Havuz Kaynak : 23.01.2001 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Havuzun suyu kesildi; şimdi yeniden su bulunmaya çalışılıyor. TeleOn, havuz sözleşmesindeki taahhütlerini yerine getirmeyince Futbol Federasyonu sözleşmeyi iki devre arasında feshetti; yeni bir şartnameyle ihale açtı; ancak TV kanalları Federasyon’un koşullarına yaklaşmayınca sonuç alınamadı. Şimdi Federasyon, bir yandan havuzu geliştirerek yaşatmak için çareler ararken bir yandan da 1. Ligin bu hafta sonu başlaması gereken ikinci yarı maçlarını erteleyiverdi.

Naklen yayın geliri kulüplerin yaşaması için çok önemli. Şu anda en önemli parasal kaynak buradan sağlanıyor. Bu işi ilkin 1990’lı yılların başında Galatasaray ve Fenerbahçe Interstar’la başlatmışlardı. Interstar’la sorunlar çıkınca, sözleşmeler feshedildi ve yeni anlaşmalar CINE 5’le oldu. Daha sonra Şenes Erzik federasyonu zamanında naklen yayından öteki kulüplerin de pay alabilmeleri için havuz sistemi kuruldu. Böylece 2. ve 3. Lig kulüpleri dahil bütün kulüpler değişik oranlarda da olsa naklen yayın gelirlerinden yararlanır oldular.

Görülüyor ki, havuz birkaç kulüp için değil, bütün Türk futbolu için çok önemli. Bu olayın yayıncı ve kulüpler dışındaki üçüncü tarafı TV seyircileri.. Onlar da naklen yayından yararlanarak maçları izlemek istiyorlar. İhaleyi alan kanalın dışındaki kanallar ve onlara bağlı basın organları bu üçüncü tarafın haklarını maksatlı olarak biraz abartıyorlar. Televizyonda canlı maç yayını seyretmeyi “bir hak” olarak gösteriyorlar. Oysa bu bir toplumsal hak değil. Konuyu sadeleştirmek için bir tiyatro oyununu,

bir konseri düşünelim. Bunların televizyondan naklen yayınlanması hiç kimse için doğal hak olamaz. Maçların haber boyutunu çok aşan naklen yayını da öyle… Kulüplerin naklen yayından parasal yarar sağlamaları gerekiyor. Ayrıca, maç yayınlarının stada gelen seyirci sayısını, sonuçta maç hasılatını azalttığı da gözden uzak tutulmamalı. “Haber” ile “naklen yayın” birbirine karıştırılmasın.

Mütevazı parasal boyutlarla başlayan TV naklen yayınları bugün çok büyük rakamlara ulaştı. 1996-97 futbol sezonunda, yani havuzun başladığı ilk sezonda naklen yayından havuza 40 milyon dolar girmişti. Şimdi Federasyonun üç yıllık ihale için başlangıç rakamı 465 milyon dolar. Bu rakam KDV, federasyon payı ve yıllık artışlarla 610 milyon dolara yükselir. Bu da işin nereden nereye geldiğini çok iyi göstermekte. Bu parayı verecek kanal çıkar mı? Bekleyip göreceğiz. Anlaşmayı yapan televizyonun işi sürdürebilmesi için bu işin maliyetini karşılaması, hattâ kâr etmesi gerekiyor. Onun kaynağı da reklam gelirleri ve şifreli kanallarda, müşterilerden alınan paralar. İşte bu nedenle, şifreli kanallar ihalede daha avantajlı görünüyorlar.

Gelelim, Federasyonun yaşanan bu gelişmeler nedeniyle maçları ertelemesine… Kabul edilebilir bir durum değil bu. Erteleme dışında bir çözüm bulunması, lig programının böyle bir nedenle değiştirilmemesi gerekirdi. Çözüm bulunamazsa erteleme daha ne kadar sürer acaba ? Federasyon bu işte sınıfta kaldı.