Kompleksimizi de Rakibi de Yendik Kaynak : 14.10.1998 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Milli Futbol Takımımız Almanya karşısında maçı 1-0 kazanarak başarılı oldu. Milli Takım yöneticilerini, antrenör Mustafa Denizli’yi ve başarıya koşan futbolcularımızı gönülden kutluyorum.

47 yıldır Almanya’yı ilk kez yenebilmişiz. Daha önce de yazmıştım, “en büyük rakibimiz kompleksimiz” diye.. İşte, bu maçta yalnızca Almanya’yı değil, kompleksimizi de yendik.

Nedense hâlâ korkularımız, kuşkularımız var, komplekslerimiz var.. En büyük kuşku da, “Avrupalı mıyız” kuşkusu.. Almanya maçından önce Hakan Şükür şöyle konuşmuş : “Eğer kendimize Avrupalı dedirtmek istiyorsak, bu sınavları geçmeliyiz. Eğer kazanamazsak, demek daha Avrupalı olamadık”.

Sevgili Hakan bir bakıma haklı, ama Avrupalı olmak yalnızca maç kazanmaya bağlı değil. Bizim bu konuda çifte kimliğimiz var : hem Avrupalıyız, hem değiliz. “Avrupalı olmayı” “çağdaşlık” olarak alıyorsak, değiliz. Avrupa Futbol Birliği UEFA’nın kurucu üyesiyiz. Başkan yardımcısı bir Türk. Avrupa kupalarında top koşturuyoruz. Takımlarımız giderek daha başarılı sonuçlar alıyorlar.. Türkiye UEFA’nın yaptığı son resmi sıralamada Avrupa’da 50 ülke arasında 14. sırada.. Biz hâlâ kuşkudayız : “acaba Avrupalı mıyız ?”

İşte, statüler bakımından Avrupalıyız, ama çağdaşlıktaki yerimiz, korkularımız, kompleksimiz, sporu savaşla özdeşleştirmemiz, kısacası düşünce yapımız nedeniyle Avrupalı değiliz. Geçtiğimiz pazar günü Asya-Avrupa maratonu sırasında yaşananlarla, şeriat zincirleriyle Avrupalı olmaya olanak
var mı ?

Öte yandan, futbolumuzun bugün ulaştığı yere bakıldığında Avrupalı olmadığımızı kim söyleyebilir ki ? İşte UEFA’nın son Avrupa sıralaması :

1. İtalya, 2. Almanya, 3. İspanya, 4. Fransa, 5. Hollanda,

6. İngiltere, 7. Portekiz, 8. Yunanistan,
9. Çekya, 10. Norveç, 11. Avusturya, 12. Rusya, 13. Hırvatistan, 14. Türkiye, 15. Danimarka,
16. İsviçre, 17. Ukrayna, 18. Polonya, 19. Macaristan, 20. Belçika, 21. Slovakya, 22. Romanya,
23. İsveç, 24. Gürcistan, 25. Kıbrıs, 26. İskoçya, 27. İsrail, 28. Slovenya, 29. Beyaz Rusya,
30. İzlanda, 31. Finlandiya, 32. Letonya, 33. Bulgaristan, 34. Makedonya, 35. Litvanya,
36. Yugoslavya, 37. Moldavya, 38. Lihtenştayn, 39. Estonya, 40. Ermenistan, 41. Kuzey İrlanda,
42. Malta, 43. Galler, 44. İrlanda, 45. Faroe, 46. Arnavutluk, 47. Lüksemburg, 48. Azerbaycan,
49. Andorra, 50. Bosna.

Avrupa’daki futbol sıralaması böyle.. Bu liste 8 Ekim günlü Belçika’nın Le Soir gazetesinde çıktı; yani geçen Pazar günü oynanan milli maçlardan önce.. Örneğin, yendiğimiz Almanya bu listede ikinci durumda, öteki rakibimiz Finlandiya ise 31 inci sırada. Yine bu listeye göre Danimarka, İsviçre, Polonya, Macaristan, Belçika, Romanya, İsveç gibi futbol ünlüleri bizden sonra geliyorlar. Listeyi üç gruba ayırsak Türkiye ilk grupta.. Biz hâlâ soruyoruz : “Avrupalı mıyız ?” .. Listeye göre evet, komplekslerimize ve çağdaşlık ölçütlerine göre hayır.

Korkularımız, coşkularımız abartılı bir biçimde hâlâ sürüyor. Almanya galibiyeti sonrasında bir gazetede 9 sütuna manşet : “Dünya Bizi Konuşuyor”.. Bir başkasına göre de kazandığımız, “Asrın Zaferi”. Dünyanın bizi konuştuğu filan yok. Böylesine böbürlenmenin de yerinmenin de anlamı yok. İşte liste, işte futboldaki yerimiz.. Ulaştığımız noktanın başarılı bir nokta olduğunu bilelim; daha çoğunu yapmaya çalışalım, ama çağdaş kafayla.

e-posta : hasmim7@ibm.net