Kayıplar ve Kazançlar Kaynak : 08.04.1999 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Son günlerde Galatasaray çok kayıp verdi. Önce, Mustafa Vacit Yalman’ı yitirdik, ardından Vefa Semenderoğlu’nu, Ersan Feray’ı ve Ferruhzat Turaç’ı. Mustafa Vacit Yalman Galatasaray Spor Kulübü’nün yönetim kurullarında defalarca görev almış, çok değerli katkılar getirmiş bir büyüğümüzdü. Vefa Semenderoğlu ise genel kurulların ve divan toplantılarının tanınan konuşmacılarındandı. Uzunca bir süreden beri de gönüllü olarak Galatasaray Müzesi’ni yönetiyordu. Müzeyle ilgili bir de kitap yazmıştı. Çok ani bir şekilde aramızdan ayrılıverdi.

Galatasaray’ın eski sporcusu, kulübün Ali Uras’ın başkanlığı dönemindeki genel sekreteri, okul arkadaşım sevgili Ersan Feray’ı geçtiğimiz pazar günü uğurladık. Aramızdan ayrılanların içinde en genci oydu; yakalandığı hastalığı yenememişti. Uğurlamaya gelenlerin gözlerinde derin bir hüzün okunuyordu. Ersan’ın acısı daha taptazeyken bu kez, hocaların hocası Ferruhzat Turaç’ın ölüm haberi geldi. Dün de onu uğurladık.

Ferruhzat Hoca Galatasaray’ın simge adlarından biriydi. Bütün yaşamı neredeyse, Galatasaray kurumlarında geçmişti. Lisede öğretmenlik, müdür yardımcılığı yaptıktan sonra uzun yıllar boyunca Müze’yi yönetmişti.

Burada hepsini sevgi ve saygıyla anarken, bir saygısızlığa değinmek istiyorum. Cumartesi akşamı oynanan Galatasaray – Karabükspor maçı öncesinde Ersan Feray için saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşu sırasında seyirciler arasından küçük bir grup Sırplar aleyhine slogan attı. Bir başka kendini bilmez grup da – ne anlamı ve gereği varsa ? – Beşiktaş aleyhinde bağırdı. Sessizliği yaran bu taşkınlıkların, Galatasaray’a hizmet etmiş bir kişinin anısına ve topluluğun duygularına karşı büyük bir saygısızlık oluşturduğu kuşkusuz. Neyse ki, büyük çoğunluk, küçük grupların

bu küstahlığına tepki göstermekten geri kalmadı. Son zamanlarda taraftarlar kendi takımlarını coşturmaya çalışırken, saha dışındaki rakiplerine karşı da çirkin tezahürat yapıyorlar. Oynanan maçla ilgisi olmayan bu yersiz tezahüratın amacını anlamak çok zor. Bu davranışın yaygınlaşması, sporla bağdaşmayan düşmanlıkları besler.

BİR KİTAP

Yukarıda, Semenderoğlu’nun Galatasaray Müzesi’ne ilişkin kitabından söz ettim. Geçmişleri yüz yıla yaklaştığı halde kulüplerimiz konusunda yazılmış olan kitapların sayısı son derece azdır. Özellikle de belge değerinde olanların.. Şimdi, bu az sayıdaki kitaplara Galatasaray’da bir yenisi eklendi. Kemal Onar Galatasaray’ın Genel Kurul tutanaklarından bir bölümünü derleyip kitap haline getirerek gün ışığına çıkardı. Tutanakların tümü kulüp arşivinde bile var olmadığı için kitap, 1905’ten bu yana bütün genel kurulları içeremiyor ne yazık ki.. Yalnızca bu durum bile, Onar’ın çabasının değerini ortaya koymaya yetiyor. Derlenen belgelerin bu kadarıyla da olsa Galatasaray tarihine ışık tutacağı kuşkusuz. Bu çabanın sürdürülmesi, ulaşılabilecek belgelerin peşine düşülmesi gerekiyor. Onar ayrıca, başkanların, yönetim kurulu üyelerinin listelerini çıkarmış; kimlerin kulüp yönetiminde hangi sürelerde hangi görevleri aldıklarının dökümünü yapmış.

Onar’ın, yine Galatasaray’ın geçmişine tanıklık edecek, ciltler dolusu bir çalışmasının baskıya hazır durumda beklediğini biliyorum. Kulübün tarihçesinin, insanların belleklerinden ve arşivlerin tozlu raflarından gün ışığına kavuşturulması yolundaki katkılarından dolayı Kemal Onar’ı ne kadar kutlasak azdır. Esenlik içinde öteki çalışmasını da sonuçlandırmasını diliyorum.

e-posta : hasmim7@ibm.net faks : (212) 211 34 20