| Kader Maçı |
Kaynak :
01.11.2000 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Son günlerde Galatasaray’da talihsizlikler birbirini kovalamaya başladı. Beşiktaş maçında kaleci Taffarel’in Nouma’yla çarpışarak sakatlanması.. Ardından Emre’nin çok üzücü trafik kazası.. ABD’li basketbolcu Terquin Mott’un, başarısız geçen bir maçtan sonra soyunma odası kapısının camlarını yumruklayarak bileklerini ve dirseğini kesmesi.. Talihsizlikler maç sonuçlarında da Kulübün peşini bırakmadı. Önce futbolda Beşiktaş karşısındaki 3-1’lik yenilgi.. Sonra, eski gücünde olmayan, üstelik 65. nci dakikada 9 kişi kalmış Monaco’ya 4-2 verilen maç.. Oysa Beşiktaş maçından daha birkaç gün önce Galatasaray Futbol Takımı Dünya sıralamasında 2. nciliğe yükselerek futbol kariyerinin doruğuna erişmişti. Basketbolda da erkeklerde aynı talihsiz durum söz konusu.. Koraç kupasından elenme, ardından Muratpaşa Belediyesi Antbirlik karşısında alınan yenilgi.. Herkes Galatasaray’ın spordaki başarılarına öyle alışmıştı ki, bu olup bitenler hayretle karşılanıyor. Neredeyse, Fenerbahçe için uzunca bir süreden beri sorulan soru, tek tük de olsa Galatasaray için de dillerin ucunda : “Ne olacak takımın hali ?” Öte yandan, yıllardan beri adları Galatasaray’la birlikte anılır olmuş dış temsilcilerimiz de mutsuz. Fatih Terim Fiorentina’da onur savaşımı veriyor. Hakan Şükür |
Inter’de bir türlü kendisini kabul ettiremedi. Arif Erdem de İspanya’da yeni kulübü Real Sociedad’da aynı durumda.. Her hafta yüreğimiz ağzımızda bir de onları izliyoruz. Ama içimiz hâlâ rahat değil.
Niçin gitmişlerdi ya da niçin gönderilmişlerdi ? Yeni denemeler macera olmayacak mıydı ? Yoksa Galatasaray’ın, gidenlere gereksinimi kalmamış mıydı artık ? “Fatih Terim’i biz getirdik” diye övünenler gitmesine (gönderilmesine) nasıl razı oldular ? Üstelik bunca başarıdan sonra.. Bu soruların yanıtlanması hem kolay, hem zor. Ama tartışılması şu aşamada bize ne getirir ki ? Hakan’ın İtalya’ya transferinden daha bir liret alınamadı, buna karşılık Jardel’in transferi parasal olarak dünyanın en büyük 9. ncu transferi.. Sevinelim mi, üzülelim mi ? İsterseniz biraz daha sabırla izleyip görelim. Bütün bu gelişmelerden sonra Galatasaray’ın önünde yaşamsal önemde bir Sturm Graz Şampiyonlar Ligi maçı var. Bu maç Galatasaray için bir kader maçı olacak. Bütün olumsuzluklara karşın yola devam için bu maçın kazanılması gerekiyor. Hedef, zoru başarmak. Galatasaray daha önce bunu defalarca yaptı. Ünlü slogandaki gibi, “vurup, kırıp, parçalamaya” gerek yok, iyi sonuç akıl ve uyumla alınacak. Haydi !.. |

