Satırbaşlarıyla Galatasaray’da Durum Kaynak : 25.10.2000 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray Spor Kulübü’nün taraftarları çok mutlu, ama üyeler bir türlü aynı derecede mutlu olamıyorlar. Bunun nedenlerini aşağıdaki satırbaşlarıyla özetlemeye çalışalım:
· Kulüp son yıllarda futbolda çok önemli başarılar kazandı; buna karşılık mali durum çok kötü.
· Hesapsız harcamalar, kulübün sırtında döviz bazında büyük bir borç ve faiz yükü birikmesine neden oldu.
· Önceleri yönetim borçların, kurulan şirketin sağlayacağı kârla karşılanacağını savunuyordu. Daha sonra şirketin hisselerinin bir bölümünün bir yabancı şirkete, artık herkesin adını ezberlediği AIG’ye satılması gündeme geldi.
· Hisse satışından gelecek paranın yanısıra şirketin verimli işletilmesinden kazanç bekleniyordu.
· Hisse satışı işinin incelenmesi, genel kurulca görevlendirilen bir komisyona aktarıldı. Komisyon, satış koşullarının uygun olmadığını saptadı.
· Bir süre sonra koşulların iyileştirildiği söylendi, ama Komisyon üyeleri yeni şekli de onaylamadılar.
· Faruk Süren, genel kuruldan yetki alırken, Komisyon üyesi hocalara danışmadan imza atmayacağı sözünü vermesine karşın New York’ta satış sözleşmesini imzaladı.
· Kulüp, şirketin bir bölüm hisselerini AIG’ye satarken, başta isim hakları olmak üzere gelirlerinin çok önemli bir bölümünü de anlaşma uyarınca şirkete devredecekti.
· Ne var ki Süren daha önce, GS Eğitim Vakfı’nın kurduğu bir şirkete Kulübü ortak ederken, isim haklarının o şirkete ait olduğunu kabul etmiş bulunuyordu.
· O şirketin kurucularından Vakıf Başkanı, deneyimli işadamı İnan Kıraç, AIG’ye blok satışı Kulüp açısından sakıncalı gördüğü için yalnızca halka açılmayı savundu. Bu nedenle de isim ve logo hakkının

verilmesini istemedi.
· Süren’in AIG’ye satış ısrarı sürüyor. Satıştan gelecek para yaklaşık 20 milyon dolar. Jardel’in bonservisinin 28 milyon dolar olduğu düşünülürse bu para çok da önemli değil. Yabancı ortağın spor pazarlaması alanında kendisini kanıtladığı bir deneyimi yok. Ortaklık bu alanda başka bir dış şirketin katkısına muhtaç.
· Süren konuyu yeni bir bütçe tasarısıyla, geçtiğimiz 2 Eylül günü Olağanüstü genel kurula getirdi. AIG’ye hisse satışından ve halka açılmadan gelmesi beklenen 42,5 milyon dolar 2000 yılı bütçesine alınıp yıl sonuna kadar harcanıyor. Hakan Şükür’ün İtalya’ya transferinden gelmesi umulan 20 milyon doları da aynı akıbet bekliyor. Yani bütün bu paralar gelse bile bütçenin cari harcamaları içinde eriyip gidecek.
· Süren yönetiminin ikinci vaadi Ali Sami Yen Stadının yıkılıp günün koşullarına göre yeniden yapılmasıydı.
· Ön hazırlıklar için büyük harcamalar yapıldı; yapım için gerekli finansman bulunamadı, inşaata başlamak üzere verilen sözler hep ertelendi.
· Şimdi finansman için kredi bulunduğu, stadın belirlenen bir müteahhitlik kuruluşuna doğrudan verilerek yaptırılacağı söyleniyor. Konunun uzmanları işin böyle verilmesine karşı çıkıyorlar.
· Proje ve örgütlenme konusunda yapılan hataların yapım aşamasında da süreceği konusunda üyelerin kaygıları var.
· Kısırdöngü sürüyor, borçlar-faizler Kulübün geleceğini tehdit eder şekilde büyüyor. Hepsinden önemlisi, Galatasaray’da bir güven bunalımı ortamı oluşuyor.

Bütün bu satırbaşları üyelerin niçin huzur içinde olmadıklarını açıklamaya yeter sanırım.