
Gerçekleştirdiğiniz mesleki seminerlere de katılamıyorum. Çok yazık. Belki benim dağınıklığımdan. Kusura bakmayın lütfen. Gönlüm ve fikrim sizinle. Daha nice yıllar daha da gelişerek yaşayacak olan Merkezin başta siz olmak üzere tüm değerli elemanlarına sevgi ve saygılarımızı eşimle birlikte sunar gözlerinizden öperim kardeşim.
H. Kemali S.
19 Mart 1988

1989-90 Öğretim Yılı içinde perşembe akşamüstüler, İstanbul’da

mevcut üç üniversitenin Mimarlık Fakültelerini kıskandıracak çok ilginç konuları kapsayan programı ile büyük bir “fikri susuzluğu” gidermekte yardımcı olmuştur (4). Üniversiteleri ve dolaylı olarak Fakülteleri bağımsız çalışma olanağından yoksun bırakmış olan (YÖK) yasası yanısıra Merkezinizin tam bir bağımsızlık ile çalışması büyük bir mutluluktur.
Bu perşembe akşamları programı çerçevesinde yapabilmek olanağının da “anılarda mimarlık” gibi bir nazik yol ile bizlere açılmış olması ve daha sonra oldukça uzun bir metin olmasına karşın değerli derginizde yayınlanmış olması benim için çok büyük bir olanak ve sevinç oldu. Teybe alınmış bir metnin deşifre edilmesi ve sonra düzeltilmesi, daktilo edilmesi ve yayına hazırlanmasında başta bayan Güner Çılgın olmak üzere, emeği geçmiş olan tüm çalışanlarınıza gönülden teşekkürler ederim.
Büyük bir nizam ve kararlılık içinde ilerlemekte olan “İstanbul Yapı-Endüstri Merkezi “nin …..(5) sahip oluşu ayrıca büyük bir şanstır.
Başarılarınızın sürmesi dileğiyle sevgi ve saygılarımı sunar, sayın eşiniz Hayzuran hanımefendinin ellerinden öperim.
Dostlarınızdan
H.K.S.
24 Temmuz 1990

Yeni yıl için (1991) göndermiş olduğunuz takvimi aldık. Çok çok teşekkürler. YAPI Dergisi’nin tümü birarada … Belgesel bir nitelik olmuş.
Sizin mimari büronuzun etkisini hala taşıyorum (6). Büronuza bir sürpriz yapmak istiyorum. Prof. P. Bonatz’ın yaptığı krokilerden birini (orijinali) getirmek. Tabii bunun için benim yığın halindeki kitaplığımda arkeolojik bir araştırma gerek. O da biraz zaman alabilir. Mamafih herhalde 1991’in ilk aylarına yetişir.
Perşembe Toplantılarına tümüyle katılamıyorum. Aynı gün İTÜ’de 14.00-18.00 Proje Atölye çalışması var, öğrencileri bırakmak pek kolay değil. Yine de sayıları az olunca (17 kişi var, ama çoğu kez sadece 8-10 kişi geliyor), işte o zaman atölye çabuk bitebiliyor. Bazen de tam biteceğine yakın, biri gelebiliyor. Uzaklardan gelenler var. TRAFiK. .. derken onu da kabul ediyoruz.
Bunlar bizim hikayeler.
1991’in sizlere, tüm aileniz fertlerine sağlık, mutluluk, başarı getirmesi dileğiyle ve gözlerinizden öperek …
H.Kemali S.
30.XII.1990

H. Kemali Söylemezoğlu’nun, atelye çalışmalarının gidişini anlattığı dönemde 82 yaşında olduğunu gözden kaçırmayalım.
Söylemezoğlu’nun 77-82 yaşları arasında yazdığı bu mektupları bir gün kurulacak Mimarlık Müzesi’ne aktarmayı gönülden dileyerek …

1. Güngör Kabakçıoğlu. YEM’in yılbaşı kartını o yıl Güngör yapmıştı.
2. Devrim Erbil’den söz ediyor.
3. Kişisel bir bölümdür.
4. Yapı-Endüstri Merkezi Perşembe Toplantıları
5. Kişisel.
6. Mektuptan kısa bir süre önce Has Mimarlık’ı ziyaret etmişti.